Kısa Masal Örnekleri

tavşan masalı
Kısa masal örneklerinden Ezop’un ve La Fontaine’nin en güzel masallarından örnekler sunacağız. Keyifli okumalar dileriz..

İlk masalımızın adı; Kaplumbağa ile Tavşan

kaplumbağa ile tavşanGünlerden bir gün, kaplumbağa tavşanın karşısına geçmiş:“ Ben senden daha hızlı koşarım!” demiş. Tavşan: “Git işine!” demişse de dinletememiş. Sonunda bakmış olmayacak, yarış etmeye hazır olmuş. Gün gösterip sözleşmişler, sonra ayrılmışlar. Günü gelmiş. Tavşan nasıl koştuğunu biliyor ya! hiç aldırmamış, yolun kıyısına kıvrılmış, uyumuş; ama kaplumbağa koşamayacağını biliyor, bir dakikasını bile geçirmemiş, hemen yola düzülmüş, gidecekleri yere tavşandan önce varmış.

Çalışmak bazen doğuştan gelme güçleri de alt eder, hele doğuştan vergili olan tembellik ederse!

Kedi ile Papağan
kedi ile papağan masalıAdamın biri bir papağan almış, evin içine salıvermiş. Papağan insana alışıkmış, oradan oraya sıçramış, ocağın üstüne çıkmış, orada da tuhaf tuhaf söylenmeye başlamış. Evin kedisi onu görünce şaşmış:

“Sen kimsin? Nereden geliyorsun?” diye sormuş. Papağan:

“Efendi beni yeni aldı” demiş. Bunun üzerine kedi: “Sen ne arsız hayvanmışsın! Bu eve daha yeni gelmişsin, utanmadan dırlanıp duruyorsun. Bense bu evde doğdum, bu evde büyüdüm, bir söylenecek olsam efendilerim kızar, beni kapı dışarı ederler!” demiş. Papağan:

“Hadi oradan be!” demiş, “sen kendini benimle bir mi tutuyorsun? Benim sesim seninki gibi efendileri rahatsız etmez ki!”

Bu masal, hemen herkeste suç bulmaya kalkışan eleştiriciler için söylenmiş.

Cimri Masalı

cimri masalıCimrinin biri nesi var nesi yoksa altınla değiştirmiş, altını da külçe olarak götürüp bir yere gömmüş. Ama gönlünü de, aklını da birlikte gömmüş. Her gün bir yol gelir, toprağı kazar, malına bakarmış. İşçinin biri uzaktan görmüş, işi anlamış, gelmiş, altını külçesini alıp götürmüş. Ertesi gün cimri toprağı gene kazmış, bakmış ki altını yok, dövünüp ağlamaya, saçlarını yolmaya başlamış. Oradan biri geçiyormuş: “Ne var? Ne oldu?” diye sormuş. İşin aslını öğrenince: “Ne ağlıyorsun, be adam? demiş. Senin altının ha varmış, ha yokmuş. Git bir taş al, onu göm, altındır de çık işin içinden. Senin için altınla taşın bir farkı mı var? Anlaşılıyor ki sen altının varken de bir hayrını görmüyormuşsun!”

İnsanın malı olması yetmez, malından yararlanmasını bilmeli.

Yaban Domuzu ile Tilki

yaban domuzuGünlerden bir gün, yaban domuzunun biri büyük bir ağacın arkasına geçmiş, dişlerini biliyormuş. Onu bir tilki görmüş:

“Dişlerini ne diye biliyorsun? Bir tehlike mi sezdin? Avcı mı var burada?” diye sormuş. Domuz:

“Hayır, şimdilik bir tehlike yok; ama ben dişlerimi bileyim de hazır bulunsun; birdenbire tehlike çıkarsa bilemeye vaktim olmaz!” demiş.

Hazırlık için işin başa gelmesini beklemek doğru değildir, bu masal onun için söylenmiş.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Sedef Bacı

    Sedef Bacı Masalı Benim adım Kamber. Minareden uzun mumbar yedim, içtim doymadım Harda, hurda, şurada, burada, tarla, bağda; yedim, içtim, doymadım Aman bacı, kaldır sacı, yağlı bazlamacı yedim, içtim, doymadım Dere gibi hoşaflar, tepe gibi pilavlar, ambar ambar yulaflar yedim, içtim doymadım Denizi çorba ettik, gemiyi kepçe ettik, daha bilmem ne ettik yedim, içtim; davula…

  • Kurbağa ve Balıklar

    Kurbağa ve Balıklar Masalı Bir zamanlar bir kurbağa ile iki balık arkadaş olmuşlar. Ormanın derinliklerindeki masmavi bir gölde birlikte yüzer, güler, eğlenirlermiş. Günlerden bir gün kurbağa güneşlenmek için gölden çıkmış. Kurbağa çimenlerde güneşlenirken, iki çocuğun konuşmasına kulak misafiri olmuş. Çocuklar, bu gölde çok güzel balıkların olduğundan bahsediyorlar, balıkları tutmak için plan yapıyorlarmış. Kurbağa, hemen göle…

  • Denizci ile Bilgin

    Denizci ile Bilgin Masalı Günlerden bir gün, bilgili bir adam denize açılmak, seyahat etmek istemiş. Kitaplarını çantasına koyarak bir denizci ile anlaşıp gemiye binmişler. Az gitmişler, uz gitmişler, denizleri aşmışlar, okyanusa varmışlar. Bizim bilgin çok bilgili olduğundan mıdır nedir bilinmez, her konuda kendini çok beğenirmiş. Yine o kendini beğenmiş tavrıyla başlamış söze; -“Kaptan, hendese ilmini…

  • Avcı ile Güvercinler

    Avcı ile Güvercinler Masalı Bir zamanlar uzak bir ülkede, yemyeşil bir vadide, kocaman bir meşe ağacı yükseliyormuş. Ağacın dalları gökyüzüne doğru uzanıyor, yapraklarıysa güneşte parlıyormuş. Bir gün bir avcı, bu ağacın yanından geçmiş ve içinden şöyle düşünmüş: “Bu ağaç tam bana göre. Dalları yüksekte, kocaman ve yaprakları çok geniş. Bu ağacı gören kuşlar, mutlaka gelip…

  • Aslan ile Fil

    Aslan ile Fil Masalı Bir zamanlar ormanlar kralı aslan, oturmuş kendi kendine düşünüyormuş. Ben çok güçlüyüm. Keskin, güçlü pençelerim, dişlerim var. Bu yüzden ormandaki tüm hayvanlar benden korkar. Fakat neden sabahları bir horoz öttüğünde onun sesinden ürküyorum? Aslan, kendi kendine konuşmaya devam etti: “Böyle bir hayat yaşanmaya değer mi? Ormandaki en güçlü ve en cesurlardan…

  • Şarkı Söyleyen Ağaç

    Şarkı Söyleyen Ağaç Masalı Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, ülkelerin birinde, bir kral ile kraliçe yaşarmış. Bunların çok iyi kalpli birde kızları varmış. Bu ülkede herkes mutluluk içinde yaşarmış. Sarayın yakınlarında ise kötü kalpli bir cadı yaşar, mutlu insanlardan nefret edermiş. Kral ve ailesinin de mutlu olması cadıyı çıldırtırmış. Cadı sonunda bu mutluluğu…