Aydede ile Minik Tavşan

aydede ile tavşan masalı oku
Meraklı minik tavşanın tehlikeli bir uçurumda mahsur kalmasını ve iyi kalpli Aydede’nin ona yardım edişini anlatan sıcacık bir uyku masalıdır. Cesaret, dikkatli olma ve aile sevgisi temalarını işleyen bu eğitici çocuk masalı; yumuşak anlatımı ve huzur veren atmosferiyle çocukların hayal dünyasını zenginleştirir.

Aydede ile Minik Tavşan Masalı
Bir varmış bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, yıldızlar gökyüzünde sessiz sessiz parıldarken, küçük çocuklar sıcacık yataklarında uykuya dalmaya hazırlanırken, gökyüzünde gümüş ışığını dünyaya seren iyi kalpli bir Aydede yaşarmış.

Aydede her gece bulutların arasından ağır ağır süzülür, ormanları, dereleri ve uyuyan yavruları izlerirmiş. Gece korkan küçük canlılara yardım etmek ise onun en sevdiği şeymiş. Ay ışığını kimi zaman kaybolan bir sincabın yoluna düşürür, kimi zaman karanlıktan korkan minik kuşların yuvasını aydınlatırmış.

Yine böyle sakin ve serin bir gecede, Aydede gökyüzünde dolaşırken iki küçük yıldız ona seslenmiş. Biri neşeyle ışıldayan pırıl pırıl bir yıldızmış, diğeri ise utangaç utangaç parlayan sessiz bir yıldız.

“Merhaba Aydede!” diye seslenmişler birlikte.
“Bu gece nereye gidiyorsun?”

Aydede yumuşacık bir gülümsemeyle onlara bakmış.

“Bu gece Çiçekli Dağ’a gidiyorum,” demiş. “Orada yaşayan Minik Tavşan biraz fazla meraklıymış. Bakalım yine başını derde sokmuş mu?”

Yıldızlar kıkırdayarak dönüp durmuşlar gökyüzünde.

“İyi geceler Aydede!” demişler.

“Size de iyi geceler küçük yıldızlar,” diye cevap vermiş Aydede ve sessizce yoluna devam etmiş.

Çiçekli Dağ’ın eteklerine yaklaştığında, rüzgârın arasından incecik bir ağlama sesi duymuş. Önce bunun gece esen rüzgâr olduğunu sanmış. Ama biraz daha yaklaşınca sesin korkmuş bir yavrudan geldiğini anlamış.

Hemen ay ışığını dağın yamacına doğru indirmiş.

Bir de ne görsün…

Minik Tavşan küçücük bir kaya çıkıntısında titreyerek durmuş. Aşağısı çok derinmiş. Küçük patileri kayıyor, tutunduğu ince dal sallandıkça korkusu daha da büyüyormuş.

Yukarıda annesiyle babası endişeyle bağırıyormuş:

“Korkma Minik Tavşan! Sakın hareket etme!”

Minik Tavşan ise gözyaşları içinde,
“Düşeceğim!” diye ağlıyormuş.

Aydede yavaşça yanına yaklaşmış. Ay ışığı etrafa sıcacık bir aydınlık yaymış.

“Korkmana gerek yok küçük dostum,” demiş yumuşak sesiyle. “Ben geldim.”

Minik Tavşan şaşkınlıkla başını kaldırmış. Gözleri umutla parlamış.

“Aydede!” demiş sevinçle. “Beni kurtarır mısın?”

“Elbette kurtarırım,” demiş Aydede. “Ama önce derin bir nefes al bakalım.”

Minik Tavşan titreyen burnuyla derin bir nefes almış. Biraz olsun sakinleşmiş.

“Şimdi bana anlat,” demiş Aydede. “Buraya nasıl çıktın?”

Minik Tavşan utangaçça kulaklarını eğmiş.

“Anneme güzel çiçekler topluyordum,” demiş. “Sonra en güzel çiçeği uçurumun kenarında gördüm. Yavaş gidersem bir şey olmaz sandım. Ama tam çiçeği alacakken rüzgâr çıktı. Ayağım kaydı. Yuvarlandım. Son anda bu dala tutundum.”

Aydede başını yavaşça sallamış.

“Bazen en güzel görünen şeyler bile tehlikeli olabilir,” demiş sakin bir sesle. “Önemli olan dikkatli olmayı öğrenmek.”

Sonra gümüş ışığını uçurumun kenarına doğru uzatmış. Ay ışığı bir anda ince, parlak bir yola dönüşmüş. Sanki gökyüzünden yere inmiş ışıklı bir köprü gibi parlıyormuş.

“Şimdi korkmadan bana doğru gel,” demiş Aydede.

Minik Tavşan dikkatlice ayağa kalkmış. Titreyen küçük patileriyle ışıklı yolun üzerinde yavaş yavaş yürümüş. Her adımda biraz daha cesaret kazanmış. Sonunda Aydede’nin yanına ulaşınca ona sımsıkı sarılmış.

Aydede onu kucağına almış ve güvenle yukarı çıkarmış.

Annesiyle babası sevinçle yavrularına sarılmışlar.

“Çok teşekkür ederiz Aydede,” demişler. “Sen olmasaydın ne yapardık?”

Aydede gülümsemiş.

“Önemli olan Minik Tavşan’ın dersini öğrenmesi,” demiş.

Minik Tavşan başını öne eğmiş.

“Bir daha size haber vermeden tehlikeli yerlere gitmeyeceğim,” demiş usulca.

Aydede onun başını sevgiyle okşamış.

“İşte şimdi gerçek cesur tavşan oldun,” demiş.

Sonra yavaş yavaş gökyüzüne yükselmeye başlamış. Minik Tavşan ve ailesi ona el sallarken, Aydede bulutların arasından son kez seslenmiş:

“İyi geceler Minik Tavşan… Tatlı rüyalar…”

O gece Çiçekli Dağ’ın üstünde ay ışığı her zamankinden daha parlakmış. Küçük tavşan ise ailesinin yanında huzurla uykuya dalmış.

Ve gökyüzündeki yıldızlar, o gece uzun süre mutlulukla parıldamış…

Masal da burada bitmiş.

Masaldan Çıkarılacak Ders:
Merak güzel olsa da insanın dikkatli olması gerekir. Büyüklerin sözünü dinlemek, tehlikeli yerlere tek başına gitmemek ve zor anlarda sakin kalmak bizi güvene ulaştırır.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Elif ve Yıldızların Sihri

    Elif ve Yıldızların Sihri Masalı Bir zamanlar, yemyeşil tepeler ve koca çınar ağaçlarıyla çevrili küçük bir köyde Elif adında nazik bir kız yaşardı. Elif, sevgi dolu kalbi ve insanlara umut veren gülümsemesiyle tanınırdı. Büyükannesiyle birlikte küçük bir evde yaşıyor ve ondan paylaşmanın ve iyiliğin değerini öğreniyordu. Bir akşam, Elif pencere kenarında otururken gökyüzünde kayan bir…

  • Komik Nasrettin Hoca Fıkraları

    En Komik Nasrettin Hoca Fıkraları Türkiye’nin çocuk masalları sitesinde online olarak ücretsiz okuyabilirsiniz. Günlerden bir gün, Nasrettin Hoca, eşeğine binip çarşıya erzak almaya gitmiş. Çarşıda ne bulmuşsa almış; un, buğday, şeker, tuz.. Eşyaların hepsini koca bir çuvala koymuş, çuvalı sırtladığı gibi eşeğine binip yola koyulmuş. Nasrettin Hoca, eşeğiyle yolda tıngır mıngır giderken, yolda çocuklarla karşılaşmış….

  • Şahin ile Kuzgun

    Şahin ile Kuzgun Masalı Bir derviş ormanlarda, kırlarda gezinir, doğada bulunan çeşit çeşit bitkilere, ağaçlara, her türden hayvanlara ibretle bakar, baktıkça da Allah-u Teala’nın yaratma kudretini tefekkür edermiş. Bir gün yine ormanda gezinirken ağzında bir parça et bulunan bir şahinin, öterek bir ağacın etrafında halkalar çizdiğini fark etmiş. “Hayırdır inşallah!” deyip şahinin hareketlerini izlemeye koyulmuş….

  • Avcı ile Aslan

    Avcı ile Aslan Masalı Günlerden bir gün, ok atışıyla ünlü bir avcı, avlanmak için ormana gitmiş. Avcıyı gören hayvanlar korkuyla sağa sola kaçarak gözden kaybolmuşlar. İçlerinden sade aslan kaçmamış, üstelik avcıya meydan okumuş. Avcı, aslanın karşısına geçim okunu mızrağa yerleştirdikten sonra yayı girmiş ve; ” Habercimin sana bir haberi var! ” deyip tek atışla aslanı…

  • Baykuş ile Horoz

    Baykuş ile Horoz Masalı Gökyüzünün mor örtüsü, alacakaranlığın ilk fısıltılarıyla yeryüzüne inmiş. Bilge Baykuş, asırlık çınarın en gösterişli dalına sessizce tünemiş. Rüzgârın kanatlarında taşıdığı uzun yolculuğun ardından, tüylerini kabartıp bir süre dinlenmiş. Göz kapakları ağırlaşmış ve içinden “Şöyle bir gözümü dinlendirmeli,” diye geçirmiş. O an, aşağıdan gelen telaşlı bir feryatla irkilmiş. Bir Horoz, can havliyle…

  • Karagöz ve Hacivat: Bayramlaşma Bayramı

    Çocuklara Karagöz – Hacivat Konuşmaları Çocuklar için Türk kültürünün önemli bir figürü olan Hacivat ile Karagöz’ün kısa komik konuşmalarından oluşan bir diyalogu daha sizlere sunmaktayız. Keyifli okumalar dileriz. Bayramlaşma Bayramı (Karagöz gelir, içeri girerler.) HACİVAT – Karagöz’üm hoş geldin!… KARAGÖZ – Hoş bulduk Hacı Cavcav, hoş bulduk!… Ver elini öpeyim! HACİVAT – Efendim, bu ne…