Aslan ile Geyik

aslan ile geyik masalı
Aslan ile Geyik Masalı

Sıcak bir yaz gününde, dağlarda, ovalarda gezip dolanan bir geyik, yorgunluktan bitkin düşmüş. Güneşin kavurucu sıcaklığı, susuzluktan dilinin damağına yapışmasına neden olmuş. Ağzı kurumuş, her nefeste daha da susadığını hissetmiş. Bu dayanılmaz susuzlukla çaresizce serin ve berrak bir pınar bulmak için yola koyulmuş.

Uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra nihayet ormanın derinliklerinde bir pınara ulaşmış. Pınarın kenarına gelerek suyun berraklığına hayran hayran bakmış. Ardından, yavaşça eğilerek kana kana su içmeye başlamış. Soğuk su boğazından geçerken hem susuzluğu giderilmiş hem de bedeni serinlemiş.

Su içerken bir anda gözleri sudaki yansımasına kaymış. Parlak güzelliğine bakıp kendi haline hayran kalmış. “Ne kadar da güzel görünüyorum!” diye düşünmüş içinden. Boynuzlarının uzunluğuna, dallarının çatal çatal yapısına ve görkemli duruşuna hayranlıkla bakmış. “Böyle ihtişamı olan bir geyik daha yoktur,” diyerek kendisiyle gurur duymuş. Ancak, bir an gözleri boynuzlarından kayarak incecik bacaklarına kaymış ve bir anda içini derin bir hayal kırıklığı kaplamış. “Ne kadar zayıf ve güçsüz duruyorlar,” diyerek üzülmüş ve içinden kendi bacaklarını hor görmeye başlamış.

Tam o sırada bir aslan ortaya çıkmış. Geyik, aslanın korkutucu bakışlarını fark edince paniğe kapılmış. Aslan bir hamlede geyiğin üzerine atılmış. Geyik, hızla koşmaya başlamış. Bacakları onu yıldırım hızıyla uzaklara taşımış. Aslan, var gücüyle koşmuş ama geyiği yakalayamamış. Nefes nefese kalıp duraklamış.

Geyik, koşarken sık ağaçların arasına dalmış. Ancak boynuzları, dallara takılmaya başlamış. Geyik, kurtulmak için çabaladıkça boynuzları daha fazla sıkışmış ve dallardan kendini kurtaramamış. Aslan, geyiği takip ederek ona ulaşmış ve bu sefer onu yakalamış.

Geyik, son nefesinde şu sözleri dile getirmiş:

“Ey bu masalı dinleyenler, duyduklarınızı dostlarınıza da anlatın. Ben, güzellikleriyle övündüğüm boynuzlarıma çok güvenmiştim. Ancak onlar, benim sonumu getirdi. Güçsüz ve ince sandığım bacaklarımsa beni aslandan uzaklaştıran, hayatımı kurtaran en büyük dostum oldu.

Unutmayın: Her güzel dost değildir, her çirkin düşman değildir. Görünüşe aldanıp gerçekleri görmezden gelmeyin.”

Masaldaki ders: Dış görünüşe aldanıp içsel değerleri göz ardı etmek, bazen hayati hatalara yol açabilir. Gerçek güç, bazen en hafife aldığımızda saklıdır.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Kaplumbağa ile Tavşan

    Kaplumbağa ile Tavşan Masalı Ormanda tavşan hoplaya zıplaya geziniyormuş.Bu tavşancık gördüğü bütün komşularına ne kadar hızlı olduğundan bahseder, kimsenin onu geçemeyeceğini söylermiş. Tavşan, gerçekten de güçlü ayaklarıyla hızlı koşarmış. Komşuları ise tavşanın bu şekilde böbürlenmesinden hoşlanmazlarmış. Ama hiçbirisi de onunla yarışmaya yanaşmazmış. Tavşanın her yerde “Ben çok hızlıyım, beni kimse geçemez” diye dolaşması, kaplumbağanın kulağına…

  • Altın Saçlı Kız

    Altın Saçlı Kız Masalı Evvel zaman içinde kalbur saman içinde padişahların yaşadığı çok eski zamanlarda, güzel bir bahçenin ortasındaki beyaz evde saçları altın sarısı renginde güzeller, güzeli Başak adında bir genç kız annesi ile birlikte yaşıyormuş. Babaannesinden kalma kemik tarak ile her sabah sarı saçlarını bıkmadan, usanmadan saatlerce tararmış. Tarağın dişleri arasında kalan ve dökülen…

  • Karagöz ve Hacivat Konuşmaları; Diş Macunu

    Karagöz ve Hacivat Konuşmaları Diş  Macunu HACİVAT – (Gelir ve söylenir.) Karagöz’üm yine nereye gidiyorsun acaba? Aaaa, durmadan da yalanıyor? (Seslenir.) Aman Karagöz’üm, nasılsın iki gözüm?.. KARAGÖZ – Cımcam cağcuğ… Ohhh!… HACİVAT – Anlamadım, ne diyorsun?… KARAGÖZ – Ohhh, muuhhh… HACİVAT – Allah Allah, neyin var?… KARAGÖZ – Muğuhhh muğuhhh… Yine ne istiyorsun Hacı Cavcav?…

  • Kırmızı Başlıklı Kız

    Kırmızı Başlıklı Kız Masalı Bir zamanlar küçük mü küçük sevimli mi sevimli bir kız varmış. Herkes çok severmiş onu. Annesi ona kırmızı bir başlık dikmiş. Bu başlık kıza öyle yakışıyormuş ki gel zaman git zaman herkes onu kırmızı başlıklı kız diye çağırmaya başlamış. Annesi bir gün onu yanına çağırmış: “Benim kırmızı başlıklı kızım, bu çöreklerle…

  • Kolay Şiir – Karagöz ve Hacivat

    Kolay Şiir Karagöz ve Hacivat Konuşması (Hacivat, arkadaşının arkasından yetişir.) HACİVAT – Karagöz’üm bu ne dalgınlık böyle? KARAGÖZ – Aklımı karıştırma, ben kimseyle dargınlık falan yapmıyorum. HACİVAT – Dargınlık demedim yani pek düşüncelisin! KARAGÖZ – Hay hay!… (Söylenir.) Duvarın güneşi yok… Sen duvarsın… olmadı! HACİVAT – Bunları bana mı söylüyorsun? KARAGÖZ – (Söylenir.) Güneşin duvarı…

  • Çirkin Ördek Yavrusu

    Çirkin Ördek Yavrusu Masalı Günlerden bir gün Anne Ördek sabırla yumurtalarının kırılmasını bekliyordu. Vakit tamamlanınca ördek yavruları yumurtalarından çıkmaya başladılar. Fakat en son ve en büyük yumurta bir türlü kırılmıyordu. Sonunda yumurtanın beyaz kabuğu çatladı. Diğerlerinden daha gri ve farklı olan ördek yavrusunun küçük kafası göründü. Anne ördek yeni doğan yavruya bakarak ; “Umarım değişir..”…