|

Oduncunun Talihi

oduncunun talihi masalı

Oduncunun Talihi Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zamanlardan bir zaman pek çalışkan bir adam varmış. Ama çalışarak kazandığı para karnını doğru dürüst doyurmaya bile yetmezmiş. İşi evde eve odun taşımak, ev hanımlarına yakacak satmakmış. gene bir gün dağda çalışırken garip sesler gelmiş kulağına. Aldırmayıp, kente satmak için indireceği odunları kesip yığmayı sürdürmüş. kendini işine kaptırmış çalışırken fil çığlığına benzer bir ses işitmiş yeniden. Çok korkmuş ama korkusunu bastırıp, ne olduğunu anlamak için yürümüş dosdoğru sesin geldiği yana. Bir de bakmış ki, güzeller güzeli bir kız, dolanmış dallara, çalılara, çıkamıyor. hemen koşmuş, dalları kesip kızı kurtarmış. “Kimsin, adın ne?” diye sormuş oduncu. “Önce sen söyle bana adını” demiş kız.

Şaşkınlığa düşen oduncu kekeleyerek adını söyleyince, “Bak” demiş kız, “Sen beni tanımazsın. Ama ben seni tanırım. Ben senin talihinim. İşte o dalları kestiğin yerde hak ettiğin paralar duruyor, al onları.” “Para mı, ne parası” demiş, oduncu ürküntü içinde. “Elbette sen bunca yıl çalıştın, çok paran oldu. hiç korkma, al onu. Bu paranın hepsi senindir. Ne istersen yapabilirsin onunla.”

Başka soru soramadan almış adamcağız paraları. Tüm olanları bir düş sanıyormuş. yarı şaşkın yarı sevinçli evine dönmüş. evde eşi de inanmamış anlattıklarına. Hayatlar birden farklılaşmış, mutlu olmuşlar. Herkes görüyormuş yaşamlarının değiştiğini. Başlamışlar bu parayı nereden buldunuz diye zavallıları sorgulamaya. Merak ediyorlarmış nasıl elde ettiklerini, böyle evi yeniden döşeyecek, yeni mobilyalar, giysiler alacak zenginliği. Adam sorulara cevap verirken yalnızca diyormuş ki, “Dağda talihimle konuştum.”

Köyün en tembeli olan bir adam bunu duyunca acele koşup dağa çıkmış talihini çağırmaya. Dağın içinden bir kocakarı çıkmış kötü talih karşısına, yüzü bumburuşuk, üstü başı hırpani, perişan. Tembel adam korkarak, “Böyle çirkin ve korkunç olan sen benim talihim misin?”

“Ya nasıl olmalıydım sence? Hiç çalışmadan talih istiyorsun. Önce çaba göster, sonra görelim ne ola…”

Tembel adam çalışmak lafını duyunca yokuştan aşağı koşmuş, kuyruğuna neft yağı sürülmüşçesine. sonra da bir şeycik edinememiş yaşamında. Eren ermiş muradına, biz de geldik masalımızın sonuna.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Aslan, Öküz ve Çakal

    Aslan, Öküz ve Çakal Masalı Bir varmış, bir yokmuş.Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok çok uzak bir ülkende ihtiyar bir adam yaşarmış. Bu ihtiyarın aşırı derecede müsrif üç oğlu varmış. Bu oğullar babalarının mallarını har vurup harman savurur, sorumsuzca harcarlarmış. Oğullarının bu durumuna çok üzülen babaları, bir gün artık bu duruma bir son vermek…

  • Kurnaz Tilki

    Kurnaz Tilki ve Keçi Masalı Bir zamanlar, kurnaz bir tilki ormanda kendine bir yoldaş arıyormuş. Az gitmiş, uz gitmiş, yaşlı bir keçiyle karşılaşıp arkadaş olmuşlar. Keçi o kadar yaşlıymış ki sakalları upuzunmuş. Keçi, burnunun ucundan öteyi göremezken, tilki ise kurnazlığıyla biliniyormuş. Bir gün, ikisi de çok susamışlar, bir kuyunun yanından geçerken, kuyuya inip su içmeye…

  • Kumbara

    Kumbara Masalı Çocukların odasında, gar dolabın üstünde oldukça yüksek bir köşede baykuş biçiminde içi ağzına kadar para dolu bir kumbara varmış. Gar dolabın tepesinde yer aldığı için odada olup biteni seyredebiliyor, karnındakilerle her şeyi satın alabileceğini düşünüyor, bu da onu çok mutlu ediyormuş. Odadaki tüm oyuncaklar beraberce oynarlarmış fakat kumbarayı oyuna çağırmak için davetiye göndermek…

  • Fare ve Fil Hikayesi

    Fare ve Fil Hikayesi Bir fil ormanda boylu boyunca uzanmış, yüksek sesle horlayarak uyuyordu. Filin yemek dolu karnı horlarken bir aşağı bir yukarı gidiyordu. Filin horlama sesini duyan fare yuvasından çıkıp sesin olduğu tarafa gitti, filin horlarken sallanan karnı farenin hoşuna gitti. Usulca çıkıp filin karnının üzerine oturdu, salıncak gibi bir o yana bir bu…

  • Konuşan Organlar

    Konuşan Organlar Masalı Günlerden bir gün, vakit gece yarısını geçmişti. Kalp, atışlarını yavaşlatmış; akciğer soluk alıp verme hızını düşürmüştü. Beyin ise, renkli bir rüyaya başlamıştı. Mide: -Of! Diye inledi. Gözümü uyku tutmuyor. Ağzıma kadar tıka basa doluyum. İçimi sıkıntılar basıyor. Beyin, hemen uyandı: -Ne oluyor orada? diye sordu. Karaciğer: -Ne olacak, midenin gene uykusu kaçtı….

  • Kurt ile Keçi

    Kurt ile Keçi Masalı Günlerden bir gün aç bir kurt ormanda gezerken bir keçi görünce durdu ve kurnaz düşüncelerini uygulamaya koyuldu. Oldukça nazik bir sesle, “Merhaba sevgili keçi kardeş. O kadar dik bir kayanın ucunda durmaya korkmuyor musun? Ya başın döner düşersen?” demiş. Keçi ise kurdun dediklerini duyuyor fakat hiç oralı olmuyormuş. Kurt tekrar seslenmiş…