Kedi ile Tilki

kedi ile tilki masalı
Kedi ile Tilki Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarların birinde Kedi ile Tilki yaşarmış. Kurnaz tilki kediyle hep alay eder onu küçümsermiş. Birgün tilki kediye:
– “Fare yakalamakta çok ustasın ama başka ne iş yaparsın ki sen?”
Kedi cevap vermiş:

“Başka bir yeteneğim yok sanırım ama ağaca da çok iyi tırmanırım” Kedi tilkinin kendisini küçümsemesinden çok utanıyor tilki hep kendini övüyormuş. Tilki:
– “Ben avcılıkta ve iz sürmede çok ustayım. Mesela avcının önünden kaçmakta benden daha hızlısı yoktur.” demiş.
Kedi üzülerek tilkiye:
– “Sen benden çok üstün bir hayvansın” demiş. Bu lafları tilkiye söylerken de etrafına bakıyor bazı şeylerden huzursuz, tedirgin oluyormuş. Tilki sinirlenerek kediye:
– “Sen beni dinlemiyor sürekli etrafına bakınıp duruyorsun” demiş. Kedi:
– “Ben seni dinliyorum yalnız uzaktan sesler duydum. İki köpek ve bir atlı bu tarafa doğru geliyor. ”
Tilki:
– “Sen bence hayal kuruyorsun ” deyip gene kendi yeteneklerini övmeye böbürlenmeye devam etmiş. Bakmış kedi yine aynı tedirginlikle sağa sola bakmaya devam ediyor.
– “Sen beni dinlemiyorsun bu kadarda olmaz.”
Kedi :
– “Sen sesleri duymuyor musun? Avcıların sesi bu” demiş ve bir çırpıda ağaca tırmanıvermiş. O sırada iki tane kocaman köpek tilkiye doğru koşmaya başlamış. Tilki korkudan ne yapsın koşmaya başlamış koşarken de arka üstü düşüvermiş. Tekrar ayağa kalkıp koşmaya başlamış. Fakat koştuğu tarafta iki köpek daha karşısına çıkmış.

Köpeklerden birkaçı ağaçtaki kediye havlıyormuş. Ama kedi ağacın üstünde çok güvendeymiş. Aşağıdaki tilkinin komik haline gülüp duruyormuş. Tilkiye seslenmiş :
– “Evet şu övünüp durduğun yeteneklerini şimdi göster bakalım. “Tilki ise çaresiz bir haldeymiş. Kendini büyük görmekle ne kadar büyük yanlış yaptığını anlamış.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Atatürk ve Çocuk Sevgisi

    Atatürk ve Çocuk Sevgisi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Atatürk’ün çocuk sevgisi herkes tarafından bilinmektedir. Atatürk’ün manevi çocuklarıyla ilişkisi, o yıllarda yaşayan kişilerin anı kitaplarında yer almaktadır. Atatürk her fırsatta ‘‘Bugünün küçükleri yarının büyükleri” diyerek çocukların toplumların gelişimi için ne denli önemli olduğunu belirtmiştir. Geleceğin çocukların elinde olduğunu düşünen Atatürk,1924’te ilk…

  • Güllü Köy

    Güllü Köy Masalı Bir varmış, bir yokmuş… Böyle başlar bütün masallar, Biz de böyle başlayalım. Kimi zaman övgüler dizerek iyi kalplilere, Kimi zaman da kötüleri acımasızca taşlayalım. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Nice bülbüller öter, kırmızı güller içinde. Ben diyeyim eski zamanlarda, Siz deyin yeni zamanlarda. Gülleriyle ünlü güzel mi güzel bir köy varmış….

  • Fil ve Karıncalar

    Fil ve Karıncalar Masalı Bir zamanlar yemyeşil bir ormanda karıncalar gölün kenarında yuva yapmıştı. Kocaman bir fil, eğlence olsun diye gelip karıncalara karşı zorbalık yapardı, karıncaların yuvasına gider ve karıncaların yuvasına hortumuyla su püskürtürdü. Karıncalar bu durumdan çok rahatsız oluyordu çünkü her gün yuvaları su doluyor, o suyu dışarı atmak için çok çaba harcıyorlardı. Fil…

  • Sağır Köylülerin Hikayesi

    Sağır Köylüler Masalı Bir zamanlar, uzak diyarlarda, kıvrım kıvrım uzanan dağlar arasında saklı şirin bir köy varmış. Bu köyde yaşayan herkes sağırmış. Bu yüzden de bu köye sağırlar köyü derlermiş. Tarlada, bahçede her işlerini kendileri yaparlarmış, birbirlerinin söylediklerini duyamadıkları için birbirleriyle anlaşamazlarmış. Günlerden bir gün, bu köyde yaşayan bir köylünün keçileri kaybolmuş. Keçilerin peşinde dolaşırken,…

  • Terzi ve İhtiyar

    Terzi ve İhtiyar Hikayesi Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkanı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış…

  • Anne Güvercin

    Anne Güvercin Hikayesi Güzel bir yaz günüydü. Batur elinde sapan evlerinin yakınındaki ağaçlıkta kuş avına çıkmıştı. Gözleri radar gibi dikkatle çevreyi tarıyordu. Birden arkasında bir ses duydu: ’Vurma kuşları.’ Döndü, baktı. Seslenen yabancı değildi. Mahalle arkadaşı Sarper’di: “ Ne istersin şu küçük yaratıklardan bilmem ki? Ne zararı var onların sana? Bırak ötsünler, uçsunlar, kanat çırpsınlar….