Keloğlan ve Orman Perileri

keloğlan
Keloğlan ve Orman Perileri Masalı

Küçük ve şirin bir köyde yeşilliklerin bol, ormanların çok olduğu bir yerde anne ile oğul yaşarmış. Küçük yaşta babası ölen bu çocuk annesini çok severmiş. Babası ona Keloğlan ismini vermiş. Keloğlan annesiyle birlikte tarlada çalışır ve boş zamanlarıyla arkadaşlarıyla oynarmış. Yine günlerden bir gün annesine yardım ettikten sonra arkadaşlarıyla oynamak için yola koyulmuş. Ormandan geçerken küçük bir çocuğun ağladığını duymuş ve yanına gitmiş. Küçük çocuk o kadar ağlıyormuş ki, gözleri kıpkırmızı olmuş. Keloğlan küçük çocuğa yaklaşıp ve sormuş:

– Neden ağlıyorsun küçük çocuk?

– “Annem ve babam birden bire yok oldu. Onları bu ormanda bulamıyorum. “der.

– Peki buraya nasıl geldiniz?

– Biz bu ormanı koruyan perileriz. Ormanda dolaşırken birdenbire annem ve babam yok oldu.

– “Tamam gel o zaman annen ve babanı arayalım.”der, ve yola koyulmuşlar.

Biraz yol aldıktan sonra karşılarına kurtlar çıkmış. Kurtlar o kadar açmışlar ki saldırmak için küçük çocuk ve Keloğlan’a doğru hızla koşmuşlar. Bu sırada Keloğlan ne yapacağını bilmeden bakarken küçük çocuk birden bire gizli güçleri ile kurtları savurmuş. Bu olayı şaşkınlıkla izleyen Keloğlan küçük çocuğa:

– Vay vay vayyy. Kendin küçüksün ama marifetlerin çok büyükmüş.

– Evet Keloğlan. Biz ormanı koruyan periler olarak gizli güçlerimiz var. Ama bu güçlerim ailemi bulmak için kullanamıyorum.” der ve tekrar başlamış ağlamaya.

Keloğlan ağlamamasını söylemiş ve tekrar yola koyulmuşlar. Bu sırada havada birden bire ışık yayılmış. Bu duruma şaşıran Keloğlan küçük çocuğa sarılmış ve onu korumak istemiş. Bu sırada korkunç bir ses çıkar:

– Bırak o çocuğu, eğer bırakmazsan seni ateşimle yakarım.

– Neden bırakacakmışım? Sen de kim oluyorsun?

– “Bırak dedim sana yoksa alev alev yanacaksın.”demiş, o korkunç ses.

Küçük çocuk birden bire bu sesi tanımış ve “Baba” diye seslenmiş. Küçük çocuk Keloğlan’ın kötü biri olmadığı, sizi aramak için yardım ettiğini anlatmış. Keloğlan derin bir oh çekmiş ve küçük çocuğu ailesine teslim etmiş. Oldukça sevinen küçük çocuk Keloğlan’la vedalaşarak yoluna devam etmişler.

Benzer Masallar

  • Açgözlü Tilki ve Davul

    Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal, pireler berber, karınca dülger iken; eski hamamın tası yok, peştamalın ortası yok.Falan filan karıncayı nallayıp sırtına palan vuran, duydun mu sen hiç böyle yalan? O yalan, bu yalan, fili yuttu bir yılan. Heybenin gözünden camız yavrusu düştü. Eşeğe binip deveyi kucağına alan ağalar, söyleyin bakalım bu damı…

  • Kibritçi Kız

    Kibritçi Kız Masalı Bir zamanlar, ülkenin birinde korkunç bir soğuk vardı; kar yağıyordu ve akşam karanlığı bastırmak üzereydi. Yılın son gecesiydi, yani yılbaşı gecesi. Bu soğukta, bu karanlıkta, küçük bir kız çocuğu, başı açık halde ve yalın ayak yürüyordu sokakta. Aslında evden çıkarken ayaklarına terlik giymişti ama bunlar bir işe yaramamıştı! Ayağına çok büyük geliyorlardı,…

  • Kısa Nasrettin Hoca Fıkraları

    Nasrettin Hoca’dan çocuklar için kısa kısa fıkralar. Birbirinden komik fıkraları okurken hem eğlenme, hem düşünme amaçlanmıştır. Nasrettin Hoca Eşeğe Neden Ters Binmiş Bir gün Hoca, eşeğine binerek , arkasına takılan bir kısım insanlarla birlikte, camiden eve dönerken birdenbire durur, hayvandan iner ve yüzü insanlara dönük olarak eşeğe ters biner, yani semere ters oturur. Bunu görenler…

  • Aslan ile Muhafız

    Aslan ile Muhafız Masalı Bir zamanlar kral tarafından kötü muamele gören bir Muhafız varmış. Kralın ona yaptığı eziyete daha fazla dayanamayan muhafız saraydan kaçarak ormanda gizlenmiş. Muhafız ormanda sığınacak yer ararken, patisindeki diken nedeniyle yürümekte zorlanan bir aslana rastlamış. Muhafız, aslandan çok korkmasına rağmen cesaretini toplayıp aslanın pençesindeki dikeni çıkarmış. Aslan patilerindeki dikenden kurtulduğu için…

  • Karga ile Serçe

    Karga ile Serçe Masalı Bir zamanlar doğayı gezip dolaşmayı seven bir adam varmış. Bu adam, doğada gördüğü her şeye hayranlıkla bakar, her bir bitkiyi, ağacı ve hayvanı Allah’ın yarattığı bir mucize olarak görürmüş. Bir gün yine ormanda gezerken, ağzında bir parça ekmek taşıyan bir karganın bir ağacın etrafında daireler çizerek uçtuğunu fark etmiş. “Hayırdır inşallah,”…

  • Kral ve Ayakkabıları

    Kral ve Ayakkabıları Masalı Bir zamanlar zengin bir ülkeyi yöneten bir kral vardı. Bir gün ülkesinin her köşesini ziyaret etmek istedi. Yollara düştü, dağ tepe demeden her köye, her kasabaya gitti. Saraya döndüğünde, kayalıklardan geçtiği için ayakları epey ağrıyordu. Sürekli yollardaki taşların ve kaya parçalarının ayağını incittiğinden şikayet ediyordu. Bu nedenle kral, adamlarına ülkesindeki tüm…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir