Çiftçi ile Kahya

çiftçi ile kahya
Çiftçi ile Kahya Hikayesi

Bir zamanlar adamın biri, yüksek bir tepede, fırtınaların çok olduğu bir yerde bir çiftlik satın almış. Çiftlik işleriyle ilgilenecek bir kahya aramaya başlamış. Ancak civar köylerden gelen köylüler, çiftliğin fırtınalı bir yerde olduğunu görünce işi kabul etmemiş. Herkes, “Burası çok yüksek, sürekli fırtına kopuyor, burada çalışılmaz,” diyormuş.

Sonunda, orta yaşlı ve zayıf görünümlü bir adam kahya olmak için başvurmuş. Çiftçi adama, “Çiftlik işlerinden anlar mısın?” diye sormuş. Adam, “Sayılır,” demiş ve eklemiş: “Fırtına da çıksa ben uyuyabilirim.” Çiftçi bu cevabı biraz garip bulmuş ama başka kimse bulunmadığı için adamı işe almış.

Haftalar geçmiş, kahya işini düzenli ve özenli bir şekilde yapıyormuş. Çiftçi de ondan memnunmuş. Ama bir gece, fırtına çıkınca her şey değişmiş.

Çiftçi, gece yarısı fırtınanın uğultusuyla uyanmış. Rüzgar o kadar şiddetliymiş ki evin çatısı sallanıyormuş. Hemen yatağından fırlamış ve kahyanın odasına koşmuş. “Kalk çabuk!” diye bağırmış. “Fırtına çıktı! Her şeyi uçurmadan önce bir şeyler yapmamız lazım!”

Ama kahya, yatağında rahatça uzanmış ve hiç istifini bozmadan, “Efendim, işe girerken demiştim ya, fırtına da çıksa ben uyuyabilirim,” diye mırıldanmış. Çiftçi buna çok sinirlenmiş ve kendi başına dışarı çıkmaya karar vermiş. Çıkarken de kendi kendine söyleniyormuş;

“Sabah ilk işim kahyayı kovmak olacak”

Çiftçi dışarı çıktığında, saman balyalarının düzenli bir şekilde bir araya toplandığını ve üzerlerinin muşamba ile örtülüp sıkıca bağlandığını görmüş. Ahıra gitmiş; tüm hayvanlar çoktan içeri alınmış ve ahırın kapısı sağlam bir şekilde kapatılmış. Eve geri dönmüş; tüm kapıların, kepenklerin sağlamca kapalı olduğunu fark etmiş. Çiftçi derin bir nefes almış ve odasına dönmüş. Yatağına uzanırken artık kahyasını anlıyormuş. Gülümsemiş ve kendi kendine mırıldanmış: “Artık fırtına da çıksa ben de uyuyabilirim.”

Bu hikaye bize, hayatın zorluklarına karşı hazırlıklı olmanın önemini gösteriyor. Eğer her türlü tedbiri önceden alırsanız, fırtına çıktığında rahatça uyuyabilirsiniz.

Benzer Masallar

  • Keloğlan ile Çilli Tavuk

    Keloğlan ile Çilli Tavuk Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak ülkelerden birinde, bizim keloğlan yaşarmış. Keloğlan kelmiş, keleşmiş ama özellikleri pek bir güzelmiş. İnsanlarla ilgilenir, arkadaşlarına iyi davranır, hayvanları sever fakat çalışmaktan pek hoşlanmazmış. Anası ona ne zaman bir iş buyursa bir bahane uydurur, anası kızınca da oraya buraya…

  • Boynuzlar mı? Bacaklar mı?

    Boynuzlar mı? Bacaklar mı? Masalı Uzaklarda bir ormanda gezmeye çıkan geyik, susuzluktan dili damağı birbirine yapışmış. Çok geçmeden dere kenarına gelmiş. Derenin berrak suyundan kana kana içmeye başlamış. Suyunu içtikten sonra tam dere başından ayrılacakken birde suyun üstünde yansımasını görmüş. Aman Allahım, ne güzel boynuzlarım varmış, çatal gibi, ay gibi.. Geyikcik boynuzlarının güzelliğine hayran kalmış….

  • Kurt ile Yedi Keçi Yavrusu

    Kurt ile Yedi Keçi Yavrusu Masalı Dünya klasik masalları arasında gösterile Kurt ile 7 Yavru Oğlak masalını okuyacaksınız. Keyifli okumalar.. Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pirelere berber iken, keçiler tellal iken yaşlı bir keçinin yedi yavrusu varmış. Bir anne çocuklarını nasıl severse o da yavrularını öyle severmiş. Günün birinde yaşlı…

  • Badem Ağacı

    Badem Ağacı Hikayesi Badem ağaçları çok acelecidir. Bu aceleci davranışları yüzünden neler yaşıyorlar, onların hikayesini hep beraber okuyalım.. Mevsimlerden ilkbahar gelmişti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneş bütün gücü ile etrafı ısıtıyor ve aydınlatıyordu. İşte böyle bir günde bahçenin birinde bulunan bir badem ağacı hemen acele edip çiçeklerini açtı. Beyaz gelinliğini giydi. Bahçedeki diğer ağaçlar…

  • Aslan, Öküz ve Çakal

    Aslan, Öküz ve Çakal Masalı Bir varmış, bir yokmuş.Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok çok uzak bir ülkende ihtiyar bir adam yaşarmış. Bu ihtiyarın aşırı derecede müsrif üç oğlu varmış. Bu oğullar babalarının mallarını har vurup harman savurur, sorumsuzca harcarlarmış. Oğullarının bu durumuna çok üzülen babaları, bir gün artık bu duruma bir son vermek…

  • Okur Yazarlık

    Çocuklara Karagöz ve Hacivat Konuşmaları Karagöz ve Hacivat: Okur Yazarlık (Hacivat, Karagöz’e yetişir.) HACİVAT – Uğurlar olsun Karagöz’üm! Ben de dükkânıma gidiyordum, birlikte yürüyelim. KARAGÖZ – Birlikte yün yiyelim. HACİVAT – Ne yün yemesi canım, yani beraber gidelim. KARAGÖZ – Hangi berbere gidelim. HACİVAT – Aaaa, hemen sinirlendirme beni! Yolda yanyana ve konuşarak gidelim diyorum,…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir