Kurnaz Çakal ve Aslan

kurnaz çakal ile aslan masalı oku
Kocabaş, Aslan ve Kurnaz Çakal masalı, çocuklar için dostluk, dürüstlük ve hırsın sonuçlarını anlatan eğlenceli ve öğretici bir orman hikayesidir. Masalda Kocabaş sağ kalır, Aslan ise dostsuz kaldığı için pişman olur.

Kocabaş, Aslan ve Kurnaz Çakal Masalı

Ormanın derinliklerinde, pençesi sert, yüreği pek bir Aslan hüküm sürerdi. Ormandaki her canlı onun kükremesiyle titrerdi. Ancak bir gün, vadinin ötesinden o güne dek hiç duyulmamış, yeri göğü inleten bir ses geldi: “MÖÖÖÖÖ!” Ses o kadar derinden ve güçlüydü ki, Aslan hayatında ilk kez korkuyu tattı. “Sesi bu kadar korkunç olanın kendisi kim bilir ne heybetlidir,” diyerek sarayına kapandı ve günlerce dışarı çıkmadı.

Kralın bu hâli, sarayda görevli iki çakal kardeşin dikkatinden kaçmadı: Bilge ve temkinli Kelile ile hırslı ve kurnaz Dimne.

Kelile, kralın korkusunu yenmesi gerektiğini biliyordu. Aslan’ın yanına gidip ona şöyle anlattı:
“Efendim, her gürültünün ardında bir güç aramak yanlıştır. Vaktiyle aç bir tilki, ormanda rüzgâr estikçe dalına çarpan bir davul görmüş. ‘Güm güm’ diye çıkan ses o kadar güçlüymüş ki tilki, ‘Bunun içi kesinlikle lezzetli etlerle doludur’ diyerek daldaki semiz horozu bırakıp davula saldırmış. Davulun derisini parçaladığında ne görsün? İçi bomboş bir tahta kasnak! Ne et var ne kemik… Üstelik horoz da çoktan kaçıp gitmiş. Yani bazı gürültülerin içi boştur.”

Aslan bu sözlerle biraz ferahladı ama ses yeniden yankılanınca korkusu depreşti. İşte tam burada, Dimne fırsatı gördü.

Dimne, kralın gözüne girmek için sesin kaynağını bulmaya gönüllü oldu. Ormanın derinliklerinde, sahibi tarafından terk edilmiş, otlaya otlaya devleşmiş Kocabaş’ı buldu. Kocabaş aslında çok dürüst ve barışçıl bir hayvandı. Dimne onu binbir dille ikna edip kralın huzuruna çıkardı.

Aslan, Kocabaş’ı tanıdıkça onun bilgeliğine ve dürüstlüğüne hayran kaldı. Kısa sürede onu başdanışmanı yaptı. Ancak bu durum, Kocabaş’ı bizzat getiren Dimne’nin sonu oldu. Artık kral Dimne’ye akıl danışmıyor, onu tamamen ihmal ediyordu.

Dimne’nin içini kıskançlık zehri sardı. Durumu Kelile’ye anlattığında bilge kardeş onu sertçe uyardı:
“Dimne, sen tıpkı o meraklı maymun gibi davranıyorsun. Bir maymun, kütük yaran bir oduncuyu izlemiş. Oduncu işine ara verince, maymun kütüğün arasına sıkıştırılmış kamayı çekmiş. Kama çıkar çıkmaz kütük kapanmış ve maymunun kuyruğu arada ezilmiş. Üstüne vazife olmayan işe karışan, kendi felaketini hazırlar. Sen bu öküzü kendi elinle getirdin, şimdi neden şikâyet ediyorsun?”

Ama Dimne bu öğüdü dinlemedi. Gözünü hırs bürümüştü. Önce Aslan’ın yanına gidip fısıldadı:
“Efendim, Kocabaş size ihanet edecek. Size boynuzlarını doğrulttuğu an anlayın ki sizi parçalamaya niyetlidir.”

Ardından Kocabaş’ın yanına gidip onu korkuttu:
“Kral seni bugün ziyafetine katmaya karar verdi. Gözleri parladığında ve pençesini kaldırdığında anla ki ömrün bitmiş.”

Kocabaş, Dimne’nin oyununu ve kralın öfkesini görünce çok korktu. Ama yüreği dürüst ve barışçıldı. O anda hızlıca ormandan kaçtı ve kendi yoluna devam etti. Aslan, Kocabaş’ın kaçtığını görünce yalnız kaldı. Dostunu kaybetmişti ve Dimne’nin oyunları nedeniyle artık güveneceği kimse kalmamıştı. Ömrü boyunca dostsuz kaldığı için derin bir pişmanlık hissetti.

Masaldan Çıkarılacak Dersler:

Dostluk ve güven önemlidir: Yanlış bilgilendirme ve yalanlar dostluğu bozabilir.

Kurnazlık ve hırs kötü sonuçlar doğurur: Dimne’nin sinsi planları kendi kaybına yol açtı.

Görünüşe aldanmamak gerekir: Tilkinin davula saldırması, her zaman duyduğumuz veya gördüğümüz şeyin doğru olmayabileceğini gösteriyor.

Sabır ve dikkatli gözlem önemlidir: Acele karar vermek bazen zararlı olabilir.

Doğru ve dürüst davranmak güven ve saygı kazandırır: Kocabaş dürüstlüğü sayesinde güvenli ve saygı değer bir dost oldu.

Uyarılara kulak vermek akıllıca davranmayı sağlar: Kelile’nin öğütleri dikkate alınırsa büyük felaketler önlenebilir.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Su Damlası

    Çoğu zaman dikkat etmediğimiz, küçük şeyler, yaşamımızdan pek çok örnekler taşır. Su Damlası Masalı da bunlardan biri. Geçmiş zamanların birinde, Dev Amca adında biri yaşarmış. Dev Amca, etrafındaki güzel ve ilginç olan her şeye sahip olmak ister, onları elde edemezse çılgına dönermiş. Böyle durumlarda bir büyücüden yardım alır ya da kendisi bir yol arayarak, onlara…

  • Geyik ile Kaplan

    Geyik ile Kaplan Masalı Geyiğin biri ormanda geziniyormuş. Çok susamış; derenin başına gitmiş. Suya başını daldırınca bir de ne görsün? Boynuzları çok gösterişli, bacakları ise incecik bir geyikmiş. Koca koca boynuzları hoşuna gitmiş, ama bacaklarını hiç mi hiç beğenmemiş. Geyik boynuzları ile böbürlenip bacaklarıyla yerinirken arkasında bir kaplan belirmiş. Kaplan geyiği yakalamak için atılmış. Geyik…

  • Çiftçi ile Kahya

    Çiftçi ile Kahya Hikayesi Bir zamanlar adamın biri, yüksek bir tepede, fırtınaların çok olduğu bir yerde bir çiftlik satın almış. Çiftlik işleriyle ilgilenecek bir kahya aramaya başlamış. Ancak civar köylerden gelen köylüler, çiftliğin fırtınalı bir yerde olduğunu görünce işi kabul etmemiş. Herkes, “Burası çok yüksek, sürekli fırtına kopuyor, burada çalışılmaz,” diyormuş. Sonunda, orta yaşlı ve…

  • Kurnaz Tavşan ile Aslan

    Kurnaz Tavşan ile Aslan Masalı Günlerden bir gün, ormanlar kralı dehşetle kükrüyor, karnını doyurmak için kendinden güçsüz hayvanları avlamaya devam ediyordu. Ondan kaçıp kurtulmak çok zordu. Bir gün ceylanlar, kuşlar, kaplumbağalar, tavşanlar, dağ keçileri, zürafalar ve diğer hayvanlar toplanıp bu kötü gidişin önüne geçmek istediler. Topluca Aslanın huzuruna çıkıp: -Efendimiz dediler… Biz aramızda anlaştık. Her…

  • Minik Deve

    Minik Deve Masalı Var var iken, yok yok iken, uzak bir diyarda, bir deve çiftliğinde şirin bir deve ile ailesi yaşarmış. Bu ailenin minik bir yavrusu varmış. Anne deve, nereye giderse minik yavruyu da yanında götürür, onu eğiterek hayatta kalması için ona tecrübelerini aktarırmış. Nerelerde yiyecek bulacağını, nasıl tehlikelerden korunacağını ona öğretmek için çabalarmış. Günlerden…

  • Keloğlan’ın Sazı

    Keloğlan’ın Sazı Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bizim bilmediğimiz ama çok da eski olmayan zamanların birinde, köylerden şirin mi şirin bir köyde, yaşamakta olan ailelerden biri de Keloğlan ile anasıymış. Fakirlik adeta yazgılarıymış. Onca yıl, anası bu fakirlikten kurtulmak için çok uğraşmış, ama, bir türlü kurtulamamış. Keloğlan ne mi yaparmış? Birkaç keçi ile bir de…