En İyi Buğday Yarışması

masal oku
En İyi Buğday Yarışması Hikayesi

Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarlarda, tepeleri sabahları sisle örtülü, ovaları ise sarı sarı başaklarla dolu Güneşli Vadi adında güzel bir yer varmış. Bu vadide Bilge Amca adında yaşlı bir çiftçi yaşarmış. Yüzü güneşten kırışmış olsa da elleri çalışkan, kalbi ise sevgi doluymuş.

Bilge Amca’nın tarlası hasat zamanı geldiğinde adeta altın gibi parıldarmış. Rüzgâr esti mi başaklar birlikte sallanır, tarladan neşe yayılırmış. Vadide her yıl “En İyi Buğday Yarışması” yapılırmış ve Bilge Amca çoğu zaman bu yarışmada derece alırmış. Bunun sebebi sadece tohumları değil, toprağı tanıması, sabırla çalışması ve emeğini esirgememesiymiş.

Bir gün genç ve meraklı bir çiftçi, Bilge Amca’yı elinde torbalarla komşularına tohum dağıtırken görmüş. Dayanamayıp sormuş:
— “Bilge Amca, bu kadar güzel tohumları neden paylaşıyorsun?”

Bilge Amca gülümseyerek tarlasını göstermiş:
— “Çünkü tarlalar yalnız başına yaşamaz evlat,” demiş. “Eğer komşularımın tarlası bakımsız olursa, oradan çıkan hastalıklar, zararlılar ve yabani otlar benim tarlama da gelir. Ama herkes tarlasına iyi bakarsa, vadi de sağlıklı olur.”

Sonra eklemiş:
— “Ben çalışmayı, toprağı dinlemeyi ve sabretmeyi bilirim. Tohum paylaşılır, ama emek paylaşılmadan buğday yetişmez.”

O günden sonra Güneşli Vadi’de çiftçiler birbirlerine yardım etmeye başlamış. Tarlalar daha bereketli, insanlar daha mutlu olmuş. Hasat zamanı geldiğinde rüzgâr vadide sadece başakları değil, dostluğu ve paylaşmayı da dolaştırmış.

Ve Güneşli Vadi, birlikte çalışan insanların toprağında bereketin hiç eksik olmadığı bir yer olarak anılmaya devam etmiş.

Masaldan çıkarılacak ders:

İnsan yalnızca kendisi için çalıştığında kazancı sınırlı olur; çevresindekilerle paylaşmayı ve yardımlaşmayı bildiğinde ise hem kendisi hem de herkes kazanır. Başarı, başkalarının zararına değil, birlikte emek verildiğinde kalıcı ve gerçek olur.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Yakışıklı Geyik

    YAKIŞIKLI GEYİK MASALI Tibet munçağının Hani adında bir papağanı vardı. Munçak, Hani’yi satmak istiyordu fakat kimse Hani’yi almaya yanaşmıyordu. İşte, az önce tavşanın biri Hani’yi satın almak istemiş ama Hani olur olmaz yerde söze karışarak bu satışı engellemişti. Tavşan gittikten sonra, onların arasında şu konuşma geçti: “ Kızma be Munçak..Ne olmuş yani iki çift de…

  • Boynuzlar mı? Bacaklar mı?

    Boynuzlar mı? Bacaklar mı? Masalı Uzaklarda bir ormanda gezmeye çıkan geyik, susuzluktan dili damağı birbirine yapışmış. Çok geçmeden dere kenarına gelmiş. Derenin berrak suyundan kana kana içmeye başlamış. Suyunu içtikten sonra tam dere başından ayrılacakken birde suyun üstünde yansımasını görmüş. Aman Allahım, ne güzel boynuzlarım varmış, çatal gibi, ay gibi.. Geyikcik boynuzlarının güzelliğine hayran kalmış….

  • Alakarga ile Kartal

    Alakarga ile Kartal Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, ben ninemin beşiğini sallar iken, masal masal içinde deyip bu masalı ninelerimiz anlatmış. Günlerden bir gün, hiçbir şeyden haberi olmayan bir çoban kuzularını otlatıyormuş. Karşı dağdan bir kartal havalanmış, sürüye doğru süzülerek güçlü pençeleriyle bir kuzuyu tuttuğu gibi…

  • Alın Teri

    Alın Teri Hikayesi Çocuklar için ders alınacak harika bir hikaye daha.. Evvel zamanların birinde, evlilik çağına gelen bir delikanlı herkes gibi evlenmek istiyordu. Bu niyetini ailesine açtığında, babası ona şöyle dedi: “Elbette oğlum, elbette evlenebilirsin. Bana kendi alın terinle kazandığın bir altın getirdiğinde, seni hemen evlendireceğim.” Delikanlı babasının bu sözlerine gülümsedi. Ne kadar da kolay…

  • Uyuyan Güzel

    Uyuyan Güzel Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Eski zamanlarda, ülkelerin birinde bir Kral ile Kraliçe yaşarmış. Kralın bir çocuğu olmuş. Yeni doğan çocuğunun şerefine tüm halka ziyafet vermiş. Ziyafetten sonra Kral çevresindeki insanlara baba olmanın kendisini nasıl mutlu ettiğini anlatmış, zira yıllar yılı karısıyla birlikte hep bir çocuk sahibi olmayı beklemiş durmuş. Sonra bebeğin altını…

  • Sağır Kurbağanın Hikayesi

    Sağır Kurbağanın Hikayesi Kurbağalar bir gün yarışma düzenlemiş. Hedef; çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir kurbağa sürüsü de arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış. Seyirciler arasındaki hiçbir kurbağa yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: ”Zavallılar! hiçbir zaman başaramayacaklar!” Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden…