Fil ve Karıncalar

fil ile karınca masalı
Fil ve Karıncalar Masalı

Bir zamanlar yemyeşil bir ormanda karıncalar gölün kenarında yuva yapmıştı. Kocaman bir fil, eğlence olsun diye gelip karıncalara karşı zorbalık yapardı, karıncaların yuvasına gider ve karıncaların yuvasına hortumuyla su püskürtürdü. Karıncalar bu durumdan çok rahatsız oluyordu çünkü her gün yuvaları su doluyor, o suyu dışarı atmak için çok çaba harcıyorlardı. Fil ise, iri yapısına güvenerek karıncaları küçümsüyor, onlarla alay ediyordu.

Günlerden bir gün karıncalar bir araya geldiler ve file bir ders vermeye karar verdiler. Fil gece uykusundayken sessizce yanına yaklaşıp hortumuna girdiler ve hepsi birden filin hortumunu ısırmaya başladılar. Fil acı içerisinde bağırmaya başladı, tek yapabildiği acı içerisinde bağırıp sağa sola koşmaktı. Sonunda hatasını anladı ve zorbalık yaptığı karıncalardan özür diledi.

Masaldan çıkarılacak ders:

Alçakgönüllü olun ve herkese nezaketle davranın. Başkalarından daha güçlü olduğunuzu düşünüyorsanız, gücünüzü onlara zarar vermek yerine onları korumak için kullanın.

Benzer Masallar

  • Rüzgaroğlu Masalı

    Rüzgaroğlu Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Rüzgâroğlu adında az konuştu, çok dinler bir adam varmış. Rüzgâroğlu, evli imiş. Beş yaşında Nuryüz adında bir oğlu, 4 yaşında Gülyüz adında bir kızı varmış. Rüzgâroğlu ailesi o kadar zengin ve mutluymuş ki, iğne ucu kadar bile eksiği yokmuş. Rüzgâroğlu ava meraklı olduğundan…

  • Kral Midas’ın Altın Dokunuşu

    Kral Midas’ın Altın Dokunuşu Masalı Bir zamanlar, uzak ülkelerin birinde Midas adında çok zengin bir kral yaşarmış. Görkemli sarayında biricik kızı Prenses ile birlikte mutlu mesut yaşarmış. Kral Midas, zenginliği çok fazla önemser, dünyanın en zengin insanı olma hayaliyle yaşarmış. Günlerden bir gün, Midas, ormanda gezerken, yaşlı nine kılığında bir peri kızıyla karşılaşmış, peri kızı…

  • Dört Mevsim

    Dört Mevsim Masalı Bir zamanlar Toprak Ana, evinde yalnız yaşıyormuş. Yalnız yaşamak zormuş, bu yüzden canı çok sıkılıyormuş. Bir gün kalkmış, gök kralına misafirliğe gitmiş. Sarayın kapısına varınca, gürültüler, patırtılar duymuş. Kapıdaki nöbetçiye, “bunların ne olduğunu” sormuş. Nöbetçi: – Ne olacak, demiş. Mevsim kardeşlerin gürültüsü. İkisi kız, ikisi oğlan dört yaramaz çocuk var. Kavga edip…

  • Açgözlü Kedi

    Açgözlü Kedi Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Uzak mı uzak bir ülkede yaşayan yaşlı bir nine varmış. Bu ninenin bir de kedisi varmış. Bu kedi o kadar tembelmiş ki patisini bile kaldırmaya üşenir bütün gün yatar yaşlı ninenin verdiği yiyecekleri yer, yerinden bile kıpırdamazmış. Günler geçtikçe tembel kedi çok zayıflayıp, çelimsizleşmiş. Artık ona yaşlı ninenin…

  • Komik Nasrettin Hoca Fıkraları

    En Komik Nasrettin Hoca Fıkraları Türkiye’nin çocuk masalları sitesinde online olarak ücretsiz okuyabilirsiniz. Günlerden bir gün, Nasrettin Hoca, eşeğine binip çarşıya erzak almaya gitmiş. Çarşıda ne bulmuşsa almış; un, buğday, şeker, tuz.. Eşyaların hepsini koca bir çuvala koymuş, çuvalı sırtladığı gibi eşeğine binip yola koyulmuş. Nasrettin Hoca, eşeğiyle yolda tıngır mıngır giderken, yolda çocuklarla karşılaşmış….

  • Balıkçının Kavalı

    Balıkçının Kavalı Masalı Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir zamanlar deniz kenarında yaşayan, bir balıkçı varmış. Balıkçı, bir gün kavalını da alıp, denizde balık avına çıkmış. Gide gide denizin ortasına varmış. Kavalını çıkarıp üflemeye başlamış. Umudu şuymuş: O büyüleyici kaval sesiyle balıkları yüzeye çıkartıp, onları kolayca yakalamakmış. Kavalı üfledikçe üflemiş, melodiler rüzgarla dalgalanmış. Fakat…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir