Karga ile Serçe

karga ile serçe masalı
Karga ile Serçe Masalı

Bir zamanlar doğayı gezip dolaşmayı seven bir adam varmış. Bu adam, doğada gördüğü her şeye hayranlıkla bakar, her bir bitkiyi, ağacı ve hayvanı Allah’ın yarattığı bir mucize olarak görürmüş. Bir gün yine ormanda gezerken, ağzında bir parça ekmek taşıyan bir karganın bir ağacın etrafında daireler çizerek uçtuğunu fark etmiş. “Hayırdır inşallah,” demiş ve dikkatle kargayı izlemeye başlamış.

Bir süre sonra karga, ağacın en tepesindeki bir yuvaya konmuş. Adam, ne olup bittiğini merak etmiş ve yuvayı incelemeye koyulmuş. Bir de ne görsün? Yuvada gözleri görmeyen, tüyleri dökülmüş, zavallı bir serçe varmış. Karga, ağzındaki ekmek parçasını serçeye uzatıp yemesine yardım ediyormuş. Adam bu manzara karşısında hem şaşırmış hem de etkilenmiş. İçinden, “Ne büyük bir merhamet! Allah, şu zavallı serçeye bile bir karganın eliyle rızık gönderiyor!” diye düşünmüş.

Sonra kendi kendine, “Madem Allah serçeye rızkını veriyor, bana da verir. Neden çalışıp çabalayayım ki? Herhalde benim de rızkımı gönderir,” demiş. Böylece oracıkta oturmuş ve birinin ona yemek getirmesini beklemeye başlamış. Ama günler geçmiş, ne gelen olmuş ne de giden. Adam açlıktan iyice bitap düşmüş, neredeyse ölecek hale gelmiş.

Bu durum, oradaki bir bilgeye haber olmuş. Bilge, adamın yanına gelip ona şöyle demiş:
“Ey kardeşim, Allah elbette ki her canlının rızkını verir. Kör bir serçeye bile karganın eliyle yiyecek gönderir. Ama sen, çalışmadan oturmayı ve beklemeyi tercih ederek Allah’ın düzenini anlamamışsın. O, tembelliği değil, gayreti sever. Çalışıp çabalamanı ister. Eğer sen böyle beklemeye devam edersen, açlıktan ölüp gidersin. Bu da O’nun hikmetidir.”

Bilgenin bu sözlerini duyan adam, hatasını anlamış. “Haklısınız,” demiş, “çalışmam gerek.” Hemen kalkıp tekrar emek vermeye ve hayatını kazanmaya başlamış. O günden sonra bir daha asla tembellik etmemiş.

Masal bu ya, o adam dersini almış, hayatı boyunca hem çalışmış hem de Allah’a olan güvenini korumuş.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Terzi ve İhtiyar

    Terzi ve İhtiyar Hikayesi Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkanı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış…

  • Pisboğaz Tilki ile Leylek

    Pisboğaz Tilki ile Yardımsever Leylek Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ormanın birinde yaşayan uyanık mı uyanık bir tilki varmış. Lakin bu tilkinin en kötü huyu pisboğaz olmasıymış ne bulsa yer gözü hiç doymazmış. Bir gün yerde gördüğü ne olduğunu bilmediği bir kemik parçasını yiyeyim derken kemik boğazına takılmasın mı?…

  • Gül Perisi

    Gül Perisi Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, periler ülkesinde bahçenin tam ortasında bir gül ağacı varmış. Güllerle dolu bu ağacın üzerinde bir gül perisi yaşıyormuş. Peri öylesine küçükmüş ki kimse onu göremiyormuş. Kanatları omuzlarından ayaklarına kadar iniyormuş. Bu minik sevimli perinin her gül yaprağının altında minik bir yatağı varmış. Gülün incecik yapraklarından oluşan…

  • Oduncu ile Anka Kuşu

    Oduncu ile Anka Kuşu Masalı Bir zamanlar, ormanda odun keserek yaşamını sürdüren fakir bir oduncu vardı. Oldukça yoksul olan bu oduncu ormanın içinde, ağaçlardan yaptığı küçücük bir kulübede kıt kanaat yaşamını sürdürüyordu. Bir gün ormanda yangın çıktı, bu büyük yangında ormanın büyük bir bölümü ve yoksul oduncunun kulübesi kül oldu. Oduncu da eşeğine binip yola…

  • Üç Güvercin Hikayesi

    Üç Güvercin Hikayesi Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar ormanın derinliklerinde küçük bir kulübede yaşlı bir nine yaşarmış. Bu nineciğin kimi kimsesi yokmuş. Bütün yaz kulübesinin bahçesinde oturur, ağaçları çiçekleri oradan oraya uçuşan kuşları seyredermiş. Açık havada olmak çok hoşuna gidermiş. Kış aylarını ise evinde geçirmek biraz canını sıkarmış. Ağaçları çok sevdiği için, kış gelince…

  • Kral ve Yoksul Şekerci

    Kral ve Yoksul Şekerci Masalı Şehrin kenar mahallerinden birinde, kendi halinde yoksul bir şekerci yaşarmış. Her gün evinin mutfağında akide şekeri yapar, kentin sokaklarında onu satarmış. Yaşamlarını böyle sürdürürlermiş. Ama şekercinin karısı öyle güzelmiş ki, değil o kentte o ülkede bile ondan güzel kadın olmadığı söylenirmiş. Yoksul şekerci ve güzel karısı fakir, ama huzurlu bir…