Birbirine Karışan Ayaklar Nasrettin Hoca

nasreddin hoca
Birbirine Karışan Ayaklar Fıkrası

Günlerden bir gün, köyün çocukları dere boyuna dizilmiş, ayaklarını suyun içine koymuş öylece oturuyorlardı, ağaç dallarının ucundaki çengelli iğneyle sözüm ona balık avlamaya çalışıyorlardı. Amaç oyun oynamak, serinlemek işte…

Çok geçmeden, tarlada saban yapmadan yorulan Nasrettin Hoca serinlemek için derenin kenarına gelmiş. Hoca’yı gören çocuklar hemen bir muziplik düşünmüşler, başlamışlar bağırıp, çağırmaya..

Nasrettin Hoca çocuklara yaklaşarak; “Ne oldu çocuklar? Ne diye bağırıp duruyorsunuz?” diye sordu. Çocuklardan biri ağlamaklı sözü aldı; ”Sorma Hocam, suyun içinde ayaklarımız birbirine karıştı. Hangisi kim ayağıdır, bulamıyoruz.”

Nasrettin Hoca tatlı tatlı gülümseyerek, “Aaa çocuklarım, tasalandığınız şeye bakın,” diye çocukların yanına geldi.

“Hiç merak etmeyin, ben şimdi sizin ayaklarınızı bulurum.” dedi.

Elindeki sopayı tuttuğu gibi suya vurdu, ayaklarına değen sopanın acısıyla, çocuklar neye uğradığını şaşırıp koşmaya başladılar.

Nasrettin Hoca seslendi. Ne o çocuklar bir teşekkür yok mu? Hadi gelin ölümü öpün, sayemde ayaklarınıza kavuştunuz.

Similar Posts

  • Sihirli Nar

    Sihirli Nar Masalı Bir zamanlar, bir padişah oğullarını sınamak ve onları hayata hazırlamak için bir deneyime girişmek istemişti. Vezirleri ile danışarak bu isteğini gerçekleştirmek için bir plan hazırlamıştı. Padişahın üç oğlu vardı: Şehzade Mehmet, Şehzade Selim ve Şehzade Murat. Bir gün onları çağırır ve düşüncesini açıklar. Padişahın istediği şudur; oğullarından her biri değişik bir ülkeye…

  • Nasrettin Hoca Kedi Nerede Fıkrası

    Et Buradaysa Kedi Nerede? Bir gün Nasrettin Hoca’nın canı et yemeği istemiş. Kasaptan iki kilo et alıp evine götürmüş. – Akşama güzelce pişir bunları, demiş hanımına. Ne var ki o gün eve hanımın misafirleri gelmiş. Kadıncağız eti pişirip onlara ikram etmiş. Akşamda bir tarhana çorbası çıkarmış. Hoca’nın önüne. – Et nerede demiş Hoca. Kadın doğruyu…

  • Anne Güvercin

    Anne Güvercin Hikayesi Güzel bir yaz günüydü. Batur elinde sapan evlerinin yakınındaki ağaçlıkta kuş avına çıkmıştı. Gözleri radar gibi dikkatle çevreyi tarıyordu. Birden arkasında bir ses duydu: ’Vurma kuşları.’ Döndü, baktı. Seslenen yabancı değildi. Mahalle arkadaşı Sarper’di: “ Ne istersin şu küçük yaratıklardan bilmem ki? Ne zararı var onların sana? Bırak ötsünler, uçsunlar, kanat çırpsınlar….

  • Kral Midas’ın Altın Dokunuşu

    Kral Midas’ın Altın Dokunuşu Masalı Bir zamanlar, uzak ülkelerin birinde Midas adında çok zengin bir kral yaşarmış. Görkemli sarayında biricik kızı Prenses ile birlikte mutlu mesut yaşarmış. Kral Midas, zenginliği çok fazla önemser, dünyanın en zengin insanı olma hayaliyle yaşarmış. Günlerden bir gün, Midas, ormanda gezerken, yaşlı nine kılığında bir peri kızıyla karşılaşmış, peri kızı…

  • Sinekler ile Bal Kavanozu

    Sinekler ile Bal Kavanozu Masalı Yaşlı kadın akşam eve gelecek olan torununa yemek hazırlıyormuş. O sırada masanın üstünde duran bir bal kavanozunu devirip kırmış. Bal çok keskin ve güzel kokuyormuş. Kokuyu alan sinekler, bal kavanozuna üşüşmüşler hemen. Balı yemeye başlamışlar. Yedikçe yemişler, yedikçe yemişler, balın tek damlasını bırakmamışlar. Ama ayakları yapıştığı için uçup gidememişler. “Ne…

  • Dağlar Beyi’nin Oğlu ile Ovalar Beyi’nin Kızı

    Dağlar Beyi’nin Oğlu ile Ovalar Beyi’nin Kızı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde analar doğacak çocuklarının beşiğini sallar iken.. Ben sedirde mışıl mışıl uyurken.. Bir ses duyup kalktım. Etrafa şöyle bir baktım. Periler dans ediyor, bitkiler cirit oynuyordu. Başka hiç kimseler yoktu. Bir varmış bir yokmuş… Dağlar Beyi’nin kırk yaşından sonra…

2 Comments

  1. Batuhan dedi ki:

    Çok güzel bir fıkra

  2. AYŞEGÜL dedi ki:

    COK GÜZEL İDİ FARKLI ŞEYLERDE KOYUN İSTERİZ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir