İyiliğe Karşı Kötülük

iyiliğe karşı kötülük

İyiliğe Karşı Kötülük Masalı

Bir gün avcılar ormanda avlanmaya çıkmışlar. Çok geçmeden bir alageyik görmüşler. Avcılar alageyiğin peşine düşmüşler, alageyik önlerinde var gücüyle kaçıyormuş. Alageyik asma dolu bir bahçeye girmiş. Asmaların yaprakları boldur birinin altına saklanırım, avcılar beni görmez diye düşünmüş. Avcılardan saklanarak asmalardan birinin altına girmiş. Avcılar da alageyiği görmeyip geçip gitmişler.

Alageyik avcıların gittiğini görünce hemen doğrulmuş. Taptaze, yemyeşil asmaya dayanamamış, başlamış yapraklarını yemeye.. Hatır hutur yerken, sesi avcıların kulağına gitmiş.

— Yakınlarda bir yerde ses geliyor. Bir av var galiba, demişler.

Oklarını çıkarıp yaylarına geçirmişler, gerip gerip fırlatmışlar. Okun biri alageyiğin yüreğini saplanmış ve yere yıkılmış.

Ölürken:

— Bunu hak ettim, demiş alageyik. Asmaya sığınıp canımı korudum, sonra onun iyiliğine karşılık tuttum yapraklarını, filizlerini yedim. İyiliğe karşı kötülük ettim.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Adam ile Aslan

    Çocuk masalları sitemizin en kısa masallarından olan Adam ile Aslan Masalı Bir gün bir adam ile aslan beraber yolculuk ediyorlarmış. Kim daha güçlü, kim daha cesur onu tartışmaya başlamışlar. Çok geçmeden yol kenarında, bir adamın aslanı boğazlayan heykeline rastlamışlar. Adam; “Görüyor musun?” demiş aslana, “Bu heykel, insanın daha güçlü ve cesur olduğunun ispatı değil mi?”…

  • Asla Yalan Söylemeyen Çocuk

    Asla Yalan Söylemeyen Çocuk Masalı Çok çok eski zamanlarda, insanlar ilim öğrenmek için çok çalışırlar, her türlü güçlüklere katlanırlardı. Küçük yaşlarında köylerinden, ailelerinden ilim öğrenmek için ayrılırlar, yıllarca onlardan uzaklarda zor şartlar altında yaşarlardı. Seyyid Abdülkadir’in de küçük yaşta içine öğrenme arzusu doğmuş, bunun çarelerini aramaya başlamıştı. Sonunda dayanamadı, annesine gelerek; -Anneciğim, ilim öğrenmek için…

  • Maymun ile Timsah

    Maymun ile Timsah Masalı Bir zamanlar, nehir kenarındaki ağaçta yuva yapmış bir maymun ile timsah arkadaş olmuşlar. Maymun, ağaçların dallarında oynayıp zıplıyormuş. Bir gün timsah nehirde yiyecek aramaktan yorulmuş, maymun arkadaşının yuva yaptığı ağacın gölgesinde dinleniyormuş. Maymun, ağacın altında yorgun görünen timsah arkadaşına biraz böğürtlen vermiş. Timsah böğürtlenleri afiyetle yemiş, maymun arkadaşına teşekkür ederek yuvasına…

  • İhtiyar Değirmenci

    İhtiyar Değirmenci Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Uzak, çok uzak bir şehirde çok fakir bir köy varmış. Bu köyün adı da fakir köymüş. Fakir köyün toprağı çorak, havası kurakmış. Bitki yetişmez, hayvan barınmazmış. Hal böyle olunca köydeki herkes bir dilim ekmeğe muhtaçmış. Bu köyde fakir ve ihtiyar bir değirmenci varmış. Toprakta buğday yetişmiyormuş ki, insanlar…

  • Geyik ile Deve

    Geyik ile Deve Masalı Bir zamanlar geniş bozkırların ve ıssız çöllerin ortasında, bir deve ile bir geyik dost olmuş. Deve uzun boylu, heybetli ve ağırbaşlı bir hayvanken; geyik çevik, zarif ve akıllıymış. Birlikte gezip doğanın sunduğu nimetlerden faydalanırlarmış. Bir gün deve ile geyik, uzak diyarlardaki bir pınarın suyunu tatmak için yola çıkmış. Ancak yolda bir…

  • Borç Korkusu

    Karagöz ve Hacivat: Borç Korkusu HACİVAT – (Hacivat dükkânın önünde otururken Karagöz geçmektedir. Seslenir) Karagöz, Karagöz!… KARAGÖZ – ……………. HACİVAT – (Söylenir.) Allah Allah? Başına kötü bir şey mi geldi acaba, dalgın dalgın geçiyor? (Seslenir.) Karagöz, Karagöz!… KARAGÖZ – Merhaba Hacı Cavcav, sen burada mısın? HACİVAT – Canım nerede olacağım ya? Burası benim dükkanım değil…