Akıllı Çoban

çoban masalı


Akıllı Çoban Masalı

Bir varmış bir yokmuş. Eski çağlarda Şahmerdan isimli bir hükümdar yaşarmış. Hükümdar, bir gün bütün halkı toplamış ve onlara şöyle bir vazife vermiş:

-Şu soruların cevabını en kısa zamanda bulun: Doğu ile batının arası kaç günlük yol? Allah, şu anda ne yapıyor? Bu iki sorunun cevabını üç gün içinde bulamazsanız hepinizin boynunu vururum!..

Reklam

Hükümdarın fermanına uymak lazım, yoksa sonunda ölüm var. Ahali, üç gün düşünmüş taşınmış; fakat soruların cevabını bulamamış. Verilen üç gün bittikten sonra cellatlar, halkı sorgu alanına toplamışlar. Fakat, hükümdarın sorularının cevabını hiç kimse bilmiyormuş. Yüce dağın eteklerinde koyun güden bir çoban, ahalinin müşkül halini görmüş. Yoldan geçen bir atlıya ne olup bittiğini sormuş. Yolcu şöyle demiş:

– Hükümdar, halkına ‘Doğu ile batının arası kaç günlük yol? Allah, şu anda ne yapıyor?’ diye iki soru sordu. Soruların cevabını bulmak için de üç gün mühlet verdi. Bugün belirlenen vakit bitti. Fakat, henüz hiç kimse soruların cevabını bulabilmiş değil. Halkın böyle yorgun, bitkin ve üzgün olmasının sebebi ise ölüm korkusu…
Çoban, bu üzücü durumu öğrendikten sonra atın terkisine binmiş ve ahalinin toplandığı sorgu alanına gelmiş. Bütün halk toplandıktan sonra hükümdar, tahtına oturmuş:

– Sorularımın cevabını bulan huzuruma gelip cevap versin. diye buyruk vermiş.
Meydana toplananların başları öne eğilmiş, ödleri kopmuş korkudan. Herkes ‘Sonumuz geldi.’ diye düşünürken, üstünde ak kaftanı, başında eski püskü başlığı ile bir genç, kalabalığı yara yara öne çıkmış:
-Hakanım, sorularınızın cevabını ben buldum, diyerek hükümdarın huzuruna varmış. Bu durumu gören ahali, şaşkınlıktan âdeta donakalmış.
-Sorulara doğru cevap veremediğin takdirde başını alacağımı biliyorsun, değil mi?” diye sormuş hükümdar, sert bir tavırla.
– Biliyorum, sultanım…
– Öyle ise söyle bakalım: Doğu ile batının arası kaç günlük yol?
– Yalnızca bir günlük yol, hakanım.
– Nereden biliyorsun öyle olduğunu?
– Eğer doğu ile batının arası iki günlük yol olsaydı, güneş yarı yolda kalırdı. Fakat öyle olmuyor; güneş sabahleyin doğudan doğuyor, akşamleyin de batıdan batıyor. Demek ki bu mesafe sadece bir günlük yol…
Bundan sonra hükümdar;
-Allah şu anda ne yapıyor?” diyerek ikinci sorusuna geçmiş. Çoban bu sefer şöyle cevap vermiş:
– Hakanım, tahttan inerek yerinizi bana verin. Yerinize geçerek cevap vermek istiyorum.
Hükümdar, çobanın bu ricasını kabul etmiş; yerinden kalkarak aşağı inmiş. Delikanlı, tahtın üstüne çıkarak ahalinin de işiteceği şekilde şöyle demiş:

– Yüce Allah, şu anda çobanı hükümdarlığa, hükümdarı da çobanlığa tayin ediyor.
Hükümdar, delikanlının bu cevabını da kabul etmiş. “Böyle hazırcevap olana baskı yapılmaz, demiş ve meydana toplanan halkı da dağıtmış.

O günden sonra halk, çobana büyük saygı göstermeye başlamış. Bir müşkülü olan ondan akıl sorar olmuş.

Reklam

Benzer Gönderiler

  • Şirin Tavşan Polly ve Arkadaşları

    Şirin Tavşan Polly ve Arkadaşları Masalı Şirin bir ormanın içinde, Polly adında minik bir tavşan yaşarmış. Polly, oyun oynamayı, hoplayıp zıplamayı ve ormandaki gizli yolları keşfetmeyi çok severmiş. Ancak bazen Polly, fazla heyecanlandığı için arkadaşlarının duygularını unutup onları istemeden üzermiş. Bir sabah, güneş pırıl pırıl parladığında Polly, diğer hayvanların oyun oynadığı açıklığa koşmuş. O sırada…

  • Yoksul Oduncu

    Yoksul Oduncu Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zamanların birinde yoksul bir oduncu, ıssız bir ormanın kıyısındaki küçük bir kulübede karısı ve üç kızıyla birlikte yaşıyormuş. Bir sabah yine işine giderken karısına demiş ki; “Bugün öğle yemeğimi büyük kızla ormana gönder. Çünkü öğleye kadar işimi bitiremeyeceğim. Kız yolunu şaşırmasın diye yanıma bir torba darı alıp…

  • Aslanla Çakal

    Aslanla Çakal Masalı Günlerden bir gün, bir aslan ile çakal arkadaş olmuşlar. Dağlarda bayırlarda geze geze yorulmuşlar, acıkmışlar. Aslan demiş ki: — “Çakal kardeş, dağ bayır geze geze yorulduk. Gel bir av bulalım da aç karnımızı doyuralım.” demiş. Çakal, aslanın bu teklifini kabul etmiş, beraber av bulmak için yola düşmüşler. Çok geçmeden yılkı atlarının otlandığı…

  • Adam ile Aslan

    Çocuk masalları sitemizin en kısa masallarından olan Adam ile Aslan Masalı Bir gün bir adam ile aslan beraber yolculuk ediyorlarmış. Kim daha güçlü, kim daha cesur onu tartışmaya başlamışlar. Çok geçmeden yol kenarında, bir adamın aslanı boğazlayan heykeline rastlamışlar. Adam; “Görüyor musun?” demiş aslana, “Bu heykel, insanın daha güçlü ve cesur olduğunun ispatı değil mi?”…

  • Zengin Çoban

    Zengin Çoban Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, küçük bir köyde yoksul bir çoban varmış. Elindeki iki koyunuyla geçinmeye çalışıyormuş. Her gün onları en güzel vadilere otlatmaya götürürmüş. Böylece koyunlar bol ve lezzetli süt verirmiş Bir gün çoban, iki koyununu otlatmak için kasabadan epey uzaklaşmış. Uzaktan bir grup yolcunun geldiğini görmüş. Yolcular iyice yaklaşmış…

  • Keloğlan ile Cengiz Han’ın Hazinesi

    Keloğlan ile Cengiz Han’ın Hazinesi Masalı Keloğlan masallarına yeni masallarla katkıda bulunan Serdar Yıldırım’ın kaleminde kısa bir Keloğlan masalı.. Bir varmış, bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. Bir iş bulup çalışma, Gün boyu gezer dururmuş. Yolda gördüğü kedileri, köpekleri kovalarmış. Sincaplara taş atar, ördeklerin peşinden bağırır, onların kaçışlarına bakarak eğlenirmiş. Keloğlan bir gün methini çok duyduğu…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir