Fare ile Deve

Fare ile Deve
Fare ile Deve Masalı

Günlerden bir gün, kendini beğenmiş bir fare ile alçak gönüllü bir deve arkadaş olmuşlar. Farenin kendisini beğendiği kadar deve de o kadar mutevazıymış. Fare devenin bu halinden faydalanıp devenin yularını eline alıp nereye gitse ona kılavuzluk edermiş. Tabii orman sakinleri bu duruma pek şaşırmışlar çünkü devenin neredeyse burnu kadar olan bir fare, koca devenin yularını eline almış, onu her gittiği yere götürüyor.

Alçak gönüllü deve, arkadaşının kalbini kırmamak için hiç itiraz etmeden ardı sıra yürüyormuş. Fare ise bu durumdan oldukça memnunmuş. Kendisinden kat be kat büyüklükte olan bir deveye kendince üstünlük sağladığını düşünüyor, kendisiyle övünüyormuş; “Ben ne kadar da güçlü, zeki ve akıllı bir fareymişim. Kocaman deveyi yularından tutmuş gittiği her yere götürebiliyorum” diyormuş.

Farenin bu şımarık tavrı nihayet bizim devenin de dikkatini çekmiş. Farenin ormandaki hayvanlara caka satarak yürüyüşüne bir hayli öfkelenmiş ve ona güzel bir ders vermek istemiş. Çok geçmeden bir nehrin kenarına gelmişler. Fare suyu görünce durmuş, adeta ayakları kilitlenmiş. Deve fareye seslenmiş;

– Ey asil fare dostum, ormanda, dağlarda, bayırlarda önümde yürüyüp bana kılavuzluk yapan cesur fare. Sen benim kılavuzumsun. Önden yürü ki ben de ardın sıra geleyim demiş.

fare;
– Bu nehir benim için çok derin. Boğulmaktan korkuyorum, diye cevap vermiş.
Deve suyu derinliğini fareye göstermek için suya girmiş. Sular devenin ancak dizine kadar geliyormuş.
Deve fareye;
– “Şu kadarcık sudan mı korkuyorsun? Su ancak dizlerime kadar geliyor.” demiş.
Fare konuşmuş:
– Sevgili dostum, dizden dize fark var. Sen dev gibisin ben ise ufacığım. Senin dizine gelen su benim boyumu aşar.
Bu sözler üzerine deve fareye dönerek;
– O zaman bir daha küstahlık edip, kendini başkalarından üstün görme. Haddini ve yerini bil! Kendin gibi farelerle boy ölçüş, develerle, devlerle boy ölçüşme! demiş.

Fare hatasını anlamış ve deveden özür dilemiş. Bu olaylardan aldığı dersi hiç unutmamış.
Gökten üç elma düşmüş; biri masalı okuyanın başına, biri yazanın başına, biri de bu masalı dinleyenin başına…

Benzer Masallar

  • Acemi Bülbül Fıkrası

    Nasrettin Hoca’dan Acemi Bülbül Fıkrası Hoca Nasrettin bir gün komşu bahçenin yanından geçerr. O sırada gözü bahçedeki armutlara ilişir. Armutlar o kadar leziz görünür ki canı çok çeker, sonunda dayanamaz bir tanecikten ne olur der ve armutun birini yer. Armutun lezzetine doymayan hoca bir tane daha yer, bir tane daha derken kendini armut ağacında bulur….

  • Masal Okumanın Önemi, Neden Masal Okumalıyız?

    Masal Okumanın Önemi? Masal, geçmişten günümüze kadar yazılı/sözlü olarak gelen bir edebi türdür. Daha çok 1-12 yaş aralığındaki çocuklara yönelik olan bu yazın türümüz, içinde barındırdığı değerleri çocuklara öğretmesi açısından son derece önemlidir. Değer eğitiminin yanında çocukların hayal dünyalarını zenginleştirir. Çocuğa okunan bir masal onu bir hayal dünyasına taşır, masalın etkisiyle kendisini bir an o…

  • Çiftçi ile Kahya

    Çiftçi ile Kahya Hikayesi Bir zamanlar adamın biri, yüksek bir tepede, fırtınaların çok olduğu bir yerde bir çiftlik satın almış. Çiftlik işleriyle ilgilenecek bir kahya aramaya başlamış. Ancak civar köylerden gelen köylüler, çiftliğin fırtınalı bir yerde olduğunu görünce işi kabul etmemiş. Herkes, “Burası çok yüksek, sürekli fırtına kopuyor, burada çalışılmaz,” diyormuş. Sonunda, orta yaşlı ve…

  • Kayıkçı Keloğlan

    Kayıkçı Keloğlan Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, bir padişahın şirin mi şirin, tatlı mı tatlı bir kızı ve oğlu varmış. Padişah, her iki çocuğunu da her şeyden çok sever, onlar ne isterse derhal yerine getirirmiş. Bir gün padişah şöyle düşünmüş, “Ben oğlum üzülmesin, sıkılmasın diye onun hiçbir şeyine karışmadım. Halbuki bir gün…

  • Tembel Ördek

    Bu masal, bir çiftlikte yaşayan Tembel Ördek’in kendisini işe yaramaz hissetmesiyle başlayan ve büyük bir yangın sırasında liderlik yeteneğini keşfetmesiyle devam eden öğretici bir hikâyeyi anlatmıştır. Çiftlikteki hayvanların uyum içinde yaşadığı ortamda, her bireyin farklı bir role sahip olduğu vurgulanmıştır. Kriz anında ortaya çıkan kaos, doğru yönlendirme ve planlama ile düzenli bir çalışmaya dönüşmüştür. Masal,…

  • Çöldeki Su

    Çöldeki Su Bir zamanlar, Sahra çölü yakınlarında değirmencilikle uğraşan bir bedevi ailesi yaşıyormuş. Yavuz isminde bir çocukları olmuş. Yavuz büyüyünce ailesine işlerinde yardım etmeye başlamış. Bazen değirmende öğüttüğü buğday unlarını satmak için civar şehir ve kasabalara gidiyormuş. Günlerden bir gün, Yavuz, bir grup tüccar ile seyahate çıkmış. Tüm tüccarlar yüklerini devlerine yüklemişler, en önde bir…

5 yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir