Tavşan ile Kirpi

kirpi ile tavşan

Kirpi ile Tavşan Masalı

Günlerden bir gün, güneşin ilk ışıkları ile Bay Kirpi uykusundan uyanmış, giyinip kahvaltısını etmiş ve yeni gelen ilkbaharın tadını çıkarmak için yürüyüşe çıkmış. Hava, yeni açan çiçeklerin mis gibi kokusuyla doluymuş. Bay Kirpi ağır adımlarla yürüyerek tatlı tatlı ısıtan güneşin tadını çıkarıyormuş.

Karşıdan tavşanın geldiğini görünce biraz neşesi kaçmış; çünkü tavşan kendini çok beğenen, şımarık biriymiş. Tavşan, “Günaydın kirpi kardeş. Nasılsın? Sabahın bu saatinde neden yollardasın?” diyerek Bay Kirpi’nin önünde durmuş.

Bay Kirpi, “Günaydın, tavşan kardeş. Yürüyüşe çıkmıştım,” diye cevap verince tavşan kahkahalarla gülmeye başlamış. Bay Kirpi, tavşanın bu tavrına pek sinirlenmiş. “Komik bir şey mi söyledim? neden gülüyorsun?” demiş.

Tavşan alay edercesine, “Yürüyüş mü yapıyorsun? Hem de bu bacaklarla!” demiş. Bay Kirpi, tavşanın bu sözlerine çok üzülmüş. Bacaklarının kısa olduğunu o da biliyormuş ama bu, kendisiyle alay edilmesini gerektirmezmiş. Ayrıca kısa bacaklarıyla da gayet güzel yüreyebiliyormuş!

Bay Kirpi öfkeyle cevap vermiş tavşana. “Evet, hem de bu bacaklarla! Ben istesem seni bile geçerim!” Tavşan bu sözler karşısında gülmekten yerlere yatmış. “Senin bu kadar şakacı olduğunu bilmezdim, kirpi kardeş.”

Bay Kirpi göğsünü kabartarak, “Şaka yapmıyorum. Var mısın bir yarışa?” diye sormuş. Tavşan hemen ciddileşmiş. “Nesine?” “Kaybeden, galip gelenin bir günlük tüm işlerini yapacak,” demiş Bay Kirpi büyük bir ciddiyetle. “Kabul,” diyerek elini uzatmış tavşan.

Kirpi ile tavşan el ele sıkışarak anlaşmalarını yapmışlar. Kirpi, “Yarım saat sonra tam bu noktada buluşalım,” demiş. Tavşan başını sallayarak onaylamış onu. Ardından ikisi ters yöne gitmiş. Bay Kirpi koşarak eve gitmiş. Karısına seslenmiş ve tavşanla aralarında geçen konuşmayı anlatmış.

Bayan Kirpi iddiayı duyunca paniklemiş. “Sen ne yaptın? Tavşanı geçmen mümkün değil.” Bay Kirpi, “Merak etme, bir planım var. Tavşan uzun bacaklarına güveniyor ama ben aklım sayesinde ona çok iyi bir ders vereceğim,” dedikten sonra heyecanla planını anlatmaya başlamış.

“Yarışma, patikadan sonra başlayıp yaşlı meşe ağacının altında bitecek. Ben yolun sağından koşacağım. Sen de bitiş noktasında, yani meşe ağacının altında duracaksın. Tavşan bitiş noktasına geldiği zaman, ‘Geç kaldın, tavşan. Ben çoktan geldim,’ diyeceksin.”

Bayan Kirpi planı duyunca gülmeye başlamış. “Ah! Sen çok zekisin,” dedikten sonra bitiş noktasındaki yerini almış. Bay Kirpi başlama noktasına geldiğinde tavşanın kendisini beklediğini görmüş. Tavşan alay ederek, “Ben de yenildiğini anladığın için yarışmaktan vazgeçtiğini düşünmeye başlamıştım, kirpi kardeş,” demiş.

Bay Kirpi, tavşanın sözlerini umursamadan yerini almış. Tavşan saymaya başlamış. “Bir… İki… Üç… Başla!” der demez bütün gücüyle koşmaya başlamış. Tavşan bitiş noktasına gelmek üzereyken Bayan Kirpi meşe ağacının arkasından çıkıp, “Geç kaldın, tavşan. Ben çoktan geldim,” demiş. Tavşan şaşkınlıktan olduğu yerde kalakalmış. Yenildiğine inanamamış.

“Bu sayılmaz! Tekrar yarışalım,” diyerek aksi yöne, başlama noktasına doğru koşmaya başlamış. Başlama noktasına ulaştığı sırada Bay Kirpi ona el sallamış. “Hu! Hu! Geç kaldın, tavşan. Ben çoktan geldim.” Tavşan yenilgiyi hazmedememiş. Öfkeyle, “Beni geçmenin imkanı yok! Bir kez daha yarışacağız,” demiş ve tüm gücüyle bitiş noktasına doğru koşmaya başlamış. Bay Kirpi gülerek, “İstediğin kadar yarışabiliriz,” diye ardından bağırmış.

Tavşan bu sefer Bayan Kirpi’yi geçtiğine eminmiş. Gülerek arkasına bakarken meşe ağacının arkasından, “Geç kaldın, tavşan. Ben çoktan geldim,” diyen bir ses duymuş. Kafasını çevirince Bayan Kirpi’yi görmüş ve aynı hızla aksi yöne koşmaya başlamış. Tavşan bütün gün bir böyle bir aşağı bir yukarı koşmuş durmuş. Sonunda yorgunluktan olduğu yere yığılmış.

Ertesi gün Bay ve Bayan Kirpi bahçede otururlarken tavşan tüm ev işlerini yapmış. Tavşan işlerini bitirdikten sonra Bay Kirpi onu yanına çağırmış ve yarışta hile yaptığını anlatmış. “Kendini öyle çok beğeniyordun ve başkalarını öyle çok aşağılıyordun ki sana bir ders vermek istedim,” demiş. Tavşan biraz düşündükten sonra Bay Kirpi’ye hak vermiş. Tavşan davranışları için, kirpi de tavşanı kandırdığı için özür dilemiş.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Katı Yürekli Zengin

    Katı Yürekli Zengin Hikayesi Ayna ayna, güzel ayna Ayna ayna, şeker ayna Ayna ayna, cici ayna; kim neler yaşamış anlat bana Ve sevgili aynacık gece mavisinde başlamış anlatmaya; Bir varmış, bir yokmuş. Günlerden bir gün, güzel bir ilkbahar sabahında, henüz kimsecikler yatağında doğrulmamışken, kuşlar o dal senin bu dal benim uçuşmaya başlamışlar bile. Yeni yeşermiş…

  • Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi

    Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi Bir zamanlar, kırmızı başlıklı adında küçük bir kız varmış. Annesi ona üzerinde kırmızı başlığı olan bir pelerin almış. Kız bu pelerini çok seviyormuş ve nereye gitse onu giyiyormuş. Bu nedenle de herkes ona Kırmızı Başlıklı Kız diyormuş. Bir gün “Kırmızı Başlıklı Kız!” diye seslenmiş kızın annesi. “Büyükannen hâlâ hasta. Hadi giyin de,…

  • Pisboğaz Tilki ile Leylek

    Pisboğaz Tilki ile Yardımsever Leylek Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ormanın birinde yaşayan uyanık mı uyanık bir tilki varmış. Lakin bu tilkinin en kötü huyu pisboğaz olmasıymış ne bulsa yer gözü hiç doymazmış. Bir gün yerde gördüğü ne olduğunu bilmediği bir kemik parçasını yiyeyim derken kemik boğazına takılmasın mı?…

  • Altın Yumurtlayan Kaz

    Altın Yumurtlayan Kaz Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde köylerden şirin mi şirin bir köy varmış. Bu köyde yoksul bir köylü çiftçi yaşarmış. Bu çiftçi kazları çok severmiş, her gün kazları beslermiş ama bir kazı varmış ki çok özelmiş. Özelliği ise altın yumurtluyor olmasıymış, çiftçi her gün altından olan yumurtayı şehre götürüp kuyumcuda…

  • Kar Tanesi

    Kar Tanesi Masalı Çok soğuk bir kış günüymüş. Kar taneleri, süzüle süzüle yeryüzüne iniyorlarmış. Küçük kar tanesi buluttan ayrılırken, bulut ona seslenmiş: Güle güle git, dostum. Yeryüzüne benden selam götür. Ama çok güzel bir yere düş olur mu? – Tamam, demiş kar tanesi. Çok güzel bir yere düşeceğim. Sonra kar tanesi kendisini rüzgarın kollarına bırakmış….

  • Dağlar Beyi’nin Oğlu ile Ovalar Beyi’nin Kızı

    Dağlar Beyi’nin Oğlu ile Ovalar Beyi’nin Kızı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde analar doğacak çocuklarının beşiğini sallar iken.. Ben sedirde mışıl mışıl uyurken.. Bir ses duyup kalktım. Etrafa şöyle bir baktım. Periler dans ediyor, bitkiler cirit oynuyordu. Başka hiç kimseler yoktu. Bir varmış bir yokmuş… Dağlar Beyi’nin kırk yaşından sonra…