Sincap ile Meşe Ağacı

sincap ile meşe ağacı masalı
Sincap ile Meşe Ağacı Masalı

Bir zamanlar, ormanın derinliklerinde yaşayan bir sincap varmış. Bu sincap, çevresindeki hayvanlar tarafından ormandaki en çalışkan hayvan olarak bilinirmiş. Her gün, sabahın erken saatlerinden akşama kadar ormanda koşar, ceviz ve fındık gibi yiyecekler toplar, bunları yer altına saklayarak yaklaşan kış için yiyecek hazırlarmış.

Bir sabah, sincap biraz ceviz bulmuş ve bulduğu cevizleri saklamak için çukurlar kazıyormuş. Yakınlarda duran koca bir meşe ağacı, sincabın bu azmini izlerken sakince konuşmuş:
“Ne kadar da çalışkansın! Gerçekten hayranlık uyandırıyorsun,” demiş meşe ağacı.

Sincap, gülümseyerek başını kaldırmış ve şöyle cevap vermiş:
“Çalışmak zorundayım. Şimdi hazırlık yapmazsam, kış geldiğinde aç kalırım.”

Meşe ağacı bu cevaba başıyla onay vermiş ama içten içe sincabın bu çabaları için biraz endişelenmiş:
“Peki ya sakladığın tüm cevizlerin yerlerini hatırlayabilecek misin? Fazla saklamak bazen hem zamanını hem de enerjini boşa harcamana neden olabilir.”

Sincap, meşenin sözlerine gülümseyerek yanıt vermiş:
“Teşekkür ederim, dostum. Ama ben ne kadar çok saklarsam, kışın o kadar çok yemeğim olur diye düşünüyorum.”

Günler geçmiş, aylar ilerlemiş ve sonunda kış gelmiş. Ormanın o yemyeşil halinden eser kalmamış, her yer karla kaplanmış. Sincap, sakladığı cevizleri bulmak için kazmaya başlamış. Ancak çok geçmeden fark etmiş ki sakladığı birçok cevizin yerini unutuvermiş. Bazı çukurlar boşmuş, bazıları ise karla kapanıp görünmez olmuş.

Sincap, çaresizce kendi kendine mırıldanmış:
“Ne yapacağım şimdi? Sakladığım cevizlerin çoğunu bulamıyorum. Bunca çukur kazmışım ama çoğunun nerede olduğunu hatırlayamıyorum!”

Meşe ağacı, sincabın bu durumunu görünce yumuşak bir sesle konuşmuş:
“Üzülme dostum. Elinden geleni yaptın. Bilmediğin bir şey var: O bulamadığın cevizler, toprağın altında ağaç olup büyüyebilir.”

Sincap, şaşkınlıkla meşe ağacına bakmış:
“Gerçekten mi? Sakladığım cevizlerden ağaç mı olur?”

Meşe ağacı sakin bir şekilde başını sallamış:
“Evet, o cevizlerden bir gün koskoca ağaçlar çıkabilir. Belki bu ağaçlar sana gölge olur, belki de başka hayvanlar için yuva olur. Hem ormanın dengesi için de faydalı olur.”

Bu sözler sincabın içini rahatlatmış ve ona yepyeni bir bakış açısı kazandırmış:
“Hiç düşünmemiştim! Çabalarımın bir kısmı boşa gitmiş gibi görünse de, gelecekte ormana fayda sağlayacağını bilmek beni mutlu ediyor.”

O günden sonra sincap, çalışkanlığına devam etmiş ama artık yalnızca topladığı cevizleri değil, yaptığı her işin uzun vadede fayda sağlayabileceğini de anlamış. Ormanın içinde yeni ağaçların büyüdüğünü görmek ise onun en büyük mutluluğu olmuş.

Bu masaldan çıkarılacak ders;

Çabalarımızın kısa vadede sonuçsuz gibi görünse bile uzun vadede değerli etkiler yaratabileceğidir**. Hayatta her emek, doğrudan bir karşılık vermese de, bazen beklenmedik ve güzel sonuçlara yol açabilir.

Ayrıca, önceden plan yapmanın ve geleceği düşünerek hareket etmenin önemini** de vurgular. Ancak, planlarımız her zaman istediğimiz gibi gitmeyebilir; bu durumda, ortaya çıkan beklenmedik sonuçların da faydalı olabileceğini fark etmeliyiz.

Son olarak, bu masal özgüven, sabır ve doğayla uyum içinde yaşamanın gerekliliğini de hatırlatır. Hedeflerimize ulaşmak için çok çalışmalı, ama aynı zamanda sonuçlardan ders almayı ve her şeyin bir amaca hizmet ettiğini anlamayı öğrenmeliyiz.

Benzer Masalları Okuyun!

  • İyi Yürekli Eşek

    İyi Yürekli Eşek Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bol bol süt içenlerin şehrinde bir sütçüyle eşeği yaşarmış. Sütçü, çıkarını iyi bilen, çalışkan, gayretli ve zeki bir adammış. Sabahları gün ağarmadan uyanır, gider eşeğini uyandırır, neşeli türkülerle onu hazırlarmış : Güneş şimdi doğmadan Dostum benim, gel uyan! Kazanır daima çalışan…

  • Yıldız Ağacı

    Yıldız Ağacı Masalı Bir varmış bir yokmuş evvel zaman için kalbur saman içinde çok eski diyarlarda ve çok eski devirlerde, bir ülkenin sevilen bir padişahı, bu padişahın da Zühre adında güzeller güzeli bir kızı varmış. Yıllarca çocuğu olmayan padişaha Allah yaşlanma döneminde nur topu gibi bir kız evlât armağan edince, ona “yıldız” anlamına gelen “Zühre”…

  • Katı Yürekli Zengin

    Katı Yürekli Zengin Hikayesi Ayna ayna, güzel ayna Ayna ayna, şeker ayna Ayna ayna, cici ayna; kim neler yaşamış anlat bana Ve sevgili aynacık gece mavisinde başlamış anlatmaya; Bir varmış, bir yokmuş. Günlerden bir gün, güzel bir ilkbahar sabahında, henüz kimsecikler yatağında doğrulmamışken, kuşlar o dal senin bu dal benim uçuşmaya başlamışlar bile. Yeni yeşermiş…

  • Farelerin Toplantısı

    Farelerin Toplantısı Masalı Bir kedi varmış, adı Karabela, Duman attırıyormuş farelere. Öylesine kırmış geçirmiş ki Gözlerden kaybolmuş fare milleti. Sağ kalanların her biri bir delikte, Açlıktan tahtaları kemirmekte. Karabela kedi olmaktan çıkmış, -Şeytanın ta kendisi olmuş gözlerinde. Derken Karabela, günün birinde, fare koklamaktan bıkmış, Kaldırmış kuyruğu, çıkmış sokağa, Bir dişi kedi aramaya. Hemen de bulmuş…

  • Fare ve Fil Hikayesi

    Fare ve Fil Hikayesi Bir fil ormanda boylu boyunca uzanmış, yüksek sesle horlayarak uyuyordu. Filin yemek dolu karnı horlarken bir aşağı bir yukarı gidiyordu. Filin horlama sesini duyan fare yuvasından çıkıp sesin olduğu tarafa gitti, filin horlarken sallanan karnı farenin hoşuna gitti. Usulca çıkıp filin karnının üzerine oturdu, salıncak gibi bir o yana bir bu…

  • Fareli Köyün Kavalcısı

    Fareli Köyün Kavalcısı Masalı O yalan, bu yalan, fili yuttu bir yılan, söyleyin bakalım budamı yalan, yalanı yuhalayalım hadi masala başlayalım… Bir varmış, bir yokmuş, ülkenin birinde bir köy varmış. Köyün halkı mutlu, mesut yaşarmış. Günlerden birgün köyün bütün evlerini fareler basmış. Bir sürü fare köyün evlerinde, sokaklarında dolaşıyorlar ne bulursa yiyorlarmış. Köyde yaşayanlar ne…