Keloğlan ile Cengiz Han’ın Hazinesi

keloğlan
Keloğlan ile Cengiz Han’ın Hazinesi Masalı

Keloğlan masallarına yeni masallarla katkıda bulunan Serdar Yıldırım’ın kaleminde kısa bir Keloğlan masalı.. Bir varmış, bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. Bir iş bulup çalışma, Gün boyu gezer dururmuş. Yolda gördüğü kedileri, köpekleri kovalarmış. Sincaplara taş atar, ördeklerin peşinden bağırır, onların kaçışlarına bakarak eğlenirmiş.

Keloğlan bir gün methini çok duyduğu Cengiz Han’ın Hazinesi’ni bulmak üzere yola çıkmış. Eşek sırtında Konya’ya gelmiş. Oradan bir kervana katılarak, İran üzerinden Moğolistan’a gitmiş. Cengiz Han hazinesini bir nehrin altına gömdürmüş. Önce nehrin yatağı değiştirilmiş. Hazine gömülmüş. Sonra nehir eski yatağına döndürülmüş.

Keloğlan sormuş, soruşturmuş, hazine hakkında bilgi toplamaya çalışmış ama boşunaymış. Tek bilinen şey, hazinenin bu nehrin altında olduğuymuş. Nehir dediğin de uzunluğuna çok uzun, genişliğine çok genişmiş. Moğollar, yerini bilsek hazineyi biz çıkarırdık, demişler.

O yaz hiç olmadık bir olay olmuş. Havalar kurak gittiği için, nehir kurumuş. Bu durum Keloğlan için büyük şans olmuş ama hazinenin yerini bulmak imkansız gibi bir şeymiş. Keloğlan talihine güveniyormuş. Dağlara, tepelere çıkmış, kuru nehir yatağını seyretmiş. Nehir yatağında gezmiş, günlerce yürümüş. Kafasını şu düşünce kurcalıyormuş: Ben Cengiz Han’ın yerinde olsaydım, hazineyi nereye gömerdim?

Sonunda dere yatağındaki bir kayanın dibindeki oyuktan çıkan maymunun elinde altın olduğunu görmüş. Oyuğu genişleten Keloğlan önüne çıkan merdivenlerden aşağı inmiş ve demir kapıyı açınca hazine odasına girmiş. Cengiz Han’ın Hazinesi işte buradaymış. Altınlar, elmaslar, zümrütler, yakutlar pek çokmuş. Altından kral taçları bile varmış. Bunlardan birazını yanındaki çuvala doldurmuş, yakındaki şehirden yiyecek, içecek ve yük taşımak için deve satın almış. Birkaç gün sonra Keloğlan girişi kaya parçasıyla kapatmış ve tam 54 deve yükü hazineyle yola çıkmış. Keloğlan hazinenin kalanını orada bırakmış. Şehirdeki develer o kadarmış ve daha deve bulabilse hazinenin hepsini alırmış.

Keloğlan aylar sonra köyüne varmış. 54 deve yükü hazineyle gelmesine anası çok sevinmiş. Keloğlan anasına 2 deve yükü hazine hediye etmiş.

Keloğlan ertesi gün çevrede ne kadar tarla, bağ, bahçe varsa satın almış ama eski sahiplerinin buraları ekip biçmesine ve ürünleri kullanmasına izin vermiş. Birkaç hafta içinde Anadolu’yu, birkaç sene içinde devletleri, krallıkları, imparatorlukları satın alarak dünyanın sahibi olmuş.

Dünya kurulalı beri savaşarak hiçbir hakanın başaramadığı işi, Keloğlan savaşmadan, kan dökmeden başarmış. Geçtiği yerlerde taş üstünde taş, gövde üstünde baş bırakmayan bir dünya imparatorluğu sevdalısı Cengiz Han’ın Hazinesi’yle bunu gerçekleştirmiş.

SON

Benzer Masallar

  • Kaplumbağa ve Evi

    Kaplumbağa ve Evi Masalı Bir zamanlar bir nehir birçok deniz canlısı ile doluydu. Bütün canlılar mutlu mesut yaşıyorlardı. Bazen nehir kurur, bazen de nehir suyla dolardı. Artık deniz canlıları ne zaman kuraklık, ne zaman yağış olacağını içgüdüleriyle biliyorlardı. Bir gün, kuraklık zamanı geldi. Böylece deniz canlıları nehri terk ederek suyun bol olduğu daha yeşil meralara…

  • Holle Kadın

    HOLLE KADIN MASALI Grimm Kardeşler’den dünya klasikleri arasına giren bir masal, Holle Kadın Masalı. Keyifli okumalar.. Dul bir kadının iki kızı varmış. Biri hem güzel, hem de çalışkanmış. Öteki ise hem çirkin, hem de tembelmiş; ama kendi öz kızı olduğu için kadın bunu daha çok severmiş. Evde her işi güzel kıza gördürürmüş. Zavallı kızcağız her…

  • Keloğlan ile Dev

    Keloğlan masalları serisinin yeni masalı Keloğlan ve Dev. Keloğlan ile Dev Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; uzak mı uzak diyarların birinde güzel bir ülke varmış. Bu ülkenin birçok köyünün birinde de Keloğlan adında hem kel, hem tembel hem de haylaz bir çocuk annesi ile birlikte yaşarmış. Keloğlan iş yapmayı…

  • Minik Deve

    Minik Deve Masalı Var var iken, yok yok iken, uzak bir diyarda, bir deve çiftliğinde şirin bir deve ile ailesi yaşarmış. Bu ailenin minik bir yavrusu varmış. Anne deve, nereye giderse minik yavruyu da yanında götürür, onu eğiterek hayatta kalması için ona tecrübelerini aktarırmış. Nerelerde yiyecek bulacağını, nasıl tehlikelerden korunacağını ona öğretmek için çabalarmış. Günlerden…

  • Meraklı Tavşan

    Meraklı Tavşan Masalı Bir zamanlar, ormanların birinde meraklı bir tavşancık yaşardı. Bu tavşan zıpzıp, minicik, güzel mi güzel, şeker gibi bir tavşancıktı. Fakat kötü bir huyu vardı. Çok meraklıydı. O küçücük, simsiyah burnunu, Her şeye sokardı. Gün geçmezdi ki, birisi ona bağırmasın. Çalılıklar arasında dolaştığı bir gün, Bayan Sülün: — Çekil oradan Zıpzıp der. Yumurtalarımdan…

  • Şapkacı Adam ve Maymunlar

    Şapkacı Adam ve Maymunlar Masalı Günlerden bir gün, şapka satan bir adamın yolu ormana düşmüş. Öğle vakti, kavurucu bir sıcak var. şapkacı yorgunluktan bitkin düşüp bir ağacın gölgesinde dinlenmeyi düşünmüş. O kadar yorgunmuş ki oracıkta uyuyuvermiş. Ağaçtan ağaca atlayan maymunlar, şapkacının uyuduğunu görmüşler. Maymunların hepsi şapkacının tüm şapkalarını alıp başlarına takmışlar. Şapkacı uyandığında şapkalarının yerinde…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir