Konuşkan Kaplumbağa

masaloku
Konuşkan Kaplumbağa Masalı

Bir zamanlar bir gölün kıyısında bir kaplumbağa ve bir çift turna dostluk içerisinde beraber yaşarlarmış. Kaplumbağanın kötü bir alışkanlığı varmış, faz konuşkanmış. Turnalar, kaplumbağayı çok fazla ve gereksiz konuşmaması konusunda uyarmışlar ama kaplumbağa onları dinlemezmiş.

Bir yaz ülkede kuraklık başlamış, gün geçtikçe göldeki su seviyesi azalmış. Neredeyse göl kurumak üzereymiş. Artık kaplumbağanın orada yaşaması imkansız hale gelmiş. Turnalar, kaplumbağaya başka bir ormandaki bir gölden bahsetmişler. Kaplumbağa oraya gitmeyi kabul etmiş ama çok uzak olduğu için oraya kaplumbağanın tek başına gitmesi neredeyse imkansızmış. Turnalar, konuşkan kaplumbağayı uzaktaki göle taşımak için bir plan yapmışlar. Kaplumbağaya bir sopayı ısırmasını ve konuşmamasını, ağzını asla açmamasını söylemişler. Kaplumbağa, turnaların önerisini kabul etmiş.

Kaplumbağa sopayı ısınarak tutundu sonra her bir turna bir ucunu tutarak uçmaya başladılar, böylece turnalar kaplumbağayı yeni yuvasına götürmek için uçmaya başladılar. Bir köyün üzerinden uçarlarken aşağıda bir kalabalık topluluk gördüler, topluluk kendi aralarında tartışmaya girişmişlerdi. Kaplumbağa, ne tartıştıklarını çok merak ediyordu, kendini tutamayıp orada neler oluyor diye turnalara sormak isterken ağzını açtı ve aniden ağaçların üzerinden aşağı yuvarlanıverdi. Ne yazık ki kaplumbağa konuşmaması gereken yerde konuşarak kendisine zarar verdi. Turnalar tekrar gelip yardım etmek istediler ama kaplumbağanın ağzı yara olmuştu, o uzun yolu tek başına yürümek zorunda kalmıştı..

Öğüt: İlginiz ve bilginiz olmadığı konularda gereksiz konuşmamalıyız.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Bremen Mızıkacıları

    Bremen Mızıkacıları Masalı Bir zamanlar yaşlı ve yorgun bir eşek varmış. Sahibinin onu artık daha fazla beslemek istemediği ortaya çıkmış. ” En iyisi buralardan gitmek ” diye düşünmüş eşek. “Bremen’de şarkıcılık yaparım. Bazıları anırmamı pek bir beğenirdi zaten.” Böylece bir sabah erkenden yola çıkmış. Bir süre yürüdükten sonra iki büklüm bir köpekle karşılaşmış. “Artık sahibime…

  • Eşek ve Keçi

    Eşek ve Keçi Masalı Günlerden bir gün, bir çiftçinin ahırında bir eşek ile bir keçi yaşarmış. Keçi eşeği çok kıskanırmış. Bir gün keçi; ‒ Eşeği benden daha çok seviyorlar, benden daha iyi besliyorlar diyormuş ve eşeğe oyun oynamak için bir kurnazlık düşünmüş; Keçi; ‒ Eşek kardeş, senin bu haline çok üzülüyorum demiş. Eşek hayret etmiş….

  • Tek Gözlü Alageyik

    Tek Gözlü Alageyik Masalı Günlerden bir gün, güzel mi güzel bir alageyik, ormanda dolaşıyormuş, birden karşısına avcılar çıkıvermiş. Alageyik avcıları görür görmez kaçmaya başlamış ama avcıların attığı oklardan kaçamamış. Avcıların oklarından biri gelip Alageyiğin gözüne saplanmış. Bir gözü kör olan güzel alageyik tek gözüyle kalakalmış. O artık tek gözlü bir alageyik olmuş. Bu zavallı alageyik,…

  • Ezop’tan Masallar, Masal Örnekleri

    Ezop’tan Masallar Ağustos Böceği ile Karınca Masalı Dondurucu bir kış günüymüş; karıncalar, sıcacık yuvalarında yemeklerini pişirip yiyorlarmış. Ağustos böceğinin biri acıkıp, gelmiş karıncalardan birinin kapısını çalarak biraz yiyecek istemiş. Karınca: -Ne o? Bütün yaz ne yapıyordun da kış günü aç kalmışsın. Uzun yaz günlerinde çalışıp, soğuk kış günlerine hazırlansaydın ya demiş. Ağustos böceği: -Sıcak yaz…

  • Dağlar Beyi’nin Oğlu ile Ovalar Beyi’nin Kızı

    Dağlar Beyi’nin Oğlu ile Ovalar Beyi’nin Kızı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde analar doğacak çocuklarının beşiğini sallar iken.. Ben sedirde mışıl mışıl uyurken.. Bir ses duyup kalktım. Etrafa şöyle bir baktım. Periler dans ediyor, bitkiler cirit oynuyordu. Başka hiç kimseler yoktu. Bir varmış bir yokmuş… Dağlar Beyi’nin kırk yaşından sonra…

  • Peygamber Efendimiz ve Kedisi Müezza

    Peygamber Efendimiz ve Kedisi Müezza Masalı Sıcak yaz günlerinden biriydi, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V), sahabeleri etrafında toplamış, kerpiçle örülmüş meclisinde insanlığa nasihatlerde bulunuyor. Peygamber efendimizin sohbetini dinleyenler arasında sadece sahabeler yoktu, bir de onun besleyip büyüttüğü kedisi Müezza vardı. Efendimiz kedisi Müezza’yı çok severmiş, Müezza da efendimizin sevgisini hissettiğinden yanından hiç ayrılmazmış. Neredeyse her…