Papağan ile Çakal

Papağan ile Çakal
Papağan İle Çakal Masalı Günlerden bir gün, ülkelerin birinde, çok zeki bir papağan yaşardı. Büyük bir ağacın üstünde yuva kurmuştu. Ağacın kovuğunda da bir çakal, yavrularını büyütüyordu. Çakal ara sıra ava gidince, papağanın yavruları aşağı iniyordu. Ağacın kovuğuna girip çakalın yavrularıyla oynuyorlardı. Anne papağan, bu durumdan hiç hoşnut değildi.

Bir gün yavrularını toplayıp öğüt vermeye başladı:

– Yavrularım! Kendi cinsinizden olanlarla arkadaşlık edin. Çakalların size zarar vermelerinden korkuyorum. Fakat yavru papağanlar, annelerinin sözünü dinlemiyorlardı. Bir gece çakal, yiyecek bulmak için uzaklara gitti. Bu arada bir kurt gelip çakalın yavrularını yedi. Çakal döndüğünde yavrularını bulamadı. Çok üzüldü.Yavrularının başına gelenlerden papağanın yavrularını sorumlu tuttu.

– Onlar bu kadar ses çıkarmasaydı kurt yavrularımı bulamazdı. Öcümü alacağım, papağanları mahvedeceğim, diye yemin etti. Nasıl bir kötülük yapacağını düşünürken arkadaşı karakulak ona akıl verdi.

– İyisi mi kendini yaralı gösterip bir avcıya görün. Sonra onu, bu ağacın yanına sürükle ve saklan. Avcı, papağanları avlayacaktır. Çaylak, Karakulak’ın dediği gibi yaptı. Avcıyı peşine taktı, ağacın yanına gelince saklandı. Avcı, çakalı kaybedince etrafı araştırdı. Ağacın tepesindeki papağan yuvasını gördü. Hemen çantasındaki ağı çıkarıp attı. Papağan ve yavruları ağa takılmışlardı.

Papağanlar çırpınıyorlar ama ağı delip kaçamıyorlardı. Papağan, telaşlanan yavrularını yatıştırdı.

– Korktuğum başıma geldi. Arkadaşlık ettiğiniz çakalların annesi bize bu kötülüğü yaptı. Ama olan oldu bir kere. Şimdi buradan kurtulmanın çaresine bakalım.

– Nasıl? diye sordu yavru papağanlar. Anne papağan cevap verdi:

– Ölmüş gibi davranın. Hareketsiz durun. Sizi ağdan atınca da uçup gidin. Ben sizi sonra bulurum.

– Öyle yaptılar. Avcı ağı aşağı çekti. Sonra da ağı açıp hayvanlara bakmaya başladı. Yavru papağanlar kaskatı kesilmişti. Avcı, “Her halde korkudan öldüler.” diye düşünerek onları attı. Yavru papağanlar, atıldıkları yerden kalkıp uçtular. Bunu gören avcı sinirlendi.

– Bana oyun oynadılar, dedi öfkelenerek. Avcı, anne papağanı aldı. Onu şehre götürdü. Ona şiir okumayı ve şarkı söylemeyi öğretti. Sonra papağanın çok bilgili ve konuşkan olduğunu yaydı. Herkes şiir okuyan, şarkı söyleyen bu papağanın ününü duymuştu. Papağanın şöhreti, padişahın kulağına da gitmişti. Adamlarına;

– Getirin bakalım şu papağanı, becerilerini görelim, dedi. Bu emir üzerine avcı bulunarak Saraya getirildi. Padişah, şiir okuyan, şarkı söyleyen papağanı çok sevdi. Parasını ödeyerek onu avcıdan satın aldı. Sarayda en nefis yiyecekler, en tatlı meyveler papağanındı. Ama o mutlu değildi. Hep üzüntülü ve düşünceliydi. Yemek yemeyen papağanın üzüntüsünü padişah fark etmişti.

Bir gün pencere kenarında ağladığını gördü. Hem ötüyor, hem ağlıyordu. Yavrularını düşünüyordu yine. Kim bilir neredeydiler, ne yapıyorlardı zavallıcıklar? Padişahın yufka yüreği, papağanın bu ağlayışına dayanamadı. Yanına çağırıp üzüntüsünün sebebini sordu. Papağan, çakalın yaptıklarını ve yavrularının durumunu merak ettiğini anlattı. Padişah, bu duruma çok üzüldü ve papağanı salıverdi. Papağan da teşekkür ederek yavrularına doğru uçup gitti. Bu masalımızda burada bitti

Kaynak: Masal Demeti Dizisi Erdem Yayınları, 2001.

Benzer Masallar

  • Kar Tanesi

    Kar Tanesi Masalı Çok soğuk bir kış günüymüş. Kar taneleri, süzüle süzüle yeryüzüne iniyorlarmış. Küçük kar tanesi buluttan ayrılırken, bulut ona seslenmiş: Güle güle git, dostum. Yeryüzüne benden selam götür. Ama çok güzel bir yere düş olur mu? – Tamam, demiş kar tanesi. Çok güzel bir yere düşeceğim. Sonra kar tanesi kendisini rüzgarın kollarına bırakmış….

  • Masal Okumanın Önemi, Neden Masal Okumalıyız?

    Masal Okumanın Önemi? Masal, geçmişten günümüze kadar yazılı/sözlü olarak gelen bir edebi türdür. Daha çok 1-12 yaş aralığındaki çocuklara yönelik olan bu yazın türümüz, içinde barındırdığı değerleri çocuklara öğretmesi açısından son derece önemlidir. Değer eğitiminin yanında çocukların hayal dünyalarını zenginleştirir. Çocuğa okunan bir masal onu bir hayal dünyasına taşır, masalın etkisiyle kendisini bir an o…

  • Tembel Tavşan

    Tembel Tavşan Masalı Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanda hayvanlar mutlu mutlu yaşarlarmış. Bir yaz mevsiminde, ormanda çok kötü bir kuraklık başlamış. Yaz kurak olduğu kadar da sıcakmış. Havalar o kadar sıcakmış ki yaz boyunca bir damla olsun yağmur yağmamış. Ormandaki hayvanlar susuzluğa daha fazla dayanamayacaklarını anlayınca, bu olumsuz duruma bir çare bulmak için bir toplantı…

  • Baykuş ile Horoz

    Baykuş ile Horoz Masalı Gökyüzünün mor örtüsü, alacakaranlığın ilk fısıltılarıyla yeryüzüne inmiş. Bilge Baykuş, asırlık çınarın en gösterişli dalına sessizce tünemiş. Rüzgârın kanatlarında taşıdığı uzun yolculuğun ardından, tüylerini kabartıp bir süre dinlenmiş. Göz kapakları ağırlaşmış ve içinden “Şöyle bir gözümü dinlendirmeli,” diye geçirmiş. O an, aşağıdan gelen telaşlı bir feryatla irkilmiş. Bir Horoz, can havliyle…

  • Parmak Çocuk

    Yeni masalımızın adı; Parmak Çocuk Masalı Uzak ülkelerin birinde, bir kulübede yaşayan çok yoksul bir karı koca yaşıyormuş. Yoksallarmış ama hiç de yoksulluklarından şikayetçi değillermiş, onları üzüldüğü tek şey bir çocukları olmamasıymış. Bir çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Bunun için hekimlere gitmişler, büyücülere gitmişler.. Bir büyücü onlara yetiştirmeleri için sihirli bir tohum vermiş. Tohumu ekip…

  • Gelincik ile Horoz

    Gelincik ile Horoz Masalı Günlerden bir gün, bir gelincik ile horoz varmış. Gelincik bir gün bu horozu yakalamış: “Şu horozu yiyeceğim yemesine ama bari bir de sebep göstere­yim!” demiş. “Gece yarısı oldu mu, başlarsın ötmeye, insanları uyutmaz, rahatsız edersin: bari yiyeyim seni de bu sorunu ortadan kaldırayım!” de­miş. Ama horoz cevabını bulmuş: “İnsanları sabahları uyandırıyorsam…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir