Okçu ile Aslan

Okçu ile Aslan
Av ve avcının karşılaştığı durumlara alışık olsak da avcı ile yine bir başka avcının karşılaştığı durumlar da olabiliyor. Okçu ile Aslan Masalı bunun en güzel örneklerinden birini oluşturuyor.

Zamanın birinde, okçuluğu ile ünlü bir avcı, avlanmak için ormana gitmiş. Avcıyı gören tüm hayvanlar ondan korkarak kaçışmışlar. Okçu, insanlar arasında nasıl namlı bir avcıysa, aslan da kendi ormanında o kadar namlı bir avcıymış. Bu nedenle avcıyı görünce kaçmamış. Avcıya doğru yönelerek, ona meydan okumuş.

Aslanın meydan okumasına sevinmiş okçu. “Av kendi ayağıyla önüme geldi” diye düşünmüş. Hemen okunu yerleştirip yayını germiş. Tam oku fırlatacağı sırada “Habercimin sana bir haberi var.” diyerek okunu fırlatmış. Ok aslanın gövdesine saplanmış. Aslan saplanan okun acısı ile kendini çalılıkların içine atmış. Çalılığın içinde saklanarak okçudan kurtulmayı düşünürken, tilki ile göz göze gelmişler.

Tilki, aslanın onu yaralayan okçudan kaçtığını anlayınca, “İşte aradığım fırsat.”diyerek, aslanın geriye dönmesi ve sonuna kadar savaşması gerektiği konusunda onu cesaretlendirip kışkırtmaya çalışmış. Böylece herkesin ve özellikle kendisinin korktuğu büyük bir düşmandan kurtulabilmeyi ümit ediyormuş.

Tilkinin bu fırsatçı ve kötü niyetini anlayan aslan:”Hayır!” demiş. “Beni bu sözlerle kandıramazsın. ”

“Sıradan bir haberci bile beni bu hale getiriyorsa, haberciyi bana gönderen avcının kendisi ile başa çıkmam imkansız” demiş.

Bizden daha zayıf kişilerin yol göstericiliği ve kışkırtmaları, sadece kendi çıkarlarını düşündükleri içindir.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Balıkçının Kavalı

    Balıkçının Kavalı Masalı Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir zamanlar deniz kenarında yaşayan, bir balıkçı varmış. Balıkçı, bir gün kavalını da alıp, denizde balık avına çıkmış. Gide gide denizin ortasına varmış. Kavalını çıkarıp üflemeye başlamış. Umudu şuymuş: O büyüleyici kaval sesiyle balıkları yüzeye çıkartıp, onları kolayca yakalamakmış. Kavalı üfledikçe üflemiş, melodiler rüzgarla dalgalanmış. Fakat…

  • Kedi, Gelincik Ve Yavru Tavşan

    Kedi, Gelincik Ve Yavru Tavşan Masalı Gördüğünüz bu saray evvelce tavşanındı. Bir sabah uyandı bayan gelincik zaptetti sarayı hemencecik. Vay akıllı, vay! Ev sahibi evde olmadığından kolay oldu bu iş çok kolay. O gün şafakla çıkıp gitmişti tavşan. Kırlar kekik kokuyordu, mis gibi kekik. Bizimki yiyip içip mahzenine döndüğü zaman gelincik pencereye dayamıştı burnunu. Tavşan…

  • Çıplak Kral

    Kral Çıplak Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ülkelerin birinde bir Kral yaşarmış. Süse püse öyle düşkünmüş ki, eline geçeni üste başa harcarmış. Günün her saatinde elbise değiştirirmiş. Gelip geçen yabancı kalabalığından, başkent cıvıl cıvıl bir şehirmiş. Günün birinde kendilerine dokumacı süsü veren ve dünyanın en güzel kumaşını dokumasını bildiklerini…

  • Kral ve Ayakkabıları

    Kral ve Ayakkabıları Masalı Bir zamanlar zengin bir ülkeyi yöneten bir kral vardı. Bir gün ülkesinin her köşesini ziyaret etmek istedi. Yollara düştü, dağ tepe demeden her köye, her kasabaya gitti. Saraya döndüğünde, kayalıklardan geçtiği için ayakları epey ağrıyordu. Sürekli yollardaki taşların ve kaya parçalarının ayağını incittiğinden şikayet ediyordu. Bu nedenle kral, adamlarına ülkesindeki tüm…

  • Anne Güvercin

    Anne Güvercin Hikayesi Güzel bir yaz günüydü. Batur elinde sapan evlerinin yakınındaki ağaçlıkta kuş avına çıkmıştı. Gözleri radar gibi dikkatle çevreyi tarıyordu. Birden arkasında bir ses duydu: ’Vurma kuşları.’ Döndü, baktı. Seslenen yabancı değildi. Mahalle arkadaşı Sarper’di: “ Ne istersin şu küçük yaratıklardan bilmem ki? Ne zararı var onların sana? Bırak ötsünler, uçsunlar, kanat çırpsınlar….

  • Büyükanne

    Büyükanne Masalı Bir zamanlar çok yaşlı bir büyükanne varmış. Saçları kar beyaz, yüzü kırış kırışmış. Ama gördüğü güzellikler karşısında bir yıldız gibi ışıl ışıl parlayan, sıcak bakışlı güzel gözlere sahipmiş. Kocaman güllü bir elbise giyer, birbirinden güzel hikâyeler anlatırmış. Büyükannenin bir fermuarla açılıp kapanan kaim, eski bir kitabı varmış. Onu her zaman açıp okutmuş. Kitabın…