Ezop Masalları

ezop masalları

Şahin ile Güvercinler Masalı

Güvercinler, her zaman şahinlerin kendilerini avlayacağı korkusuyla yaşarlar; her zaman dikkatli olmak ve güvercinliğin yakınında kalmak zorunda olduklarını düşünürler. Ancak bu şekilde şahinlerin saldırısından kurtulabilirler. Güvercinlerin bu özelliklerinden dolayı saldırılarının başarılı olmadığını düşünen bir şahin, güvercinleri kurnazlıkla avlamaya karar vermiş.

Güvercinlere; “Beni kralınız olarak kabul ederseniz ben de size saldırmaktan vazgeçerim ve sizi çaylaklardan, doğanlardan korurum,” demiş.

Güvercinler şahinin sözüne inanmışlar ve onu kral olarak seçmişler. Ama şahin tahta geçtikten bir süre sonra, krallık hakkına ve yetkisinde dayanarak, her gün bir güvercini mideye indirmeye başlamış.

Zavallı bir güvercin, yenme sırası kendisine gelirken, “Hak ettik bunu ama; oh olsun bize!” diye söylenmiş.

Bazı ilaçlar, hastalıktan çok daha kötüdür.

Balıkçı ile İzmarit Masalı

Bir gün, balıkçının biri ağını denizden çektiği sırada bir izmarit yakalamış. İzmarit, balıkçıyı görünce başlamış yalvarmaya: “Ne olur beni bırak. Daha ufacığım, etim ne budum ne? beni şimdi tutacaksın da ne olacak? Beni denize bırak, biraz daha büyüyeyim, kocaman bir olduktan sonra o zaman yine yakalarsın. demiş. Balıkçı: “Şu ufaklığa bak hele! Şu ufacık boyunla beni budala yerine mi koyuyorsun? Yarın tutacağım balık bugünkünden büyük olacakmış diye bugün tuttuğumu elimden kaçıracak adam mıyım ben?” demiş.

Daha büyük bir kazanç umduğu için elindekini küçüktür diye kaçırmak akıllı adam işi değildir; onu söylüyor bu masal.

Tilkiyle Oduncu Masalı

Günlerden bir gün, avcılardan kaçan bir tilki, bir oduncu kulübesine saklanmak istemiş. Oduncuya yalvarıp: “Oduncu kardeş, nice zamandır ormanda rastlaşırız, sen iyi bir adamsın. Bana emniyetli bir yer göster de saklanayım.” demiş. Oduncu: “Tamam tilki kardeş, hemen benim kulübeye gir, yatağımın altına saklan orada görmezler seni” demiş.

Çok geçmeden avcılar oduncunun kulübesine yetişmiş, oduncuya: “Kolay gelsin oduncu, bir tilki avlayacaktık da buraya doğru koştu. Ne tarafa gittiğini görmedin mi?” diye sormuşlar. Oduncu ağzıyla: “Görmedim!” dermiş, ama bir yandan da eliyle işaret edip hayvanın nereye saklandığını işaret etmiş. Avcılar oduncunun “görmedim” dediğini duymuş ama kulübenin içinde olduğunu anlamamışlar. Tilkinin eliyle gösterdiği yere koşarak gidip, oradan uzaklaşmışlar. Tilki, avcıların oradan uzaklaştığını görünce saklandığı yerden çıkıvermiş. Hiçbir şey söylemeden oradan uzaklaşmak istemiş. Oduncu tilkiye seslenmiş: “Nereye böyle Tilki kardeş? Seni avcılardan korudum, iyilik ettim, canını kurtardım, sen bana bir teşekkür dahi etmiyorsun!” diye sitem etmeye başlamış. Bunun üzerine tilki şöyle demiş: “Oduncu kardeş, ben sana teşekkür ederdim, ömrüm boyunca minnettar olurdum ama dilinle elin birbirine uymadı ki!” demiş.

Öyle insanlar vardır: ağızları iyilik söyler, elleriyle kötülük etmeye çalışırlar; bu masal işte öyle insanlar için söylenmiş.

Tilkiyle Köpek Masalı

Günlerden bir gün, tilkinin biri başıboş olduğunu düşündüğü bir koyun sürüsüne girmiş, minik kuzulardan birini yakaladığı gibi, Çoban köpeği orada bitmiş. Tilkinin yanına varmış: “Kuzunun yanında ne arıyorsun?” diye bağırmış. Tilki korkarak: “Hiç efendim, bu kuzucuk pek sevimli de, biraz onu okşayayım dedim” demiş. Çoban Köpeği: “Ya şimdi kuzuyu oraya bırakırsın, ya da ben de gelir seni okşarım; köpek okşaması nasıl olurmuş, öğrenirsin!” deyip oradan tilkiyi kovalamış.

