Kaplumbağa ve Arkadaşları

masal oku

Kaplumbağa ve Arkadaşları Masalı

Ormanda yaşayan ceylan, tavşan, kirpi ve kaplumbağanın dostluk, cesaret ve yardımlaşma dolu hikayesi. Gerçek dostluğun anlamını öğreten bir hikaye. Haydi Masal oku!

Bir zamanlar yemyeşil, kuş sesleriyle dolu bir ormanda dört yakın dost yaşarmış: zarif ceylan, neşeli tavşan, cesur kirpi ve bilge kaplumbağa. Her sabah dere kenarında buluşur, oyunlar oynar, birlikte ormanın sessizliğini dinlerlermiş. Günleri huzur içinde geçermiş. Bir sabah güneş doğmuş ama kaplumbağa buluşma yerine gelmemiş. Tavşan kulaklarını dikmiş, ormana doğru bakmış ama ortalık sessizmiş. Ceylan kaygılı bir sesle, “Kaplumbağa asla geç kalmaz,” demiş. Kirpi de başını sallamış. “Bir şey oldu,” demiş, “gidip bakalım.”

Üç dost hemen yola çıkmışlar. Tavşan sıçrayarak önden gitmiş, ceylan çevresine dikkatle bakmış, kirpi ise sessizce iz sürmüş. Bir süre sonra bir çalının arkasından ince bir inilti duymuşlar. Yaklaştıklarında kaplumbağanın bir avcının ağına yakalandığını görmüşler. Zavallı dostları çırpınıyor ama kalın iplerden kurtulamıyormuş.

Ceylan endişeyle, “Ne yapacağız?” diye sormuş. Tavşan hemen bir plan yapmış: “Avcı birazdan geri döner. Onu uzaklaştırmamız gerek.” Kirpi başını sallamış, “Ben ipleri kemiririm, ama biriniz avcıyı oyalamalı.” Ceylan derin bir nefes almış, “Ben yaparım,” demiş. “Ben koşabilirim, avcı beni görünce peşime düşer.”

Ceylan açık bir alana çıkmış, kasıtlı olarak birkaç dalı ezmiş. Tam o sırada avcı, ağı kontrol etmek için geri dönüyormuş. Uzaktan ceylanı görünce gözleri parlamış. “Bugün büyük bir av günü olacak!” diye mırıldanmış ve hemen ceylanın peşine düşmüş. Avcı uzaklaşır uzaklaşmaz, kirpi hızla ağın yanına koşmuş. Sivri dişleriyle ipleri kemirmeye başlamış. Tavşan da etrafta gözcülük yapıyormuş, en ufak bir seste uyarı verecekmiş. Kaplumbağa sabırsızlıkla beklerken ipler yavaş yavaş çözülmüş, sonunda ağ gevşemiş. Kaplumbağa özgürlüğüne kavuştuğunda, tavşan sevinçle zıplamış. Kirpi nefes nefese kalmış ama yüzünde tatlı bir gülümseme varmış. Birlikte her zaman buluştukları dere kenarına tekrar gitmişler. O sırada uzaktan ceylanın ayak sesleri duyulmuş. Ceylan hızlı adımlarla arkadaşlarının yanına dönmüş. Avcı ise ormanda dönüp duruyor, ne kaplumbağayı ne ceylanı bulabiliyormuş.

O gün dört dost yeniden dere kenarında bir arada olmanın mutluluğunu doyasıya yaşamış. Kaplumbağa derin bir nefes alıp gülümsemiş: “Adımlarım yavaş, yolum uzun olabilir ama dostluğunuz bana güç verdi, umudu hiç bırakmamayı öğretti,” demiş. Ceylan da başını hafifçe eğip sakin bir sesle cevap vermiş: “Gerçek dostluk, hızla değil, kalbin bağlılığıyla ölçülür. Kalplerimiz bir oldukça hiçbir ağ bizi tutamaz.” Güneş batarken suyun üstünde altın renkli ışıklar dans etmiş ve dört dost o an sessizce söz vermişler: “Birbirimizi korudukça, orman hep ışıkla dolacak.” O günden sonra, ormanın sabah sessizliğini hep onların neşeli ve huzurlu sesleri doldurmuş.

Masaldan çıkarılacak ders: Gerçek dostluk, zorluklar karşısında birbirine destek olmaktır. Birlik ve dayanışma, en güçlü engelleri bile aşmayı sağlar.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Ceylan, Kaplumbağa, Fare ve Karga

    Ceylan, Kaplumbağa, Fare ve Karga Masalı Bir varmış, bir yokmuş; Hayvanların mutlu yaşadığı bir ülke varmış. Bu ülkede ceylan, kaplumbağa, karga ve fare bir arada güzel güzel yaşıyormuş. Yurtları uzak, çok uzak bir yerdeymiş. Mutlulukları da bu yüzdenmiş. Bir gün ceylan çayırda oynuyormuş, halinden çok mutluymuş. Ancak birdenbire insanoğlunun en iyi dostu olarak bilinen bir…

  • Masal Okurken Çocuğun Yaşına Uygun Masallar Tercih Edilmeli

    Çocuğun Yaşına Uygun Masal Seçimi Nasıl Olmalıdır? Çocukların yaşlarına bağlı olarak ilgi alanları da değişim gösterecektir. İlgisi kolay dağılan çocuklarda da bu ilginin uyanık tutulması açısından, masal seçimlerinin bu çerçevede düzenlenmesi önerilmektedir. Özellikle de yaşları değişen çocukların, hayranlık duyduğu unsurların farklılaşması mümkündür. Asıl önemli olan konu da ebeveynlerin en uygun olan masalları onlar için seçmeleri…

  • Meşe ile Saz

    Meşe ile Saz Masalı Kocaman bir meşe ağacıyla incecik gülden narin bir saz birbirlerine komşuymuş. Meşe, saza tepeden bakarak şöyle demiş: “bir kendime, bir sana bakıyorum da acıyorum sana ne kadar ince ne kadar narin canlılarsınız böyle. En küçük rüzgâr da hemen beliniz bükülür. En küçük su dalgası anında ürpertir. Zavallılar.” Saz içini çekerek, “haklısın”…

  • İyiliğe Karşı Kötülük

    İyiliğe Karşı Kötülük Masalı Bir gün avcılar ormanda avlanmaya çıkmışlar. Çok geçmeden bir alageyik görmüşler. Avcılar alageyiğin peşine düşmüşler, alageyik önlerinde var gücüyle kaçıyormuş. Alageyik asma dolu bir bahçeye girmiş. Asmaların yaprakları boldur birinin altına saklanırım, avcılar beni görmez diye düşünmüş. Avcılardan saklanarak asmalardan birinin altına girmiş. Avcılar da alageyiği görmeyip geçip gitmişler. Alageyik avcıların…

  • Zümrüt ile Horoz

    Horoz ile Yeşil Zümrüt Masalı Bir zamanlar, yemyeşil tarlaların çevrelediği eski bir çiftlikte renkli tüyleriyle dikkat çeken bir horoz yaşarmış. Bu horoz sabahları gün doğmadan uyanır, yüksekçe bir çitin üzerine çıkıp güçlü sesiyle bütün çiftliği uyandırırmış. Sonra da her gün yaptığı gibi yiyecek aramak için bahçeye iner, toprağı gagasıyla eşeler dururmuş. O yıl kış uzun…

  • Kedi ile Fare

    Kedi ile Fare Masalı Bir gün, bir evi fareler basmış. Evin sahibi çözüm olarak eve bir kedi getirmiş. Kedi, fareleri gördüğü yerde yakalıyormuş. Kedi farelere aman vermeyince fareler bir toplantı düzenlemişler; “Her gün bir fare gözcü olsun, delikten dışarı bakıp kediyi gözetlesin.” demişler. Kedi bakmış farelerden ses yok, bir şeylerin döndüğünü anlamış. Kedi de bir…