Şirin Tavşan Polly ve Arkadaşları

tavşan ve arkadaşları
Şirin Tavşan Polly ve Arkadaşları Masalı

Şirin bir ormanın içinde, Polly adında minik bir tavşan yaşarmış. Polly, oyun oynamayı, hoplayıp zıplamayı ve ormandaki gizli yolları keşfetmeyi çok severmiş. Ancak bazen Polly, fazla heyecanlandığı için arkadaşlarının duygularını unutup onları istemeden üzermiş.

Bir sabah, güneş pırıl pırıl parladığında Polly, diğer hayvanların oyun oynadığı açıklığa koşmuş. O sırada sincap Reko ve kirpi Mino, yere dallardan bir yuva yapmaya çalışıyorlarmış.

Polly hızla onların yanından geçmiş ve yuvayı fark etmeden dalları dağıtmış.

“Ah, Polly!” diye seslenmiş Reko. “Dallarımızla yuva yapıyorduk. Hepsi mahvoldu!”

Polly, “Ben bilerek yapmadım ki,” demiş ama özür dilemeden ve onlara yardım etmeden başka bir oyuna koşmuş.

Biraz sonra Polly, kaplumbağa Tumo’nun su kenarında sessizce taşlarla kule yaptığı yere gelmiş. Tumo büyük bir dikkatle taşları üst üste koyuyormuş. Polly, neşeyle yanına yaklaşmış ve aniden zıplamış. Ancak zıplayınca Tumo’nun kulesi devrilmiş.

“Ah Polly, dikkatli olman gerekirdi!” demiş Tumo. “Birbirimizin işlerine özen göstermek önemlidir.”

Polly üzülmüş ama yine de bir şey demeden uzaklaşmış. İçinden, “Neden herkes bana kızıyor ki? Sadece eğlenmek istiyorum,” diye düşünmüş.

O gece, Polly yatağına yatarken annesi yanına gelmiş. “Bugün nasıl geçti, yavrucuğum?” diye sormuş.

Polly omuz silkmiş. “Herkes bana kızdı, anne. Oysa ben sadece eğlenmek istemiştim.”

Annesi, Polly’nın gözlerine sevgiyle bakarak, “Polly, başkalarına saygılı olmak ne anlama gelir, biliyor musun?” diye sormuş.

“Saygılı olmak mı? Sadece ‘teşekkür ederim’ ve ‘özür dilerim’ demek değil midir?” diye sormuş Polly.

“Hayır tatlım,” demiş annesi. “Saygı, başkalarının duygularını önemsemek, onların yaptıklarına dikkat etmek ve eylemlerimizin onları nasıl etkilediğini düşünmektir.”

Polly o gün yaptıklarını hatırlamış. Reko’nun üzülen yüzünü ve Tumo’nun devrilen taşlarını düşünmüş. İçinden, “Onları üzdüm,” diye geçirmiş.

Annesi nazikçe devam etmiş: “Yarın, nazik olmayı ve arkadaşlarına saygı göstermeyi dene. Göreceksin ki bu, hem seni hem de onları mutlu edecek.”

Ertesi sabah Polly, annesinin sözlerini aklında tutarak ormana gitmiş. İlk olarak Reko ve Mino’yu bulmuş. Hâlâ dallarla uğraşıyorlarmış. Polly yavaşça yanlarına yaklaşmış ve “Dün yaptığım için üzgünüm. İsterseniz birlikte yeniden yapabiliriz,” demiş.

Reko ve Mino bu teklife çok sevinmişler. “Tabii ki, Polly! Hadi başlayalım!” demişler. Üçü birlikte çalışmış ve dallardan kocaman bir yuva yapmışlar.

Sonra Polly, Tumo’yu bulmuş. Tumo yine taş kule yapıyormuş. Bu kez Polly, usulca yanına oturmuş ve “Ne kadar güzel bir kule yapmışsın, Tumo! Sana yardım edebilir miyim?” diye sormuş.

Tumo başını kaldırıp gülümsemiş. “Tabii ki, Polly. Birlikte daha büyük bir kule yapabiliriz!” demiş.

O gün Polly, arkadaşlarıyla hem çok eğlenmiş hem de herkesin yüzündeki gülümsemeyi görmüş. Akşam olup eve döndüğünde annesi, “Bugün nasıldı, yavrum?” diye sormuş.

Polly, yorgun ama mutlu bir şekilde, “Anne, saygılı olmak herkesi mutlu ediyormuş! Nazik olduğumda arkadaşlarımın da mutlu olduğunu gördüm. Bu harika bir his,” demiş.

Annesi, Polly’ya sarılmış ve “Haklısın, tatlım. Saygı ve nezaket, her zaman herkesi mutlu eder,” demiş.

O gece Polly, arkadaşlarıyla birlikte geçirdiği güzel anları düşünerek uykuya dalmış.

**Ahlaki:** Başkalarına saygı göstermek, dostluğu ve mutluluğu artırır. Polly gibi nazik ve düşünceli olmayı öğrendiğimizde, çevremizdeki herkesle daha güzel bir dünya paylaşabiliriz.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Mavi Çakal

    Mavi Çakal Masalı Bir zamanlar, bir köyde yaşayan bir çakal varmış. Bir gün, bir grup vahşi köpek çakalı kovalamaya başlamış. Çakal korkuyla kaçarken, eski bir kulübenin yanında duran mavi boyayla dolu büyük bir kazana düşmüş. Köpekler bir süre sonra uzaklaşmış, ancak çakal kazandan çıktığında tüylerinin tamamen maviye dönüştüğünü fark etmiş. Çakal ormana geri dönmüş. Ormandaki…

  • Farelerin Toplantısı

    Farelerin Toplantısı Masalı Bir kedi varmış, adı Karabela, Duman attırıyormuş farelere. Öylesine kırmış geçirmiş ki Gözlerden kaybolmuş fare milleti. Sağ kalanların her biri bir delikte, Açlıktan tahtaları kemirmekte. Karabela kedi olmaktan çıkmış, -Şeytanın ta kendisi olmuş gözlerinde. Derken Karabela, günün birinde, fare koklamaktan bıkmış, Kaldırmış kuyruğu, çıkmış sokağa, Bir dişi kedi aramaya. Hemen de bulmuş…

  • Bülbül ile Hükümdar

    Bülbül ile Hükümdar Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Vaktin birinde , dünyanın en güzel ülkesine sahip bir hükümdar varmış. Fakat, sahip olduğu güzelliğin farkına varmayan talihsiz biriymiş bu hükümdar. Harika bir sarayı, aynı güzellikte de bir de bahçesi varmış ki, ucu bucağı görünmezmiş. En güzel çiçekler orada yetişirmiş. Halkın arasında konuşulanlara bakılırsa bahçeden daha güzel…

  • Kurşun Asker

    Kurşun Asker Masalı Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde, uzak bir ülkede bir oyuncak evinin içinde tam altı tane kurşun asker yaşarmış. Bunları bir gün alıp bir oyuncakçı dükkanının vitrinine koymuşlar. Altısı da tüfekleri omzunda hazır ol vaziyetinde duruyordu. Yalnız içlerinden birinin tek ayağı yoktu. Oğlunun doğum günü için armağan almaya…

  • Yedi Ördekler

    Yedi Ördekler Masalı Bir zamanlar, bir adamın yedi oğlu varmış. Bir kızı olmasını çok istermiş ama bir türlü kız çocuğu sahibi olamamış. Günlerden bir gün, hanımı ona müjde vermiş: “Bey! Sana müjdem var, bir kızımız olacak demiş.” Bu habere kocası çok sevinmiş. Nihayet kız çocukları dünyaya gelmiş ama çok zayıfmış. Kızın zayıflığını gidermek için ona…

  • Salyangoz ve Evi

    Salyangoz ve Evi Masalı Sevgili çocuklar, sizlere minik salyangozun masalını anlatacağım. Salyangozları bilir misiniz? Onlar da tıpkı kaplumbağalar gibi evlerini sırtlarında taşır. Bir zamanlar evini sırtında taşımaktan hoşlanmayan sevimli bir salyangoz yaşarmış. Üstelik evinin rengini de hiç beğenmezmiş. Bizim sümüklü böcek kelebek ve uğur böceğini çok severmiş. Arada bir onlarla dertleşir evini şikayet edermiş. “Ah…