Aslan ve Minik Tavşan

Aslan ve Minik Tavşan
Aslan ve Minik Tavşan Masalı

Ormanlar kralı aslan, her sabah gün doğduğu gibi dehşetle kükrüyor, bu durum orman sakinlerini oldukça tedirgin ediyordu. Günlerden bir gün, maymunlar, sincaplar, geyikler, ceylanlar, kangurular, tavşanlar ve diğer hayvanlar aralarında toplantı yaptılar; “Her sabah acaba bugün hangimiz aslana av olacağız diye mi yaşayacağız?” diye sorunu tartıştılar. Sonunda aslanın huzuruna çıkmaya karar verdiler;

– “Sevgili kralımız, biz kendi aramızda anlaştık. Her gün ölüm korkusunu yaşamaktansa, her gün içimizden birini size kurban vereceğiz. Böylece hem siz hiç yorulmayacaksınız, hem de biz her gün korkuyla yaşamayacağız.”

Aslan bunu duyunca çok mutlu oldu. Her sabah ayağına kadar gelen avlarını afiyetle yiyordu. Yine bir gün, kurban olma sırası bizim minik tavşana geldi. Minik tavşan yaşamayı çok istiyor, kendi ayağıyla aslana yem olmayı da hiç istemiyordu. Her geçen saat aslanın sabrını zorluyor, tavşan ise gitmemekte ayak diretiyordu. Nihayet tavşan gitmeye karar verdi, aslanın huzuruna çıktı. Aslanın karnı çok acıktığından, tavşanın geç kalmasına hayli sinirlenmişti.

– Zaten el kadar canın var, bir de geç mi kalıyorsun? Neredeydin bu saate kadar diye minik tavşana bağırdı.

Minik tavşan boynunu büküp:

– “Sevgili kralım dedi, sabah sizin yanınıza gelirken yolda bir aslanla karşılaştım, kralımızın yanına gidiyorum dedi. Kendisinin Kral olduğunu söyleyip size ağza alınmayacak sözler söyledi, canımı zor kurtardım..” dedi.

Aslan kral bu duruma oldukça öfkelenmişti.

– “Vay küstah vay! diye kükredi. Galiba eceline susamış, gidip güçlü pençelerimle ona bir ders vereyim.” demiş.

Tavşan ile aslan beraber diğer aslanı bulmak için yola düşmüşler. Bir zamanlar sonra bir kuyunun başına varmışlar.

Minik Tavşan:

– “Sevgili kralım! Sizin için küstah sözler söyleyen, kendini bilmez aslan bu kuyunun içinde!” dedi.

Aslan kuyuya eğilince, suyun yüzeyinde kendi yansımasını görüp başka bir aslan sanmış, kükremeye başlamış. Aslan kükredikçe kuyudaki ses yankılanıp daha şiddetli yukarı geliyormuş. Aslan iyice sinirlenip kuyuya atlamış. Aslan, tavşanın oyununa geldiğini anlamış ama iş işten çok geçmişti..

Benzer Masallar

  • Gelincik ile Horoz

    Gelincik ile Horoz Masalı Günlerden bir gün, bir gelincik ile horoz varmış. Gelincik bir gün bu horozu yakalamış: “Şu horozu yiyeceğim yemesine ama bari bir de sebep göstere­yim!” demiş. “Gece yarısı oldu mu, başlarsın ötmeye, insanları uyutmaz, rahatsız edersin: bari yiyeyim seni de bu sorunu ortadan kaldırayım!” de­miş. Ama horoz cevabını bulmuş: “İnsanları sabahları uyandırıyorsam…

  • Kırmızı Uçurtma

    Kırmızı Uçurtma Masalı Bir zamanlar bir kasabada, Alper adında bir çocuk yaşarmış. Alper, akıllı, çalışkan ama biraz da hayalperest bir çocukmuş. En sevdiği şey, gökyüzünde salınan uçurtmaları izlemekmiş. Bütün arkadaşları gibi o da uçurtma uçurmayı çok severmiş. Alper’in en iyi arkadaşı ise Sevim’miş. Sevim neşeli, güler yüzlü ve her zaman arkadaşlarına yardım etmeyi seven bir…

  • Fil ve Akıllı Kirpi

    Fil ve Akıllı Kirpi Masal Özeti Ormanın en güçlü hayvanı olan Fil, dünyadaki en önemli şeylerden birinin kaba güç olduğuna inanmakta ve bununla övünmektedir. Aynı ormanda yaşayan küçük ama pratik zekâlı Kirpi ise onun bu düşüncesine sessizce gülümsemektedir. Bir gün ormandaki tüm hayvanlar, nehrin üzerindeki eski bir ahşap köprüden geçerek lezzetli meyvelere ulaşmak ister. Ancak…

  • Kaplumbağa ile Penguen

    Kaplumbağa ile Penguen Masalı Bir zamanlar, deniz kaplumbağasının biri küçüklüğünden beri kabuğunda bir inci saklıyormuş. Bu inci ona babasından kalmış, babasına da babasından… Böylece, yüzyıllardan beri babadan oğula geçen bir gelenek gibi, inci hep kabuğun içinde saklanırmış. İnciyi taşıyan her kaplumbağa, yaşlandıkça bu değerli emaneti kendi çocuğuna devredermiş. Yine bir gün, baba kaplumbağa oğlunu yanına…

  • Geyik ile Kaplan

    Geyik ile Kaplan Masalı Geyiğin biri ormanda geziniyormuş. Çok susamış; derenin başına gitmiş. Suya başını daldırınca bir de ne görsün? Boynuzları çok gösterişli, bacakları ise incecik bir geyikmiş. Koca koca boynuzları hoşuna gitmiş, ama bacaklarını hiç mi hiç beğenmemiş. Geyik boynuzları ile böbürlenip bacaklarıyla yerinirken arkasında bir kaplan belirmiş. Kaplan geyiği yakalamak için atılmış. Geyik…

  • Ay Çeşmesi

    Ay Çeşmesi Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bin bir çeşit canlının ve rengin yaşadığı büyük bir orman varmış. Gel zaman, git zaman bu büyük ormanda kuraklık baş göstermiş. Hayvanlar susuz kalmış, ölümle burun buruna gelmişler. Ormandaki bütün dereler kurumuş, kuyuların suyu bitmiş, bitkiler sararıp solmuş. Susuz kalan hayvanlar güçsüz…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir