Tilki ile Tavuk

tilki ile tavuk masalı
Tilki ile Tavuk Masalı

Tilki, bir akşamüstü karnı çok acıkmış bir halde ormanda dolaşırken yemek aramaya koyulmuş. Uzun bir süre hiçbir şey bulamadan yürümüş. Tam umudunu yitirdiği anda, önünden geçtiği bir kümesin aralık kapısından içeriye bir göz atmış. İçeride, tünekte oturan semiz bir tavuk görmüş. Tavuk, parlak tüyleriyle tilkinin iştahını kabartmış. Ancak tavuk, tilkinin erişemeyeceği kadar yüksekte bir tünekte oturuyormuş.

Tilki, açlıktan iyice sabırsızlanmış ama hemen akıllıca bir plan yapması gerektiğini anlamış. Kendi kendine, “Bu işi kaba kuvvetle değil, zekâyla halletmeliyim. Hadi bakalım tilki efendi, hünerini göster,” demiş. Biraz düşündükten sonra yüzüne kibar ve samimi bir ifade takınmış, ses tonunu yumuşatmış ve tavuğa seslenmiş:
“Merhaba, güzel tavukların prensesi! Ne kadar zamandır görüşmedik, değil mi? Sizi burada görmek büyük bir mutluluk.”

Tavuk, tilkinin sahte nezaketini fark etmiş ama cevap vermemiş. Tilkinin niyetini anlayan tavuk, tünekte sakince oturmaya devam etmiş. Tilki ise yılmadan konuşmaya devam etmiş:
“Dostumuz horoz, sizin pek iyi olmadığınızı söyledi. Bu haberi duyunca çok üzüldüm. Hemen yanınıza gelip hâlinizi sormak istedim. Gerçekten de yüzünüz biraz solgun görünüyor. Aşağı inerseniz nabzınızı ölçer, dilinize bakarım. Eminim ki sağlığınıza iyi gelecek bir şeyler önerebilirim.”

Tavuk, tilkinin bu aldatıcı sözlerini duyunca gülümseyerek karşılık vermiş:
“Tilki dostum, şimdiye kadar sizin bu kadar nazik ve düşünceli olduğunuzu hiç görmemiştim. Ama buradan aşağı inip yanınıza gelirsem sağlığım gerçekten bozulur. Belki de hayatımı kaybederim, korkarım!”

Tavuk, zekâsıyla tilkinin tuzağını fark etmiş ve bu tatlı dilli sözlere aldanmamış. Tilki, planının işe yaramadığını görünce iyice sabırsızlanmış ama elinden başka bir şey gelmediğini anlamış. Tavuk hâlâ güvenli bir şekilde tünekte oturuyormuş ve bu durumu bir an bile değiştirmeye niyeti yokmuş.

Tilki, yapacak bir şey bulamayınca pes etmiş ve başını önüne eğip oradan uzaklaşmış. Açlık içinde başka bir av aramaya koyulmuş. Tavuk ise tilkinin çaresizce uzaklaştığını izlerken kıs kıs gülmüş. Tilkinin zekâsına karşı kendi zekâsıyla üstün geldiğini bilmek onu oldukça mutlu etmiş.

Bu masal, zorluklar karşısında aklını kullanmanın ve kurnazlık karşısında dikkatli olmanın önemini anlatır.

Benzer Masallar

  • Değirmenci ve Eşeği

    Değirmencinin Eşeği Hikayesi Bir zamanlar, fakir bir değirmenci vardı. Bu değirmenciye ait zayıf, bitkin bir eşek de onunla birlikte yaşardı. Eşeğin sırtı yorgunluk izleriyle doluydu ve doğru dürüst yiyecek bulamadığından çok güçsüzdü. Açlık ve yoksulluk içinde yaşamakta zorluk çekiyordu. Bir gün, padişahın atlarının bakıcısı olan eski bir dostu, değirmenciye rastladı. Eşeğin durumunu görünce üzüldü ve…

  • Aslan ve Tilki

    Aslan ve Tilki Masalı Uzun zaman önce bir ormanda bir çift aslan yaşıyordu. Bir sabah karısı ona nefesinin kötü ve nahoş olduğunu söyledi. Aslan bunu duyunca utandı ve öfkelendi, karısının söylediğine inanmadı ve ormandaki hayvanları nefesini kokup kokmadığını kontrol etmek için çağırdı. Önce koyun geldi. Ağzını ardına kadar açan Aslan, “Koyun, söyle bana ağzım kötü…

  • Tilki ile Üzümler

    Tilki ile Üzümler Masalı Bir atasözü var; ‘Tilki erişemediği üzüme koruk dermiş.’ Bu atasözünden daha uzun olan bir masalımız var. Haydi hep beraber tilkiyle üzümler masalını okuyalım.. Açlıktan ölmek üzere olan bir tilki, asmalarında üzümü bol olan bir bağa gizlice girmiş; üzümler öyle güzel görünüyorlarmış ki tilkinin ağzının suyu akmış. Sonunda tepedeki bir salkıma göz…

  • Sincap ile Meşe Ağacı

    Sincap ile Meşe Ağacı Masalı Bir zamanlar, ormanın derinliklerinde yaşayan bir sincap varmış. Bu sincap, çevresindeki hayvanlar tarafından ormandaki en çalışkan hayvan olarak bilinirmiş. Her gün, sabahın erken saatlerinden akşama kadar ormanda koşar, ceviz ve fındık gibi yiyecekler toplar, bunları yer altına saklayarak yaklaşan kış için yiyecek hazırlarmış. Bir sabah, sincap biraz ceviz bulmuş ve…

  • Kırmızı Uçurtma

    Kırmızı Uçurtma Masalı Bir zamanlar bir kasabada, Alper adında bir çocuk yaşarmış. Alper, akıllı, çalışkan ama biraz da hayalperest bir çocukmuş. En sevdiği şey, gökyüzünde salınan uçurtmaları izlemekmiş. Bütün arkadaşları gibi o da uçurtma uçurmayı çok severmiş. Alper’in en iyi arkadaşı ise Sevim’miş. Sevim neşeli, güler yüzlü ve her zaman arkadaşlarına yardım etmeyi seven bir…

  • İki Arkadaş ve Ayı

    İki Arkadaş ve Ayı Masalı Bir zamanlar, Hasan ile Yunus adında iki iyi arkadaş ormanda yürürken koyu bir sohbete başlamışlar. Hasan, ─ Ben seni kardeşimden öte seviyorum. Başına bir şey gelirse, herkesten önce ben yardımına koşarım, senin için yapamayacağım bir şey yok. demiş. Yunus: ─ Ben de seni çok seviyorum, biz seninle arkadaştan öte kardeşiz,…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir