Boynuzlar mı? Bacaklar mı?

geyik masalı

Boynuzlar mı? Bacaklar mı? Masalı

Uzaklarda bir ormanda gezmeye çıkan geyik, susuzluktan dili damağı birbirine yapışmış. Çok geçmeden dere kenarına gelmiş. Derenin berrak suyundan kana kana içmeye başlamış. Suyunu içtikten sonra tam dere başından ayrılacakken birde suyun üstünde yansımasını görmüş. Aman Allahım, ne güzel boynuzlarım varmış, çatal gibi, ay gibi.. Geyikcik boynuzlarının güzelliğine hayran kalmış. Boynuzlarıyla övüne övüne bir hal olmuş.

Birden gözleri zayıf kalem gibi bacaklarına erişince o coşkun geyik sus pus oluvermiş. Nerede o ay çatalı boynuzlar, nerede o kalem gibi zayıf bacaklar … Kahırlanmış, kararmış. Üzüntüden Kös kös oturmuş. O, öyle otururken ormanın içinden bir kaplan birden bir fırlamış geyiğin üzerine: geyikcik, hemen toparlanmış ok gibi kendini ileri atmış. Gövdesi ağır olan kaplanlar ne yapsa, geyiğin koşusuna yetişemez.

Geyik, göz açıp kapayıncaya kadar dere başından ormanı buldurmuş. O korkuyla kaçarken ay çatalı boynuzları ağaç dallarına takılmış, yolunu engellemiş.

Kaplan da bir koşu yetişip geyiği oracıkta paralamış.

Geyikcik son soluğunda:

– Ah, ah! demiş. Bir de kalem gibi zayıf diye bacaklarımı karalıyordum, boynuzlarım gibi var mı diyordum.

Karaladığımdan iyilik gördüm de, övdüğüm bana edeceğini etti işte!

Ne demişler: Ummadığın taş, baş yarar.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Kolay Şiir – Karagöz ve Hacivat

    Kolay Şiir Karagöz ve Hacivat Konuşması (Hacivat, arkadaşının arkasından yetişir.) HACİVAT – Karagöz’üm bu ne dalgınlık böyle? KARAGÖZ – Aklımı karıştırma, ben kimseyle dargınlık falan yapmıyorum. HACİVAT – Dargınlık demedim yani pek düşüncelisin! KARAGÖZ – Hay hay!… (Söylenir.) Duvarın güneşi yok… Sen duvarsın… olmadı! HACİVAT – Bunları bana mı söylüyorsun? KARAGÖZ – (Söylenir.) Güneşin duvarı…

  • Farelerin Toplantısı

    Farelerin Toplantısı Masalı Bir kedi varmış, adı Karabela, Duman attırıyormuş farelere. Öylesine kırmış geçirmiş ki Gözlerden kaybolmuş fare milleti. Sağ kalanların her biri bir delikte, Açlıktan tahtaları kemirmekte. Karabela kedi olmaktan çıkmış, -Şeytanın ta kendisi olmuş gözlerinde. Derken Karabela, günün birinde, fare koklamaktan bıkmış, Kaldırmış kuyruğu, çıkmış sokağa, Bir dişi kedi aramaya. Hemen de bulmuş…

  • Pozitif ve Negatif Düşünce

    Pozitif ve Negatif Düşünce Uzun zaman önce, İbrahim isminde bir tüccar varmış. Bu tüccar çok çalışarak zengin olmuş. Evinde her şey varmış. Bir gün tüccar ticaret yapmak için yola koyulmuş. Ormandan geçerken kendisini yorgun hissettiği için ormandaki bir ağacın altında dinlenmeye karar vermiş. Dinlenirken, susadığını hissetmiş, ‘keşke susuzluğumu hemen giderebileceğim biraz su olsaydı!’ der demez….

  • Kurşun Asker

    Kurşun Asker Masalı Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde, uzak bir ülkede bir oyuncak evinin içinde tam altı tane kurşun asker yaşarmış. Bunları bir gün alıp bir oyuncakçı dükkanının vitrinine koymuşlar. Altısı da tüfekleri omzunda hazır ol vaziyetinde duruyordu. Yalnız içlerinden birinin tek ayağı yoktu. Oğlunun doğum günü için armağan almaya…

  • Sinekler ile Bal Kavanozu

    Sinekler ile Bal Kavanozu Masalı Yaşlı kadın akşam eve gelecek olan torununa yemek hazırlıyormuş. O sırada masanın üstünde duran bir bal kavanozunu devirip kırmış. Bal çok keskin ve güzel kokuyormuş. Kokuyu alan sinekler, bal kavanozuna üşüşmüşler hemen. Balı yemeye başlamışlar. Yedikçe yemişler, yedikçe yemişler, balın tek damlasını bırakmamışlar. Ama ayakları yapıştığı için uçup gidememişler. “Ne…

  • Külkedisi

    Külkedisi Sindirella Masalı Bir zamanlar, güzeller güzeli bir kız varmış. Annesi ölünce babası yeniden evlenmiş. Üvey annesi de ilk evliliğinden olan iki kızıyla birlikte gelip eve yerleşmiş. Bu iki kız, yeni kız kardeşlerinden hiç hoşlanmamış. Odasında ne var ne yoksa tavan arasına fırlatıp atmışlar. Ona bir kardeş gibi davranmak şöyle dursun, bütün ev işlerini üzerine…