Şehzade ile Altın Kuş

şehzade ile altın kuş
Şehzade ile Altın Kuş Masalı

Bir zamanlar, büyük bir padişahın üç oğlu ve bir kızı varmış. Sarayın bahçesinde kocaman bir ağaç bulunurmuş ve bu ağaç her yıl yalnızca bir tane altın elma verirmiş. Ancak ne hikmetse, elma her sene gizemli bir şekilde kaybolurmuş. Padişah, oğullarına elmayı korumalarını emretmiş. Büyük ve ortanca oğulları sırayla nöbet tutmuşlar ama her ikisi de uyuyakaldıkları için elmanın çalınmasını engelleyememişler.

Sıra en küçük şehzadeye gelmiş. O, gece boyunca uyanık kalmayı başarmış ve altın gibi parlayan bir kuşun elmayı alıp kaçtığını görmüş. Hemen yayına bir ok koyup kuşa doğru fırlatmış, ancak sadece bir tüyünü düşürebilmiş. Sabah olunca, bu tüyü padişaha götürmüş ve altın kuşun peşine düşmek için izin istemiş.

Büyük oğul ve ortanca oğul da kuşu yakalamak için yola çıkmışlar, fakat yolda karşılaştıkları eğlence ve rahatlık dolu yerlere kapılıp görevlerini unutmuşlar. Küçük şehzade ise azimle yoluna devam etmiş. Bir gün, yolun kenarında beyaz bir tavşanla karşılaşmış. Tavşan, insan gibi konuşuyormuş ve ona altın kuşun nerede olduğunu anlatmış. Küçük şehzade tavşanın öğütlerine kulak vermiş, onun dediklerini harfiyen yerine getirmiş ve altın kuşu yakalamayı başarmış. Ancak tavşan, ona sadece kuşu almasının yetmeyeceğini, altın bir at ve altın bir kızı da bulması gerektiğini söylemiş.

Küçük şehzade, sihirli tavşanın rehberliğiyle altın atı ve altın kızı da ele geçirmiş. Yolculuğu sırasında, yıllar önce kaybolan kız kardeşini de bulmuş. Büyük bir sevinç içinde saraya dönerken, ağabeyleriyle karşılaşmış. Kıskançlıklarından ne yapacaklarını bilememişler ve küçük kardeşlerini kandırarak bir kuyunun içine atmışlar. Altın kuşu, altın atı ve altın kızı alıp saraya dönerek, bütün başarıyı kendilerine mal etmişler.

Ne var ki, altın kuş konuşmaya başlamış ve gerçeği bir bir anlatmış. Padişah, oğullarının ihanetini öğrenince büyük bir öfkeye kapılmış. O sırada, sihirli tavşan küçük şehzadeyi kuyudan kurtarmış ve onu saraya götürmüş. Padişah, küçük oğlunun başına gelenleri öğrenince büyük oğullarını cezalandırmış, küçük şehzadesini ise tahtına layık görmüş. Küçük şehzade, altın kızla evlenmiş ve ülkesini adaletle yönetmiş. Sihirli tavşan ise her zaman onların yanında olup, mutluluklarına şahitlik etmiş.

Böylece, iyiliğin ve doğruluğun her zaman kazandığı bu masal nesiller boyunca anlatılagelmiş.

Benzer Masallar

  • Parmak Kız

    Parmak Kız Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Uzun zaman önce bir kadın varmış. Bu kadın küçücük bir yavrusu olsun istiyormuş, ama onu nereden bulacağını bilemiyormuş. Sonunda büyücü bir kadına gitmiş ve demiş ki: “Küçücük bir yavrum olmasını çok istiyorum; böyle bir çocuğu nereden bulurum, söyleyebilir misin bana?” “Ondan kolay ne var!” demiş büyücü kadın. “Al…

  • Şişman Tavuk

    Şişman Tavuk Masalı Bir zamanlar çiftçinin birinin bir şişman tavuğu varmış. Tavuk her sabah bir yumurta yumurtlarmış. Çiftçi, her gün aralıksız yumurtlayan bu tavuğunu iyi besliyormuş. Çiftçinin diğer tavukları da yumurtlarmış ama hiçbirisi şişman tavuğun yumurtası gibi iri olmuyormuş. Pazardaki müşterileri iri yumurtadan daha fazla yok mu diye talep ediyorlarmış. Çiftçi bir gün, “Eğer şişman…

  • Baykuş ile Horoz

    Baykuş ile Horoz Masalı Gökyüzünün mor örtüsü, alacakaranlığın ilk fısıltılarıyla yeryüzüne inmiş. Bilge Baykuş, asırlık çınarın en gösterişli dalına sessizce tünemiş. Rüzgârın kanatlarında taşıdığı uzun yolculuğun ardından, tüylerini kabartıp bir süre dinlenmiş. Göz kapakları ağırlaşmış ve içinden “Şöyle bir gözümü dinlendirmeli,” diye geçirmiş. O an, aşağıdan gelen telaşlı bir feryatla irkilmiş. Bir Horoz, can havliyle…

  • Alakarga ile Kartal

    Alakarga ile Kartal Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, ben ninemin beşiğini sallar iken, masal masal içinde deyip bu masalı ninelerimiz anlatmış. Günlerden bir gün, hiçbir şeyden haberi olmayan bir çoban kuzularını otlatıyormuş. Karşı dağdan bir kartal havalanmış, sürüye doğru süzülerek güçlü pençeleriyle bir kuzuyu tuttuğu gibi…

  • Kibar Prens

    Kibar Prens Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, kuşlar telll iken, kuzular berber iken, büyük, güzel mi güzel bir ülkede iyi bir kral yaşarmış. Kralın ikiz oğulları varmış. Bu kardeşler ikizmiş; ama ne yüzleri, ne de huyları birbirine benzermiş. İkisi de güzelmiş güzel olmasına ama biri iyi huylu ve çok…

  • Ak Benekli

    Ak Benekli Masalı Evvel zamanların birinde Çoban Ali her gün erkenden kalkar, koyunlarını otlatmaya giderdi. O sabah da şafak sökmeden uyandı. Yatağının içinde iyice gerindi, uzun uzun esnedi. Kuzu postundan yapılmış tüylü yeleğini giydi. Alelacele yalın ayak kulübesinden dışarı çıktı. Ağılın kapısını açtı. Sopasıyla birer birer hepsinin kuyruğundan dürttü. – Hadi bakalım tembeller! Düşün yola!…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir