Yıldız Yağmuru

yıldız masalı

Yıldız Yağmuru Masalı

Kış, beyaz ağaçlar yaratır topraktan; bazı insanlardan umutsuzluk yaratır, ama bir sevgi iliştirir bu umutsuzluğa, dünyanın en garip çiçeğini yaratır.

Reklam

Annesi babası ölmüştü kızın, başında bir kukuletası sırtında yırtık bir elbisesi ve tüyleri yağmur yemiş bir paltosu vardı. Böyle bir kızın cebinde olsa olsa bir dilim ekmeği olur ancak, avucunda sıkı sıkı tuttuğu birazcık bozuk parası olur. Ama kış güveni nedense kaybolmamıştır. Kuşlara bakarak ısınmaya çalışır. Titrerken düşünüyordu kız.

-Bahar gelecek günün birinde Kar taneleri yerine tomurcuk yağacak gökten sincaplar ılıklığı yukarı taşıyacak. Kış baharın habercisidir, meleklere mektup yazar, gönderilmesini ister baharın bu arada yeryüzünü oyalar.

Bunları düşünürken yaşlı bir adam çıktı karşısına.
-Param yok, karnım aç, dedi bana para ver biraz, sen küçük bir çocuksun nasılsa doyururlar seni.
Hiç düşünmedi bile kız bütün parasını ihtiyara uzattı. Sanki beyaz bir aslan girmişti şehre, alev yerine kar soluyordu şemsiyesi olanların şemsiyesini, düşleri olanların düşlerini parçalıyordu. Ama umutsuzluğa kapılmadı kız, sokakta bir başına yürüdü.

Bir kadın belirdi yanı başına.
-Güzel çocuk, dedi yiyecek bir şey var mı cebinde? Ağzıma üç gündür lokma koymadım kime başvurduysam geri çevirdi beni…
Bir dilim ekmeği vardı ya, onu yesin zavallı kadın, kendisi bir şey yemeyeli iki gün olmuştu daha.
-Al teyze, dedi, benim karnım tok, daha demin yemek yedim. İnan bana, daha olsaydı daha verirdim.

Sonra küçük bir çocuğa giydirdi paltosunu, gömleğini kendi boyunda bir kıza armağan etti, hava kararmıştı nasıl olsa, kimseler göremezdi kendisini.

Ama o bir kedi yavrusunu gördü; soğuktan sesi bile donmuştu kedinin, bıyıklarında buz tutmuştu miyavlaması. dergiciler görseydi, kış resmi olarak dağların değil onun resmini koyarlardı dergi kapaklarına. Başından çıkardığı kukuletaya sardı kediyi.

Kış,adımlarını yönetir insanların; kürklü olanları tiyatroya götürür, paltolu olanları sinemaya götürür, ceketli olanları evlerine götürür, çıplak olanları korulara götürür.

Derken, kendini bir koruda buldu kız, saçlarının arasına sokup ellerini gökyüzüne baktı. O anda tipi dindi, bulutlar açıldı ve ansızın beliren samanyolundan bir yıldız kaydı, sonra bir yıldız,bir yıldız daha, bütün samanyolu, büyük ayı, küçük ayı, hepsi ayaklarının dibine düştü kızın, sonra çoban yıldızı düştü.

Yeryüzü inanılmaz sevinçler yaratır. Eğilip baktı kız, toprağa değdikçe altın oluyordu yıldızlar.

Artık gelmemek üzere gidiyordu kış yoksulların, kedilerin yanından; güzel yemekler, kalın kumaşlar alınırdı bu altınlarla.

Göğü seven denizcilerin tanıdığı bütün yıldızlar birer birer düştü yere onları gören ay bile çekinmedi havada parçalandı ve dallarına altın birer yaprak olarak kondu ağaçların. Alışverişi seven sincaplar için işte bir sürü altın.

Grimm Kardeşler’den Masallar
Yazan:Ülkü Tamer
YKY YAYINLARI

Reklam

Benzer Gönderiler

  • Keloğlan ile Gülyüz Sultan

    Keloğlan ile Gülyüz Sultan Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bir masal ülkesinde Gülyüz derler, gül yüzlü, güler yüzlü bir kız varmış. Gülyüz, bir padişah kızıymış. Bir gün gergefini kurmuş, nakış üstüne nakış istiyormuş has bahçede. Derken, görülmemiş güzellikte, gerdanı kınalı, gözleri zümrüt, gagası mercan bir kuş gelmiş, gergefin üstüne konmuş. Gözlerini kızın gözlerine dikmiş, başlamış…

  • Gelincik ile Horoz

    Gelincik ile Horoz Masalı Günlerden bir gün, bir gelincik ile horoz varmış. Gelincik bir gün bu horozu yakalamış: “Şu horozu yiyeceğim yemesine ama bari bir de sebep göstere­yim!” demiş. “Gece yarısı oldu mu, başlarsın ötmeye, insanları uyutmaz, rahatsız edersin: bari yiyeyim seni de bu sorunu ortadan kaldırayım!” de­miş. Ama horoz cevabını bulmuş: “İnsanları sabahları uyandırıyorsam…

  • Masal Tekerlemeleri

    Tekerleme Nedir? Çoğunlukla masalların başlangıç kısmında yer alan, bazı sözcüklerin, seslerin yinelenmesi, ölçü, uyak gibi öğelere de dayanan, belirli bir konusu olmayan, olmayacak durumları bir araya yığıp mantığa aykırı birtakım sonuçlara vararak şaşırtıcı bir etki yaratan söz dizisi. Masal Başı Tekerleme Örnekleri Masal masal maniki Yolda saydım on iki On ikinin yarısı Tilki çakal karısı….

  • Geyik ile Kaplan

    Geyik ile Kaplan Masalı Geyiğin biri ormanda geziniyormuş. Çok susamış; derenin başına gitmiş. Suya başını daldırınca bir de ne görsün? Boynuzları çok gösterişli, bacakları ise incecik bir geyikmiş. Koca koca boynuzları hoşuna gitmiş, ama bacaklarını hiç mi hiç beğenmemiş. Geyik boynuzları ile böbürlenip bacaklarıyla yerinirken arkasında bir kaplan belirmiş. Kaplan geyiği yakalamak için atılmış. Geyik…

  • Kral ve Yoksul Şekerci

    Kral ve Yoksul Şekerci Masalı Şehrin kenar mahallerinden birinde, kendi halinde yoksul bir şekerci yaşarmış. Her gün evinin mutfağında akide şekeri yapar, kentin sokaklarında onu satarmış. Yaşamlarını böyle sürdürürlermiş. Ama şekercinin karısı öyle güzelmiş ki, değil o kentte o ülkede bile ondan güzel kadın olmadığı söylenirmiş. Yoksul şekerci ve güzel karısı fakir, ama huzurlu bir…

  • Aslan, Eşek ve Tilki

    Aslan, Eşek ve Tilki Masalı Bir gün eşek, aslan ve tilki hep beraber avlanmaya çıkmışlar. Her ne avlarlarsa bölüp birbirlerine pay edeceklermiş. Sonra kocaman bir geyik ele geçirmişler ve aslan pay etme işini eşeğe vermiş. Eşek düşünmüş, taşınmış nasıl pay edeceğini bilememiş. Sonunda geyiği üç eşit parçaya ayırmaya karar vermiş. Fakat aslan eşeğin kendisine uygun…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir