Eşek ve Keçi

masal oku
Eşek ve Keçi Masalı

Günlerden bir gün, bir çiftçinin ahırında bir eşek ile bir keçi yaşarmış. Keçi eşeği çok kıskanırmış.
Bir gün keçi;
‒ Eşeği benden daha çok seviyorlar, benden daha iyi besliyorlar diyormuş ve eşeğe oyun oynamak için bir kurnazlık düşünmüş;
Keçi;
‒ Eşek kardeş, senin bu haline çok üzülüyorum demiş.
Eşek hayret etmiş. Bu keçi beni pek de sevmez, neden benim için üzülüyor diye düşünmüş, keçiye sormuş:
‒ Hayırdır benim için neden üzülüyorsun keçi kardeş?
Keçi,
‒ Nasıl üzülmeyeyim eşek kardeş, en ağır işleri sen yapıyorsun, değirmen taşına seni koşturuyorlar, sabahtan akşama kadar sırtında yükle dolaşıyorsun. Rahat etmek senin de hakkın. Sana bir dost tavsiyesi, bu durumdan bir an önce kurtulmaya bak.
Eşek düşünmüş, keçinin söylediklerinde haklılık payı var.
Eşek sormuş, peki keçi kardeş sence ne yapmalıyım?
Keçi,
Her sabah geçtiğin çukurların birinin yanından geçerken, ayağın kaymış gibi yaparak kendini çukurun içine yuvarla. Belki o zaman sahibimiz der bu eşek çok yoruldu ona biraz istirahat vereyim der. Belki de bir eşek daha alır o da sana yardımcı olur demiş.
Eşek, keçinin ağzından duyduklarına inanmış. Bir sabah yük taşırken geçtiği çukurların birine kendini atıvermiş. Eşek çukura kendini atıvermiş de ayağı kırılmış, her yeri yara bere içinde kalmış. Eşeğinin o halini gören çiftçi çok üzülmüş. Onu iyileştirmek için hemen bir veteriner getirmiş. Veteriner eşeği muayane etmiş ve demiş ki;
‒ Zavallı eşek çok kötü düşmüş, bunu ilaçlarla tedavi etmek mümkün değil. Ancak
sana söylediklerimi yaparsan eşeğin iyileşebilir. demiş.
Çiftçi, veterinere sormuş:
‒ Eşeğimi iyileştirmem için ne yapmam gerekiyorsa söyleyin. Eşek benim elim ayağım olmuş, o olmadan ben hiçbir işimi tamamlayamam demiş.
Veteriner,
‒ Eşeğinin tedavi olması için bir keçi ciğeri bulman gerekiyor. Keçi ciğerini haşlayıp suyunu eşeğe içireceksin demiş.
Çiftçi, eşeğini iyileştirmek için ahırdaki keçisinden vazgeçmiş.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Baykuş ile Horoz

    Baykuş ile Horoz Masalı Gökyüzünün mor örtüsü, alacakaranlığın ilk fısıltılarıyla yeryüzüne inmiş. Bilge Baykuş, asırlık çınarın en gösterişli dalına sessizce tünemiş. Rüzgârın kanatlarında taşıdığı uzun yolculuğun ardından, tüylerini kabartıp bir süre dinlenmiş. Göz kapakları ağırlaşmış ve içinden “Şöyle bir gözümü dinlendirmeli,” diye geçirmiş. O an, aşağıdan gelen telaşlı bir feryatla irkilmiş. Bir Horoz, can havliyle…

  • Katı Yürekli Zengin

    Katı Yürekli Zengin Hikayesi Ayna ayna, güzel ayna Ayna ayna, şeker ayna Ayna ayna, cici ayna; kim neler yaşamış anlat bana Ve sevgili aynacık gece mavisinde başlamış anlatmaya; Bir varmış, bir yokmuş. Günlerden bir gün, güzel bir ilkbahar sabahında, henüz kimsecikler yatağında doğrulmamışken, kuşlar o dal senin bu dal benim uçuşmaya başlamışlar bile. Yeni yeşermiş…

  • Leylek Leylek Havada

    Leylek Leylek Havada Masalı Leylek leylek havada Yumurtası tavada Az pişirdim yemedi Gömlek diktim giymedi Uç dedim uçmadı Bu leylek söz tutmadı Hay koca leylek hay. Bir zamanlar, uzak bir köyde bir leylek yuvası varmış. Anne leylek, dört yavrusu ile beraber bu yuvada yaşıyormuş. Yavruların gagaları henüz kırmızı olmadığı için siyahmış. Aşağı sokakta çocuklar oyun…

  • Hasta Aslan

    Hasta Aslan Masalı Hasta bir aslan, ömrünün son günlerine yaklaşmıştı. Mağarasının girişinde, ağır bir hastalığın pençesinde, nefes almakta zorlanarak yatıyordu. Bir zamanlar ormanların korkulan hükümdarı olan aslan, artık yerinden kıpırdayamayacak kadar güçsüz düşmüştü. Ormanın dört bir yanından hayvanlar onun etrafında toplanmıştı. Sessizce bekliyorlar, yıllardır içlerinde biriken korku ve kızgınlığın ağırlığını taşıyorlardı. Aslanın artık karşı koyamayacağını…

  • Şahin ile Kuzgun

    Şahin ile Kuzgun Masalı Bir derviş ormanlarda, kırlarda gezinir, doğada bulunan çeşit çeşit bitkilere, ağaçlara, her türden hayvanlara ibretle bakar, baktıkça da Allah-u Teala’nın yaratma kudretini tefekkür edermiş. Bir gün yine ormanda gezinirken ağzında bir parça et bulunan bir şahinin, öterek bir ağacın etrafında halkalar çizdiğini fark etmiş. “Hayırdır inşallah!” deyip şahinin hareketlerini izlemeye koyulmuş….

  • Dört Mevsim

    Dört Mevsim Masalı Bir zamanlar Toprak Ana, evinde yalnız yaşıyormuş. Yalnız yaşamak zormuş, bu yüzden canı çok sıkılıyormuş. Bir gün kalkmış, gök kralına misafirliğe gitmiş. Sarayın kapısına varınca, gürültüler, patırtılar duymuş. Kapıdaki nöbetçiye, “bunların ne olduğunu” sormuş. Nöbetçi: – Ne olacak, demiş. Mevsim kardeşlerin gürültüsü. İkisi kız, ikisi oğlan dört yaramaz çocuk var. Kavga edip…