Kral ve Ayakkabıları

kral masalı


Kral ve Ayakkabıları Masalı
Bir zamanlar zengin bir ülkeyi yöneten bir kral vardı. Bir gün ülkesinin her köşesini ziyaret etmek istedi. Yollara düştü, dağ tepe demeden her köye, her kasabaya gitti. Saraya döndüğünde, kayalıklardan geçtiği için ayakları epey ağrıyordu. Sürekli yollardaki taşların ve kaya parçalarının ayağını incittiğinden şikayet ediyordu.

Bu nedenle kral, adamlarına ülkesindeki tüm yollara deri döşenmesini emretti. Ülkesindeki tüm yollar deriyle kaplandığında kral rahatlıkla gezip dolaşabilecekti. Ne var ki, tüm yolları deri ile kaplamak oldukça güç idi, çok fazla inek derisi gerekiyordu. Sırf kral daha rahat yürüyebilmesi için çok para harcanacaktı.

Kraliçe bu duruma bir öneri getirdi. Kral’a;
-“Neden bu iş için bu kadar çok para harcayacaksınız ki? Tüm yolları deriyle kaplamak yerine sadece bir parça deri kesip kendi ayaklarınızı örterek bu sorunu çözebilirsiniz.” dedi.
Kraliçe’nin önerisi Kral’ın hoşuna gitti. Kraliçe’ye hak verip kendisi için deriden bir ayakkabı yaptırıp ülkesini karış karış gezmeye devam etti..

Öğüt: Dünyayı değiştiremeyiz ama kendimizi değiştirebiliriz.

Reklam

Benzer Gönderiler

  • Alice Harikalar Diyarında

    Alice Harikalar Diyarında Masalı Bir yaz günüymüş ve hava oldukça sıcakmış. Alice, güneşin altında oturmuş, kız kardeşiyle bir kitap okuyormuş. Kitap çok sıkıcıymış ve Alice uykulu hissetmeye başlamış. Birden, küçük, beyaz bir tavşan hızla yanlarından geçmiş. Tavşan, giysiler giymiş ve cebinden bir saat çıkarıp zamanı kontrol etmiş. “Eyvah! Geç kaldım! Geç kaldım!” diye bağırmış tavşan….

  • Farelerin Toplantısı

    Farelerin Toplantısı Masalı Bir kedi varmış, adı Karabela, Duman attırıyormuş farelere. Öylesine kırmış geçirmiş ki Gözlerden kaybolmuş fare milleti. Sağ kalanların her biri bir delikte, Açlıktan tahtaları kemirmekte. Karabela kedi olmaktan çıkmış, -Şeytanın ta kendisi olmuş gözlerinde. Derken Karabela, günün birinde, fare koklamaktan bıkmış, Kaldırmış kuyruğu, çıkmış sokağa, Bir dişi kedi aramaya. Hemen de bulmuş…

  • Karga ile Serçe

    Karga ile Serçe Masalı Bir zamanlar doğayı gezip dolaşmayı seven bir adam varmış. Bu adam, doğada gördüğü her şeye hayranlıkla bakar, her bir bitkiyi, ağacı ve hayvanı Allah’ın yarattığı bir mucize olarak görürmüş. Bir gün yine ormanda gezerken, ağzında bir parça ekmek taşıyan bir karganın bir ağacın etrafında daireler çizerek uçtuğunu fark etmiş. “Hayırdır inşallah,”…

  • Tilki ile Teke

    Tilki ile Teke Masalı Sıcak bir yaz gününde susayan bir tilki kuyunun yanına gelmiş, kuyunun etrafında dönerken ayağı kaymış, kuyuya düşmüş. Zavallı tilki ne yapmışsa kuyudan çıkmayı başaramamış. Sürüden ayrılan bir teke su içmek için kuyuya gelmiş, bir bakmış, kuyunun içinde bir tilki. Teke: “Tilki kardeş kuyuda ne yapıyorsun? Bu su içiliyor mu?” diye sormuş….

  • Hilebaz Tilki ile Ahmak Eşek

    Hilebaz Tilki ile Ahmak Eşek Günlerden bir gün, yedikleri, içtikleri ayrı gitmeyen iki arkadaş bir yolculuğa çıkmışlar. İki arkadaş, aynı zamanda ortaklardır. Çok ilerlemeden yol üstünde bir küp altın bulurlar ve sevinç ve neşe içinde şehre dönerler. Eşek, buldukları altınları yarı yarıya bölüşmeyi tilkiye teklif eder. Ancak tilkinin adil bir paylaştırmaya hiç niyeti yokmuş. Aklına…

  • Ayağına Diken Batan Karga

    Ayağına Diken Batan Karga Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bir karga varmış. Bir gün ayağına bir diken batmış. Bu dikeni almış, bir kocakarıya götürmüş. «Nine, demiş, şu dikenimi saklar mısın?» Nine almış dikeni, ocağın üst başına koymuş. Bir gün beklemiş, iki gün beklemiş, karga gelmemiş. Bir akşam, kandilini yakıyormuş, kandilin fitili kaçmış. Dikeni almış, fitili…

Bir yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir