Komik Nasrettin Hoca Fıkraları

Komik Nasrettin Hoca Fıkraları
En Komik Nasrettin Hoca Fıkraları Türkiye’nin çocuk masalları sitesinde online olarak ücretsiz okuyabilirsiniz.

Günlerden bir gün, Nasrettin Hoca, eşeğine binip çarşıya erzak almaya gitmiş. Çarşıda ne bulmuşsa almış; un, buğday, şeker, tuz.. Eşyaların hepsini koca bir çuvala koymuş, çuvalı sırtladığı gibi eşeğine binip yola koyulmuş.

Nasrettin Hoca, eşeğiyle yolda tıngır mıngır giderken, yolda çocuklarla karşılaşmış.

Çocuklar:

– Nasrettin Hoca! Nasreddin Hoca! O koca çuvalı niye sırtına almışsın? diye sormuşlar.

Nasrettin Hoca:

– Ne var yahu! Çarşıya gittim, eve erzak aldım. Hepsini bir çuvala koydum evime dönüyorum. demiş.

Çocuklar;

– İyi de Hoca, neden eşeğin sırtına yüklemedin de, kendine yük etmişsin o çuvalı.

Hoca;

– Zavallı eşek sabahtan beri beni taşıyor zaten, bu yük çuvalını da ona taşıtmaya gönlüm razı olmadı. demiş.

Aynı Yaştayız Fıkrası

Nasrettin Hoca’nın arkadaşları bir gün onu kızdırmak için Hoca’ya soru sormuşlar. Hoca’nın hazır cevaplığı ve sözlerindeki kıssadan hisseler arkadaşlarının pek hoşuna gidermiş.

Hoca’ya sormuşlar;

“Hoca, sen mi yaş olarak büyüksün, yoksa kardeşin mi?” diye sormuşlar.

Nasrettin Hoca arkadaşlarının onunla alay etmeye çalıştığını anlayınca hemen cevap vermiş;

“Geçen sene bu durumu merak edip anneme sormuştum, annem de;

‘Kardeşin senden bir yaş küçük.’ demişti. O günden bugüne tam bir yıl geçtiğine göre şimdi aynı yaştayız.” demiş.

Ben Zaten İnecektim Fıkrası

Günün birinde Hoca Efendi pazara gitmek için eşeğine biner ve yola koyulur. Bir süre gittikten sonra eşek huysuzlanır ve ardından hoplayıp zıplamaya başlar. Derken Nasreddin Hoca da eşekten düşüverir. Düşer düşmesine de çevresine toplanan çocuklar toplu hâlde bağırmaya başlarlar:

“Nasrettin Hoca eşekten düştü, Nasrettin Hoca eşekten düştü.”

Hoca, şöyle bir sağına soluna baktıktan sonra büyüklerden kimselerin olmadığını görünce eşe
dosta rezil olmamak için;

“Çocuklar, eşekten düşmedim, ben zaten eşekten inecektim.” deyiverir.

Benzer Masallar

  • Obur Kaplumbağa

    Çocuk masalları ve çocuk hikayeleri okuma sitemizdeki yeni masalımızın adı Obur Kaplumbağa Masalı. Keyifli okumalar dileriz. Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zamanların birinde, tavuk tencerenin içinde, ben ninemin beşiğini sallar iken, Allah’ın kulları buğday tanesinden çokmuş. Kimi kavak gibi uzun, kimi kabak gibi tombulmuş, Kimi yürürken tıs tıs eder, kimi kuş gibi uçarmış. Yeşil mi…

  • Akıllı Çoban

    Akıllı Çoban Masalı Bir varmış bir yokmuş. Eski çağlarda Şahmerdan isimli bir hükümdar yaşarmış. Hükümdar, bir gün bütün halkı toplamış ve onlara şöyle bir vazife vermiş: -Şu soruların cevabını en kısa zamanda bulun: Doğu ile batının arası kaç günlük yol? Allah, şu anda ne yapıyor? Bu iki sorunun cevabını üç gün içinde bulamazsanız hepinizin boynunu…

  • Zümrüt ile Horoz

    Horoz ile Yeşil Zümrüt Masalı Bir zamanlar, yemyeşil tarlaların çevrelediği eski bir çiftlikte renkli tüyleriyle dikkat çeken bir horoz yaşarmış. Bu horoz sabahları gün doğmadan uyanır, yüksekçe bir çitin üzerine çıkıp güçlü sesiyle bütün çiftliği uyandırırmış. Sonra da her gün yaptığı gibi yiyecek aramak için bahçeye iner, toprağı gagasıyla eşeler dururmuş. O yıl kış uzun…

  • Tüccar Olan Çoban

    Tüccar Olan Çoban Masalı Deniz kıyısına yakın meralarda sürüsünü otlatan bir çoban, bir gün bir kayanın üzerine oturup kendisini rüzgarın serinliğine bıraktı. Güzel bir yaz günüydü, okyanus sessiz sakin çarşaf gibi uzanıyordu. Böylece oturmuş, denizdeki yelkenlileri seyrederken;” Eğer benimde bir yelkenlim olsaydı, uzaklardaki yabancı ülkelere giderdim ve mesut olurdum” diye düşündü. Bu arzusu o kadar…

  • Tilki ile Kirpi

    Tilki ile Kirpi Masalı Günlerden bir gün, tilki avını avlamış, karnı tok, sırtı pek bir vaziyette, ıslık çala çala ormanda yürüyormuş. Yolda bir kirpiye rastlamış. Daha önce kirpi görmeyen tilki, kirpiye merak edip sormuş; – “Sen de kimsin? Bu dikenleri neye taşıyorsun? Kirpi; “Ben kirpiyim. Peki, sen kimsin?” Tilki; “Ben de tilkiyim. Sen ne arıyorsun…

  • Gül Perisi

    Gül Perisi Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, periler ülkesinde bahçenin tam ortasında bir gül ağacı varmış. Güllerle dolu bu ağacın üzerinde bir gül perisi yaşıyormuş. Peri öylesine küçükmüş ki kimse onu göremiyormuş. Kanatları omuzlarından ayaklarına kadar iniyormuş. Bu minik sevimli perinin her gül yaprağının altında minik bir yatağı varmış. Gülün incecik yapraklarından oluşan…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir