Balıkçının Kavalı

balıkçı masalı
Balıkçının Kavalı Masalı

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir zamanlar deniz kenarında yaşayan, bir balıkçı varmış. Balıkçı, bir gün kavalını da alıp, denizde balık avına çıkmış. Gide gide denizin ortasına varmış. Kavalını çıkarıp üflemeye başlamış. Umudu şuymuş: O büyüleyici kaval sesiyle balıkları yüzeye çıkartıp, onları kolayca yakalamakmış.

Kavalı üfledikçe üflemiş, melodiler rüzgarla dalgalanmış. Fakat ne balıklar denizden çıkmış, ne de suyun yüzüne başlarını göstermişler. Balıkçı bir süre daha çalmış, ama nafile… Balıkların kavalın sesinden anladığı yokmuş.

Bunu görünce, “Madem öyle, işimi şansa bırakmayayım!” demiş ve kavalını bir kenara bırakıp serpme ağını denize savurmuş. Ağ, suya değer değmez balıklarla dolmuş taşmış; bir atışta yüzlerce balık yakalamış!

Balıkçı, yakaladığı balıkları teknesine serince bir de bakmış ki balıklar çırpınıp oynamaya, zıplamaya başlamışlar! Balıkların bu hareketini gören balıkçı, şaşkınlıkla gülümseyerek şöyle demiş:

“Sevgili balıklar! Ben kaval çalarken hiç oynamadınız, şimdi tekneye çıkınca başladınız hoplayıp zıplamaya.

Balıkçı, balıkları yakalamak için flüt çalmak yerine, onları yakalamak için avlanma yöntemlerini kullanması gerektiğini anlamış.

Similar Posts

  • Keloğlan ile Gülyüz Sultan

    Keloğlan ile Gülyüz Sultan Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bir masal ülkesinde Gülyüz derler, gül yüzlü, güler yüzlü bir kız varmış. Gülyüz, bir padişah kızıymış. Bir gün gergefini kurmuş, nakış üstüne nakış istiyormuş has bahçede. Derken, görülmemiş güzellikte, gerdanı kınalı, gözleri zümrüt, gagası mercan bir kuş gelmiş, gergefin üstüne konmuş. Gözlerini kızın gözlerine dikmiş, başlamış…

  • Büyükanne

    Büyükanne Masalı Bir zamanlar çok yaşlı bir büyükanne varmış. Saçları kar beyaz, yüzü kırış kırışmış. Ama gördüğü güzellikler karşısında bir yıldız gibi ışıl ışıl parlayan, sıcak bakışlı güzel gözlere sahipmiş. Kocaman güllü bir elbise giyer, birbirinden güzel hikâyeler anlatırmış. Büyükannenin bir fermuarla açılıp kapanan kaim, eski bir kitabı varmış. Onu her zaman açıp okutmuş. Kitabın…

  • Zengin Çoban

    Zengin Çoban Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, küçük bir köyde yoksul bir çoban varmış. Elindeki iki koyunuyla geçinmeye çalışıyormuş. Her gün onları en güzel vadilere otlatmaya götürürmüş. Böylece koyunlar bol ve lezzetli süt verirmiş Bir gün çoban, iki koyununu otlatmak için kasabadan epey uzaklaşmış. Uzaktan bir grup yolcunun geldiğini görmüş. Yolcular iyice yaklaşmış…

  • Kurbanlık Koç

    Karagöz ve Hacivatın komik diyaloğu 🙂 Kurbanlık Koç HACİVAT – (Gelir ve söylenir.) Allah Allah, her halde yanlış görmüyorum ama Karagöz buralarda ne geziyor acaba? Aaaa, yanında bir de kocaman boynuzlu, kınalı bir koç var. (Seslenir) Karagöz’üm merhaba!.. KARAGÖZ – Hoş geldin suda pişmiş balkabağı!… HACİVAT – Aman efendim, perdede değiliz güzel konuş! KARAGÖZ –…

  • Atmaca ile Güvercinler

    Atmaca ile Güvercinler Masalı Bir zamanlar bir çiftlikte yaşayan güvercinleri sürekli rahatsız eden bir atmaca kuşu varmış. Zavallı güvercinler her gün atmaca korkusuyla yaşamak zorunda kalıyorlarmış. Atmaca, ne zaman güvercinlere saldırı yapsa hemen yuvalarına kaçıp saklanıyorlarmış. Atmaca, bakmış güvercinler hep tetikte olduğu için yakalayamayacak, bir plan düşünmüş. Güvercinlerin yuvasına gelip, “Güvercin kardeşler neden benden kaçıyorsunuz?…

  • Akrep ile Kurbağa

    Akrep ile Kurbağa Masalı Bir zamanlar, büyük bir nehrin kenarında yaşayan bir akrep varmış. Bu akrep, nehrin diğer tarafına geçmek istiyormuş ama yüzme bilmediği için bir türlü karşıya geçemiyormuş. Çaresiz bir şekilde nehir kenarında dolaşırken, sazların arasında güneşlenen bir kurbağa görmüş. Hemen kurbağaya yaklaşmış ve yalvarmış: “Kurbağa kardeş, lütfen bana yardım et! Yüzme bilmiyorum, beni…