Kral ve Yoksul Şekerci

kralın masalı

Kral ve Yoksul Şekerci Masalı

Şehrin kenar mahallerinden birinde, kendi halinde yoksul bir şekerci yaşarmış. Her gün evinin mutfağında akide şekeri yapar, kentin sokaklarında onu satarmış. Yaşamlarını böyle sürdürürlermiş. Ama şekercinin karısı öyle güzelmiş ki, değil o kentte o ülkede bile ondan güzel kadın olmadığı söylenirmiş. Yoksul şekerci ve güzel karısı fakir, ama huzurlu bir hayat sürerlermiş. Çünkü paraları az olsa da birbirlerini çok sever, birbirlerini mutlu etmeye çalışırlarmış.

Ama bu mutlulukları uzun sürmemiş! Bir gün şekercinin karısı bahçede çiçeklerini sularken kralın adamları sokaktan geçiyorlarmış. Güzeller güzeli kadını görünce gözlerine inanamamışlar. Derhal saraya dönüp efendilerinin huzuruna çıkmışlar. “Haşmetmeap! Bu kentte, yoksul bir mahallenin en yoksul evinde yaşayan ay parçası gibi bir kadın var. Böylesine güzel bir kadın ancak sizin eşiniz olabilir. Emir verin size getirelim, onun güzelliğine ancak siz layıksınız.” Kral tabii ki bu fikri çok beğenmiş. Derhal adamlarına, kadını saraya getirmelerini emretmiş. Biraz sonra güzel kadını saraya getirmişler. Kral kadının anlatılamaz güzelliğine vurulmuş. Kalbinin bütün varlığıyla kadına aşık olmuş. Ama kralın kadına aşık olması, onun kalbini kazanmasına yetmiyormuş.

O kimseyle konuşmuyor, bütün gün mahzun bir şekilde bahçede oturuyor, ya da kederle pencerelerden dışarıyı seyrediyormuş. Kral kadını eğlendirmek için ziyafetler düzenliyor, tiyatrocuları ve soytarılarını çağırıyor, ama sarayda kimse evinden zorla koparılan bu yoksul kadının birazcık gülümsediğini bile görmüyormuş.

Zavallı şekerci ise günlerce evinde oturmuş, sevgili karısının geri gelmesini beklemiş. Sonunda artık dayanamamış ve bir gün yeniden akide şekeri yapıp, kralın sarayının önüne gitmiş. Belki de karımı uzaktan da olsa birazcık görebilirim diye umutlanıyormuş. Sarayın önünde bağırmaya başlamış:

“Akide şekeri taze, alın, tadın, buyurun…”

Kadın, kocasının sesini tanımış. Pencereye koşmuş. Gülümsemesi bir güneş gibi sarayın salonunu aydınlatıvermiş.
Adamları krala sevgili gözdesinin yoksul bir şekerciyi görünce güldüğünü müjdelemişler. Kral şekerciyi huzuruna getirtmiş. O gülümsemeyi görebilmek, güzel kadına kendini sevdirmek için her şeyi yapabilirmiş.

“Derhal bana elbiselerini ver! Sen de benimkileri giy!”
Kral yoksul şekercinin elbisesini giyip sokağa çıkmış.
“Kestane şekeri taze”

Ama kadın kralı tanımış ve planını da anlamış. Nöbetçileri çağırarak sarayın dışında bağırıp herkesi rahatsız eden o adamı derhal uzaklaştırmalarını, sadece kentten değil, bütün ülkeden kovmalarını emretmiş.
Kral, “ben sizin kralınızım aptallar, ne yapıyorsunuz!” diye bağırıyormuş, ama ne fayda! Nöbetçiler krallarını tanımamışlar. Şekercinin karısı, kral elbiselerini giyen kocasını yanına alarak tahta oturmuş. Kimse kralın değiştiğini anlamamış. Hatta insanlar seviniyorlarmış bile. Çünkü eski zalim kral bir günde değişmiş, iyi kalpli oluvermiş.

Yoksul şekerci o ülkeyi güzel karısıyla birlikte çok güzel yönetiyormuş.

Benzer Masallar

  • Kral Midas’ın Altın Dokunuşu

    Kral Midas’ın Altın Dokunuşu Masalı Bir zamanlar, uzak ülkelerin birinde Midas adında çok zengin bir kral yaşarmış. Görkemli sarayında biricik kızı Prenses ile birlikte mutlu mesut yaşarmış. Kral Midas, zenginliği çok fazla önemser, dünyanın en zengin insanı olma hayaliyle yaşarmış. Günlerden bir gün, Midas, ormanda gezerken, yaşlı nine kılığında bir peri kızıyla karşılaşmış, peri kızı…

  • Kıymetli Tuz

    Kıymetli Tuz Masalı Masal masal maniki Yolda saydım on iki On ikinin yarısı Tilki çakal karısı. Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, tilkiler berber iken, kuzular tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Tıngır elek, tıngır felek demişler, bu masalı şöyle anlatmışlar. Bir zamanlar bir padişah ile üç kızı…

  • Külkedisi

    Külkedisi Sindirella Masalı Bir zamanlar, güzeller güzeli bir kız varmış. Annesi ölünce babası yeniden evlenmiş. Üvey annesi de ilk evliliğinden olan iki kızıyla birlikte gelip eve yerleşmiş. Bu iki kız, yeni kız kardeşlerinden hiç hoşlanmamış. Odasında ne var ne yoksa tavan arasına fırlatıp atmışlar. Ona bir kardeş gibi davranmak şöyle dursun, bütün ev işlerini üzerine…

  • Bilge Aşçı ve Zengin Adam

    Bilge Aşçı ve Zengin Adam Hikayesi Bir zamanlar, bilgeliğiyle tanınan fakir bir adam varmış. Bu bilge adam, zengin ve kibirli bir adamın yanında aşçı olarak çalışırmış. Zengin adam her fırsatta servetiyle övünür, bilgenin ise sessizliği ve çalışkanlığı dikkat çekerdi. Bir gün, zengin adam büyük bir ziyafet vermeye karar vermiş. Bilge aşçısını çağırarak demiş ki: –…

  • Yaşlı Aslan

    Kocamış Aslan Masalı Günlerden bir gün, kral aslan Ormanlara korku salan, Ormanların kralı aslan, İhtiyarlamış, yatalak olmuş, İnine kapanıp içini çeker dururmuş «Hey gidi günler, hey» diye. Dünkü yavru aslanlar başlamış Onun güçsüzlüğüyle faydalanmaya; onu görüp saklananlar, üstüne yürür olmuş: At gelmiş karnına çifte atmış, Kurt gelmiş ayağını ısırmış, Öküz gelmiş boynuzlamış. Aslan perişan, zayıf,…

  • Susamış Karga

    Susamış Karga Masalı Sıcak bir yaz günüydü. Karga, çok susamıştı. Su bulmak için havalandı, evlerin, tarlaların ve ağaçların üzerinden uçtu ama su bulamadı. Uzun bir süre sonra bir çiftliğe vardı. Nihayet çiftlikteki ağaçlardan birinin altında bir sürahi su gördü. Karga, sıcak yaz gününde su bulabildiği için çok mutlu oldu, hemen kanatlarını çırpıp ağaca doğru süzüldü…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir