Aslan ve Kurnaz Dostları

aslan ve kurnaz dostlari masalı
Aslan, Deve ve Kurnaz Dostlar; güven, sadakat ve gizli niyetler üzerine etkileyici bir masaldır. Güçlü bir aslanın yönettiği büyük bir ormanda geçen hikâye, yolunu kaybederek ormana gelen saf bir devenin başından geçen olayları anlatır. Aslanın yanında yaşayan çıkarcı çakal, kurt ve karga; kendi menfaatleri için deveyi kandırmaya çalışır. Ancak iyi kalpli deve, onların gerçek niyetini fark edemez. Sürükleyici olay örgüsü ve unutulmaz karakterleriyle bu klasik hayvan masalı, çocuklara gerçek dostluk, dürüstlük ve sadakatin önemini öğretirken; tatlı sözlü ama çıkarcı insanlara karşı dikkatli olunması gerektiğini anlatır.

Aslan ve Kurnaz Dostları Masalı

Bir varmış bir yokmuş… Uzak ormanların birinde güçlü bir aslan yaşarmış. Ormanın kralı olan bu aslanın yanında üç arkadaşı varmış: bir çakal, bir kurt ve bir karga. Ama bu üçü gerçek dost değilmiş. Aslanın gücünden yararlanmak için onun yanında dolaşır, avladığı hayvanlardan pay alırlarmış.

Bir gün çölde yaşayan bir deve yolunu kaybetmiş. Günlerce dolaştıktan sonra kendini bu büyük ormanda bulmuş. Ne yapacağını bilemeden sağa sola bakınırken onu çakal görmüş.

— Bu hayvan bizim ormandan değil, demiş. Onu avlayalım.

Kurt hemen:

— Önce kralımıza haber verelim, demiş.

Karga da:

— Aslan onu avlar, biz de etinden faydalanırız, diye eklemiş.

Üçü birlikte aslanın yanına gitmişler.

Çakal:

— Majesteleri, başka bir yerden gelen bir deve ormanınıza girmiş, demiş. Oldukça iri ve güçlü görünüyor.

Aslan onların sözlerini duyunca kaşlarını çatmış.

— O bizim misafirimizdir, demiş. Bu ormana sığınan hiçbir canlıya zarar verilemez. Gidip onu bana getirin.

Çakal, kurt ve karga buna çok üzülmüşler ama aslanın sözünden çıkamamışlar. Gidip deveyi bulmuşlar.

— Kralımız seninle tanışmak istiyor, demişler.

Deve çok korkmuş. Aslanın kendisine zarar vereceğini düşünüyormuş. Ama başka çaresi olmadığı için onların peşinden gitmiş.

Aslan deveyi görünce ona yumuşak bir sesle konuşmuş:

— Korkma. Bu ormanda kaldığın sürece sana kimse zarar vermeyecek, demiş.

Deve buna çok şaşırmış. Günler geçtikçe korkusu azalmış ve ormandaki hayata alışmış. Çakal, kurt ve karga ile birlikte yaşamaya başlamış.

Bir gün aslan büyük bir fille karşılaşmış. Aralarında korkunç bir kavga çıkmış. Çakal, kurt ve karga korkudan kaçışmışlar. Aslan fili yenmiş ama kendisi de ağır yaralanmış. Artık ava çıkamayacak kadar güçsüzmüş.

Günler geçmiş. Aslan aç kalmış. Çakal, kurt ve karga da yiyecek bulamaz olmuşlar. Ama deve rahat rahat otlayıp karnını doyuruyormuş.

Bir gün üç kötü arkadaş gizlice bir araya gelmiş.

Çakal:

— Eğer deveyi avlatırsak hepimiz günlerce yemek yeriz, demiş.

Kurt ve karga da bu fikri kabul etmişler.

Önce aslanın yanına gitmişler.

— Majesteleri, her geçen gün daha da zayıflıyorsunuz. Neden deveyi avlamıyorsunuz? demişler.

Aslan öfkeyle kükremiş:

— Hayır! O bizim misafirimizdir. Misafire ihanet edilmez, demiş.

Ama üçlü vazgeçmemiş. Bu kez deveyi kandırmaya karar vermişler.

Devenin yanına gidip:

— Kralımız açlıktan ölmek üzere. Biz sadık dostları olarak kendimizi ona feda edeceğiz. Sen de bizimle gelirsen onu mutlu etmiş oluruz, demişler.

Saf deve onların kötü planını anlayamamış. Onların gerçekten fedakârlık yaptığını sanmış.

Hep birlikte aslanın yanına gitmişler.

Önce karga öne çıkmış:

— Majesteleri, beni yiyebilirsiniz, demiş.

Çakal hemen:

— Sen çok küçüksün. Kralımızın açlığını gideremezsin, demiş.

Sonra çakal kendini sunmuş:

— O halde beni yiyin, majesteleri, demiş.

Bu kez kurt:

— Hayır, en uygunu benim, demiş.

Aslan hiçbirine dokunmamış. Deve ise onların gerçekten samimi olduğunu düşünmüş.

Öne çıkıp:

— Majesteleri, siz benim dostumsunuz. Dost kara günde belli olur. İsterseniz beni yiyin, demiş.

Aslan bunu duyunca hiç beklemeden devenin üzerine atlamış. Deveyi avlamış. Çakal, kurt ve karga da büyük bir sevinçle etten paylarını almışlar. Günlerce yiyip içmişler.

O günden sonra ormandaki bütün hayvanlar sahte dostlara güvenmemek gerektiğini öğrenmişler.

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.

Masaldan çıkarılacak ders:

Gerçek dostlar insanın zor gününde yanında olur. Çıkarcı dostlar ise yalnızca kendi menfaatlerini düşünür. Bu yüzden herkese hemen güvenmemek gerekir.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Aslan ile Muhafız

    Aslan ile Muhafız Masalı Bir zamanlar kral tarafından kötü muamele gören bir Muhafız varmış. Kralın ona yaptığı eziyete daha fazla dayanamayan muhafız saraydan kaçarak ormanda gizlenmiş. Muhafız ormanda sığınacak yer ararken, patisindeki diken nedeniyle yürümekte zorlanan bir aslana rastlamış. Muhafız, aslandan çok korkmasına rağmen cesaretini toplayıp aslanın pençesindeki dikeni çıkarmış. Aslan patilerindeki dikenden kurtulduğu için…

  • Sinekler ile Bal Kavanozu

    Sinekler ile Bal Kavanozu Masalı Yaşlı kadın akşam eve gelecek olan torununa yemek hazırlıyormuş. O sırada masanın üstünde duran bir bal kavanozunu devirip kırmış. Bal çok keskin ve güzel kokuyormuş. Kokuyu alan sinekler, bal kavanozuna üşüşmüşler hemen. Balı yemeye başlamışlar. Yedikçe yemişler, yedikçe yemişler, balın tek damlasını bırakmamışlar. Ama ayakları yapıştığı için uçup gidememişler. “Ne…

  • Masal Okulu

    Masal Okulu Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zamanlarda, uzak ülkelerin birinde güzel bir Çocuk Adası varmış. Bu adada yemyeşil ağaçlar, çeşit çeşit hayvanlar ve tabii birbirinden akıllı çocuklar varmış. Günlerden bir gün Düşüngeliş demiş ki, -Arkadaşlar biz her işi kendi kendimize yapıyoruz ama bu böyle olmaz. Kimi erken kalkıyor kimi geç, kimi çok çalışıyor…

  • Şarkı Söyleyen Ağaç

    Şarkı Söyleyen Ağaç Masalı Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, ülkelerin birinde, bir kral ile kraliçe yaşarmış. Bunların çok iyi kalpli birde kızları varmış. Bu ülkede herkes mutluluk içinde yaşarmış. Sarayın yakınlarında ise kötü kalpli bir cadı yaşar, mutlu insanlardan nefret edermiş. Kral ve ailesinin de mutlu olması cadıyı çıldırtırmış. Cadı sonunda bu mutluluğu…

  • Altın Kartal ile Saksağan

    Altın Kartal ile Saksağan Masalı Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, dağların göğe en yakın olduğu bir yerde Altın Kartal yaşarmış. Bu kartal, uçmanın inceliğini, avlanmanın sabrını çok iyi bilirmiş. Günlerce bekler, doğru anı kollarmış. Bir gün, yüksek bir kayanın tepesinden aşağıyı seyretmiş. Aşağıda, annesinin yanından biraz ayrılmış küçük bir kuzu…

  • Kurt ile Kuzu

    Kurt ile Kuzu Masalı Kurt su içmek için dereye inmiş. Tam suyunu içececekken, başını çevirmiş bir kuzu görmüş. Körpecik kuzu, gencecik, tüyü yeni bitmişlerden. O da kurdu görmüş, bacakları tir tir titremeye başlamış. Kurt kaşlarını dik dik çatmış, tepeden tırnağa süzmüş minik kuzucuğu: “Bana baksana sen,” demiş. “Ne yapıyorsun orada, söyle bakayım?” “Hiç,” demiş kuzucuk,…