Bu masal, hilebazın, hırsızın beceriksizi için söylenilmiş.

Tilkiyle Maymun Masalı

Günlerden bir gün, maymun hayvanların ortasında kalkıp oynamaya başlamış; maymunu görenler pek beğenmiş, onu kendilerine kral seçmişler. Tilki bu durumu çok kıskanmış; nasıl edeyim de bu maymuna bir kötülük edeyim diye düşünmeye başlamış. Bakmış ki bir kapanın içinde bir et parçası duruyor, hemen hayvanların yanına koşarak: “İleride bir hazine buldum, ama onu almak benim gibi kullara değil, ancak bir krala yakışır!” diyerek maymunun kapanın yanına gitmesini sağlamış. Maymun düşüncesizlik etmiş, hiç düşünmeden eti almak istemiş, elini kapana sıkıştırmış.

Dönüp tilkiye şöyle demiş; “Kurnaz tilki! Beni bu tuzağa sen düşürdün” diye söylenmiş.
Tilki: “Yahu! Madem bu kadar alıksın, neden kalkıp hayvanlara kral olacağım dersin!.. Hiç böyle bir şey olur mu?” demiş.

Bir işe düşünmeden kalkışanlar yalnızca o işi başaramamakla kalmaz, üstelik kendilerini de komik duruma düşürürler.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Kuğu Çifti ve Kaplumbağa

    Kuğu Çifti ve Kaplumbağa Masalı Bir zamanlar, bir gölün kenarında bir kaplumbağa ile bir çift kuğu dostça yaşarlardı. Kaplumbağa ve kuğular boş vakitlerini birlikte geçirerek birbirlerine hikayeler anlatıyorlardı, gölde su içmeye gelen diğer hayvanlarla ilgili dedikodu yapıyorlardı. Özellikle kaplumbağa konuşmayı çok severdi, her zaman konuşacak, söyleyecek bir şeyleri vardı. Bir yıl hava kurak geçti, yağmurlar…

  • Altın Araba

    Altın Araba Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal iken, sinek berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallarken bir padişah varmış. Padişah bir gün vezirini çağırarak demiş ki : Al şu bir lirayı Bununla bana bir koç alacaksın! Bu koçun etinden et, derisinden kürk isterim Verdiğim lirayı geri,…

  • Keloğlan ile Köse Değirmenci

    Köse Değirmenci ile Keloğlan Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok yemesi, yok demesi günahmış. Evvel zaman içinde, memleketin birinde, bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlana babası, ölüm döşeğinde, boyu kısa köselerle alışveriş etmemesini, yola da, işe de koşulmamasını vasiyet etmiş. Günlerden bir gün, bu Keloğlan, eşeğine iki tay, bir kile buğday yüklemiş, değirmenin…

  • Orman Kuşları

    Orman Kuşları Güzellik Yarışması Masalı Orman sakinleri, kuşlar için bir güzellik yarışması düzenlemiş. İçinizdeki en güzel kuş sizin kralınız olsun demiş. Bütün kuşlar derhal dere kenarına gitmişler yıkanmışlar, temizlenmişler, tüylerini tarayıp iyice süslenip püslenmişler. Doğrusu papağan başta olmak üzere hepsi pırıl pırıl parlıyorlarmış. Diğer kuşların çok güzel olduğunu bilen karga, kendisinin ne yapsa da onlar…

  • En İyi Buğday Yarışması

    En İyi Buğday Yarışması Hikayesi Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarlarda, tepeleri sabahları sisle örtülü, ovaları ise sarı sarı başaklarla dolu Güneşli Vadi adında güzel bir yer varmış. Bu vadide Bilge Amca adında yaşlı bir çiftçi yaşarmış. Yüzü güneşten kırışmış olsa da elleri çalışkan, kalbi ise sevgi doluymuş. Bilge Amca’nın tarlası hasat zamanı geldiğinde adeta…

  • Eşek ve Keçi

    Eşek ve Keçi Masalı Günlerden bir gün, bir çiftçinin ahırında bir eşek ile bir keçi yaşarmış. Keçi eşeği çok kıskanırmış. Bir gün keçi; ‒ Eşeği benden daha çok seviyorlar, benden daha iyi besliyorlar diyormuş ve eşeğe oyun oynamak için bir kurnazlık düşünmüş; Keçi; ‒ Eşek kardeş, senin bu haline çok üzülüyorum demiş. Eşek hayret etmiş….