Altın Kartal ile Saksağan

altın kartal ile saksağan masalı
Altın Kartal ile Saksağan Masalı

Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, dağların göğe en yakın olduğu bir yerde Altın Kartal yaşarmış. Bu kartal, uçmanın inceliğini, avlanmanın sabrını çok iyi bilirmiş. Günlerce bekler, doğru anı kollarmış.

Bir gün, yüksek bir kayanın tepesinden aşağıyı seyretmiş. Aşağıda, annesinin yanından biraz ayrılmış küçük bir kuzu varmış. Altın Kartal, rüzgârın yönünü hesaplamış, kanatlarını açmış ve bir ok gibi süzülmüş. Güçlü pençeleriyle kuzuyu kavramış, onu yerden kesip güvenli bir yere götürmüş.

Bu sahneyi uzaktan izleyen bir saksağan, gördüklerinden çok etkilenmiş. Altın Kartal’ın ihtişamına, gücüne hayran kalmış. İçinden bir ses:

“Ben yapamaz mıyım sanki?” demiş kendi kendine. “Eksiğim ne? Ben de kuşum!”

Hiç düşünmeden atılmış; ama bu kez hedefi koca bir koçmuş. Saksağan koçun sırtına konar konmaz, pençeleri kıvrım kıvrım yünlere dolanmış. Ne kadar çırpınmışsa da kurtulamamış. O böyle çırpınıp dururken, sürüsünü uzaktan izleyen çoban olan biteni fark etmiş.

“Buna ne olmuş böyle?” diyerek yanına gelmiş, saksağanı yakalamış. Akşam olunca da onu çocuklarına götürmüş. Çocuklar merakla sormuşlar:

“Baba, bu ne kuşu?”

Çoban gülümsemiş:

“Benim bildiğim saksağanmış; ama kendisine sorarsan kendisini Altın Kartal sanırmış,” demiş.

Masaldan çıkarılacak ders:

“Kendi yetenek ve sınırlarını bilmeden başkalarına öykünerek boyundan büyük işlere kalkışmak, kişiyi hedefine ulaştırmaz; aksine gülünç ve çaresiz durumlara düşürür.”

Benzer Masalları Okuyun!

  • Büyükannenin Sürprizi

    Büyükanne’nin Sürprizleri Büyükanne Gülistan her pazar sabahı torunlarını ziyarete gelirmiş. Her ziyaret aynı şekilde başlarmış: Önce kapı zili çalarmış. Sonra Kerem merdivenlerden hoplaya zıplaya inermiş. Zeynep ise kapıyı açmaya koşarmış. Ve her seferinde, Büyükanne Gülistan’ın elleri dolu olurmuş. Ama torunlar hiçbir zaman ne getireceğini bilemezmiş. Bazen ihtiyaçları olan şeyleri getirirmiş — rengârenk çoraplar, kalemler ya…

  • Su Damlası

    Çoğu zaman dikkat etmediğimiz, küçük şeyler, yaşamımızdan pek çok örnekler taşır. Su Damlası Masalı da bunlardan biri. Geçmiş zamanların birinde, Dev Amca adında biri yaşarmış. Dev Amca, etrafındaki güzel ve ilginç olan her şeye sahip olmak ister, onları elde edemezse çılgına dönermiş. Böyle durumlarda bir büyücüden yardım alır ya da kendisi bir yol arayarak, onlara…

  • Gümüş Gözlü Dev

    Gümüş Gözlü Dev Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Develer tellal iken, pireler Berber iken, Ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, uçsuz bucaksız Kafdağı’nda Gümüş Gözlü bir dev yaşarmış. Gümüş Gözlü Dev, diğer devler gibi hain ve acımasız değilmiş. Aksine altın gibi bir kalbi varmış. Herkese iyilik düşünür, herkesin yardımına koşarmış. Ülke hükümdarı olan Sarı…

  • Ezop Masalları

    Şahin ile Güvercinler Masalı Güvercinler, her zaman şahinlerin kendilerini avlayacağı korkusuyla yaşarlar; her zaman dikkatli olmak ve güvercinliğin yakınında kalmak zorunda olduklarını düşünürler. Ancak bu şekilde şahinlerin saldırısından kurtulabilirler. Güvercinlerin bu özelliklerinden dolayı saldırılarının başarılı olmadığını düşünen bir şahin, güvercinleri kurnazlıkla avlamaya karar vermiş. Güvercinlere; “Beni kralınız olarak kabul ederseniz ben de size saldırmaktan vazgeçerim…

  • Açgözlü Aslan ile Akıllı Tavşan

    Açgözlü Aslan ile Akıllı Tavşan Masalı Bir varmış bir yokmuş… Evvel zaman içinde, büyük bir ormanda açgözlü ve zalim bir aslan yaşarmış. Önüne çıkan hayvanlara saldırır, onları avlarmış. Bu yüzden ormandaki bütün hayvanlar ondan çok korkarmış. Bir gün hayvanlar kendi aralarında toplanıp bir karar vermişler. Her gün içlerinden biri gönüllü olarak aslana gidecekmiş. Böylece aslan…

  • Dört Mevsim

    Dört Mevsim Masalı Bir zamanlar Toprak Ana, evinde yalnız yaşıyormuş. Yalnız yaşamak zormuş, bu yüzden canı çok sıkılıyormuş. Bir gün kalkmış, gök kralına misafirliğe gitmiş. Sarayın kapısına varınca, gürültüler, patırtılar duymuş. Kapıdaki nöbetçiye, “bunların ne olduğunu” sormuş. Nöbetçi: – Ne olacak, demiş. Mevsim kardeşlerin gürültüsü. İkisi kız, ikisi oğlan dört yaramaz çocuk var. Kavga edip…