Balıkçı ile Deniz Kızı

masal

Balıkçı ile Deniz Kızı Masalı

Dürüst bir balıkçı, denizde oltasını kaybedince yardımsever bir denizkızı yardımına koşar. Balıkçının dürüstlüğü ona büyülü bir ödül kazandırırken, açgözlü bir adam da hayatının dersini alır.

Bir zamanlar küçük bir sahil kasabasında yaşayan bir balıkçı varmış. Balıkçı her sabah oltasını alıp denize açılır, “Rastgele!” deyip kısmetini yakalamak için oltasını denize atarmış. Bir gün balıkçının oltasına büyük bir balık takılmış. Balıkçı ne yaptıysa büyük balığı bir türlü teknesine çekememiş ve sonunda büyük balıkla birlikte oltası da denize düşmüş.

Balıkçı çok üzülmüş; çok sevdiği oltasını kaybettiği için ağlamaya başlamış. O sırada birden karşısına Deniz Kızı çıkmış. Deniz Kızı, balıkçının hikâyesini dinledikten sonra denize dalmış ve elinde gümüş bir olta ile geri dönmüş.

“Bu benim oltam değil,” demiş balıkçı.

Bunun üzerine Deniz Kızı oltayı tekrar denize bırakmış, bu kez altın bir olta ile yüzeye çıkmış.
“Bu da benim oltam değil,” demiş balıkçı yine.

Deniz Kızı üçüncü kez denize dalmış ve bu kez balıkçının kendi oltasıyla geri dönmüş.
“İşte bu benim oltam,” demiş minnettar balıkçı.

Deniz Kızı, adamın dürüstlüğünden çok etkilenmiş ve ona altın ile gümüş oltaları da vererek ödüllendirmiş.

Balıkçı evine dönmüş ve hikâyesini arkadaşlarına anlatmış. Balıkçının hikâyesini duyan kıskanç bir arkadaşı, aynı şeyi yapmak istemiş. Aynı yere gitmiş ve oltasını bilerek denize atmış.

Bir süre sonra Deniz Kızı yine belirmiş ve denize dalarak altın bir olta çıkarmış. Adam hırsla oltaya uzanmış ve “Bu benim oltam!” diye bağırmış. Fakat Deniz Kızı, adamın dürüst olmadığını anlamış. Deniz Kızı, adamın açgözlü olduğunu fark etmiş. Ne altın oltayı vermiş ne de onun kendi oltasını geri getirmiş. Böylece adam, dürüst olmayanların sonunda her şeyini kaybedeceğini anlamış.

Bu masaldan çıkarılacak ders: Dürüstlük her zaman kazandırır!

Benzer Masalları Okuyun!

  • Bremen Çalgıcıları

    Bremen Çalgıcıları Masalı Bremen mızıkacıları olarak da bilinen masalımızda dört kafadar; Kedi, Köpek, Horoz ve Eşeğin macera dolu hikayelerini okuyacağız. Evvel zamanların birinde bir adam ve onun bir eşeği varmış. Eşek yorgunluk nedir bilmeden çuvalların hepsini taşırmış. Fakat gel zaman git zaman gücünden kaybetmeye ve çuvalları artık eskisi gibi taşıyamamaya başlamış. Eşeğin sahibi ise eşeği…

  • Hayat Suyu

    Hayat Suyu Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Büyük saraylardan birinde bir kral ve üç oğlu yaşarmış. Kralın iki oğlu kendini beğenmiş ve kötüymüş. En küçük oğlu ise çok iyi yürekli bir gençmiş. Bir gün kral hastalanmış. Sarayın doktorları, kralın hastalığına çare bulamamışlar. Sarayın büyücüsü kralı ancak hayat suyunun iyileştirebileceğini söylemiş. Ancak bu suyu bulmak çok…

  • Akıllı Çoban

    Akıllı Çoban Masalı Bir varmış bir yokmuş. Eski çağlarda Şahmerdan isimli bir hükümdar yaşarmış. Hükümdar, bir gün bütün halkı toplamış ve onlara şöyle bir vazife vermiş: -Şu soruların cevabını en kısa zamanda bulun: Doğu ile batının arası kaç günlük yol? Allah, şu anda ne yapıyor? Bu iki sorunun cevabını üç gün içinde bulamazsanız hepinizin boynunu…

  • Horoz ile Tilki

    Horoz ile Tilki Masalı Akıllı mı akıllı bir horoz, evinin penceresine tünemiş etrafı izliyormuş. Yoldan geçen kurnaz tilki onu görmüş ve acıkmış karnını doyurmak için bir şeyler uydurmuş aklından. Ağacın altına gelmiş ve “Horoz kardeş! Bütün hayvanlar barışmaya karar verdi duymadın mı? Duymadıysan da işte geldim, sana haber getirdim. Haydi, in aşağı da öpüşüp barışalım….

  • Zenginlik Cömertliktir

    Sevgili çocuklar sizlere zenginliğin sırrı ile ilgili bir masal anlatacağım. Bu masaldan ders çıkarmanız dileğiyle.. İyi okumalar.. Zenginlik Cömertliktir Masalı Deniz kaplumbağasının biri küçüklüğünden beri Saklıyormuş kabuğunda bir inci. Ona babasından kalmış, Babasına da babasından… Böyle yüzyıllardan beri Babadan oğula kalan Bir gelenek gibi inci Kabuğun içinde saklanırmış. İncinin sahibi yaşlandıkça Devredermiş kendi çocuğuna. Yine…

  • Keloğlan ile Gülyüz Sultan

    Keloğlan ile Gülyüz Sultan Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bir masal ülkesinde Gülyüz derler, gül yüzlü, güler yüzlü bir kız varmış. Gülyüz, bir padişah kızıymış. Bir gün gergefini kurmuş, nakış üstüne nakış istiyormuş has bahçede. Derken, görülmemiş güzellikte, gerdanı kınalı, gözleri zümrüt, gagası mercan bir kuş gelmiş, gergefin üstüne konmuş. Gözlerini kızın gözlerine dikmiş, başlamış…