Fil ve Akıllı Kirpi

fil ile kirpi masalı
Fil ve Akıllı Kirpi Masal Özeti

Ormanın en güçlü hayvanı olan Fil, dünyadaki en önemli şeylerden birinin kaba güç olduğuna inanmakta ve bununla övünmektedir. Aynı ormanda yaşayan küçük ama pratik zekâlı Kirpi ise onun bu düşüncesine sessizce gülümsemektedir.

Bir gün ormandaki tüm hayvanlar, nehrin üzerindeki eski bir ahşap köprüden geçerek lezzetli meyvelere ulaşmak ister. Ancak köprü oldukça çürük olduğu için büyük hayvanların ağırlığını taşıyamaz ve kırılma tehlikesi ortaya çıkar. Fil, sahip olduğu gücün bu sorunu çözmeye yetmediğini fark ederek çaresiz kalır.

Tam bu sırada küçük Kirpi devreye girer. Köprüyü dikkatlice inceleyerek bir tamirat planı yapar ve tüm hayvanları iş birliğine çağırır. Fil’i de sürece dahil eder ve onun güçlü yapısını kullanarak ağır kütüklerin köprünün altına destek olarak yerleştirilmesini sağlar. Kirpi’nin aklı ve Fil’in gücü birleşince köprü sağlamlaşır ve tüm hayvanlar güvenle karşıya geçer.

Fil, yaşadıklarından ders çıkarır; gücün tek başına yeterli olmadığını, akıl ve dayanışma ile birleştiğinde gerçek değerini bulduğunu anlar. O günden sonra kibirli davranışlarını bırakır ve tüm hayvanların fikirlerine daha fazla değer vermeye başlar.

Fil ve Akıllı Kirpi Masalı

Bir zamanlar, yemyeşil ağaçlarla çevrili büyük bir ormanda birçok hayvan birlikte yaşarmış. Bu ormanın yakınından berrak sularla akan bir nehir geçermiş. Nehrin iki yakasını birbirine bağlayan eski bir ahşap köprü varmış. Hayvanlar her gün bu köprüyü kullanarak yiyecek bulmaya ve dostlarını ziyaret etmeye gidermiş.

Ormanda yaşayan Fil, gücüyle ünlüymüş. Kalın bacakları ve güçlü gövdesi sayesinde en ağır kütükleri bile kolayca taşıyabilirmiş. Bu yüzden kendisini ormanın en önemli hayvanı olarak görürmüş.

Bir gün dostlarına:

— Bu dünyada en değerli şey güçtür. Güçlü olan her işi başarır, demiş.

Yakındaki çalılıkların arasında yaşayan küçük kirpi ise çalışkanlığı ve pratik zekâsıyla tanınırmış. Filin sözlerini duyunca sadece gülümsemiş. Tartışmayı sevmediği için hiçbir şey söylememiş.

Günlerden bir gün, nehrin karşı kıyısında birbirinden lezzetli meyvelerin yetiştiği haberi ormana yayılmış. Bütün hayvanlar heyecanla köprüye doğru koşmuş.

Fakat köprü artık çok yaşlıymış. Bazı tahtaları çürümüş, bazı yerlerinde çatlaklar oluşmuş.

Hayvanlar dikkatlice geçerken köprü hafifçe sallanıyormuş.

Sıra file gelince herkes biraz gerilmiş.

Fil kendinden emin adımlarla köprüye çıkmış.

Gıcırtt…

Gıcırtt…

Köprüden korkutucu sesler yükselmiş.

Fil birkaç adım daha atınca büyük bir çatlama sesi duyulmuş.

ÇAT!

Köprünün ortasındaki tahtalardan biri kırılmış.

Filin ön ayağı boşluğa kaymış.

— Dikkat! diye bağırmış tavşanlar.

— Köprü yıkılıyor! diye ötüşmüş kuşlar.

Neyse ki fil son anda dengesini sağlamış ve geri çekilmeyi başarmış.

Ama köprü tehlikeli şekilde sallanmaya devam etmiş.

Ormandaki bütün hayvanlar sessizliğe bürünmüş.

Fil üzgün bir sesle:

— Gücüm var ama bu köprüyü geçemiyorum, demiş.

İlk kez kendini çaresiz hissediyormuş.

Tam o sırada küçük kirpi öne çıkmış.

Köprünün altına bakmış, kırılan tahtaları incelemiş, sonra nehir kıyısında dolaşmaya başlamış.

Önce küçük dallarla destek yapmayı düşünmüş.

Ama dallar çok zayıfmış.

Sonra taşları üst üste koymayı denemiş.

Fakat taşlar kayıp duruyormuş.

Kirpi bir süre durmuş ve düşünmüş.

— Hmmm… Bu da olmadı, diye mırıldanmış.

Biraz daha etrafı inceleyince nehir kenarında kalın kütükler ve güçlü sarmaşıklar fark etmiş.

Gözleri parlamış.

— Sanırım buldum! demiş.

Hemen bütün hayvanları toplamış.

— Bu köprüyü tek bir kişi kurtaramaz. Hep birlikte çalışırsak başarabiliriz.

Kuşlar yüksek dallardan sarmaşıkları getirmiş.

Sincaplar küçük tahta parçalarını taşımış.

Kunduzlar kırık tahtaları düzeltmeye başlamış.

Ancak en büyük kütükler hâlâ yerinden oynatılamıyormuş.

Kirpi o sırada kenarda sessizce duran file yaklaşmış.

— Koca Fil, demiş. Köprüyü tek başına geçemeyebilirsin ama senin gücün olmadan onu tamir etmemiz de mümkün değil.

Fil şaşırmış.

— Gerçekten yardım edebilir miyim?

— Elbette, demiş Kirpi. Sen gücünü kullan, ben de planı hazırlayayım.

Filin gözleri sevinçle parlamış.

Hemen işe koyulmuş.

Devasa kütükleri hortumuyla kaldırıp köprünün altına dikkatlice yerleştirmiş.

Kirpi ise hangi kütüğün nereye konulacağını tek tek göstermiş.

Saatler boyunca çalışmışlar.

Sonunda köprü eskisinden çok daha sağlam görünmeye başlamış.

Kirpi son kez her yeri kontrol etmiş.

— Sanırım hazırız, demiş.

Hayvanlar sırayla köprüden geçmişler.

Bu kez köprü hiç korkutucu ses çıkarmamış.

Herkes güvenle karşı kıyıya ulaşmış.

Sonunda sıra tekrar file gelmiş.

Bütün hayvanlar nefeslerini tutmuş.

Fil yavaşça ilk adımını atmış.

Köprü hafifçe sallanmış ama dayanmış.

Bir adım daha…

Bir adım daha…

Derken fil köprünün sonuna ulaşmış.

Karşı kıyıya geçtiği anda bütün orman alkışlarla ve sevinç çığlıklarıyla dolmuş.

— Başardın!

— Yaşasın!

— Köprü kurtuldu!

Fil çok mutlu olmuş.

Hemen hortumunu uzatıp küçük kirpiyi nazikçe havaya kaldırmış.

— Teşekkür ederim dostum, demiş. Bugün bana çok önemli bir şey öğrettin.

Kirpi gülümsemiş.

— Ben de senden bir şey öğrendim. Güç olmadan planlar bazen işe yaramaz. Ama güç ve akıl birlikte olursa harika işler başarılabilir.

O gün bütün hayvanlar nehrin karşı kıyısındaki meyveleri toplamış.

Akşam olunca büyük bir şölen düzenlemişler.

Fil, kirpinin yanına oturmuş ve onun fikirlerini dikkatle dinlemiş.

O günden sonra fil yalnızca gücüyle övünmemiş. Küçük ya da büyük demeden herkesin düşüncesine değer vermiş.

Ormandaki hayvanlar da birlikte çalışmanın, yardımlaşmanın ve birbirlerinin yeteneklerine saygı göstermenin önemini hiç unutmamış.

Gökten üç elma düşmüş; biri masalı anlatanın, biri masalı dinleyenlerin, biri de aklıyla gücünü birleştirip birlikte çalışanların başına…

Masaldan Çıkarılacak Ders:

Güç önemli bir değerdir; ancak zekâ ve doğru bir plan olmadan her sorunu çözmeye yetmez. En büyük başarılar, insanların ve dostların farklı yeteneklerini bir araya getirip birlikte çalışmasıyla elde edilir.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Rüzgaroğlu Masalı

    Rüzgaroğlu Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Rüzgâroğlu adında az konuştu, çok dinler bir adam varmış. Rüzgâroğlu, evli imiş. Beş yaşında Nuryüz adında bir oğlu, 4 yaşında Gülyüz adında bir kızı varmış. Rüzgâroğlu ailesi o kadar zengin ve mutluymuş ki, iğne ucu kadar bile eksiği yokmuş. Rüzgâroğlu ava meraklı olduğundan…

  • Keloğlan ile Cengiz Han’ın Hazinesi

    Keloğlan ile Cengiz Han’ın Hazinesi Masalı Keloğlan masallarına yeni masallarla katkıda bulunan Serdar Yıldırım’ın kaleminde kısa bir Keloğlan masalı.. Bir varmış, bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. Bir iş bulup çalışma, Gün boyu gezer dururmuş. Yolda gördüğü kedileri, köpekleri kovalarmış. Sincaplara taş atar, ördeklerin peşinden bağırır, onların kaçışlarına bakarak eğlenirmiş. Keloğlan bir gün methini çok duyduğu…

  • Ay Çeşmesi

    Ay Çeşmesi Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bin bir çeşit canlının ve rengin yaşadığı büyük bir orman varmış. Gel zaman, git zaman bu büyük ormanda kuraklık baş göstermiş. Hayvanlar susuz kalmış, ölümle burun buruna gelmişler. Ormandaki bütün dereler kurumuş, kuyuların suyu bitmiş, bitkiler sararıp solmuş. Susuz kalan hayvanlar güçsüz…

  • Keloğlan ile Vefasız Arkadaşı

    Keloğlan ile Vefasız Arkadaşı Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler fırıncı iken, kuzular kasap iken, uzak ülkelerin birinde Allah’ın kulu çok­muş. Buu kullardan biri de herkesin adını sanını işittiği bizim ünlü Keloğlan imiş. Keloğlan’ın bir arkadaşı varmış. Adı Hüsem’miş. Yedikleri içtikleri bir gidermiş. Çok samimi imişler. Böyle imiş ama…

  • Şapkacı Adam ve Maymunlar

    Şapkacı Adam ve Maymunlar Masalı Günlerden bir gün, şapka satan bir adamın yolu ormana düşmüş. Öğle vakti, kavurucu bir sıcak var. şapkacı yorgunluktan bitkin düşüp bir ağacın gölgesinde dinlenmeyi düşünmüş. O kadar yorgunmuş ki oracıkta uyuyuvermiş. Ağaçtan ağaca atlayan maymunlar, şapkacının uyuduğunu görmüşler. Maymunların hepsi şapkacının tüm şapkalarını alıp başlarına takmışlar. Şapkacı uyandığında şapkalarının yerinde…

  • Şirin Tavşan Polly ve Arkadaşları

    Şirin Tavşan Polly ve Arkadaşları Masalı Şirin bir ormanın içinde, Polly adında minik bir tavşan yaşarmış. Polly, oyun oynamayı, hoplayıp zıplamayı ve ormandaki gizli yolları keşfetmeyi çok severmiş. Ancak bazen Polly, fazla heyecanlandığı için arkadaşlarının duygularını unutup onları istemeden üzermiş. Bir sabah, güneş pırıl pırıl parladığında Polly, diğer hayvanların oyun oynadığı açıklığa koşmuş. O sırada…