Nasrettin Hoca ve Eşeği Fıkrası

Nasrettin Hoca ve Eşeği Fıkrası
Nasrettin Hoca ve Eşeği Fıkrası
Nasrettin Hoca, bir gün karısına;

– “Acaba insanın öldüğü nasıl anlaşılır?” diye sormuş. Karısı ne desin?

– “Önce eli ayağı buz kesilir!” demiş, çıkmış işin içinden.

Aradan zaman geçmiş, bir kış günü hoca atlamış eşeğine ve ormana odun kesmeye gitmiş.

Hava da soğuk mu soğuk. Hocanın eli ayağı buz kesilmiş, başlamış titremeye..

Soğuktan bir ağacın altına çökerek, “Eh, elim ayağım buz kesildiğine göre ben de öldüm demektir.” diye düşünürken, o sırada dağdan inen aç kurtlar hocanın eşeğine saldırmışlar.

Hoca uzaktan bağırmış; “Sizi gidi hınzırlar! Sahibi ölmüş eşeği buldunuz ya! Ağlatın anasını bakalım.” demiş.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Üç Zıpzıpın Öyküsü

    Üç Zıpzıpın Öyküsü Çekirge, pire ve uçan kaz bir gün saraya davet edilmişler. Kral üçünün arasında bir yarış düzenleyecek ve en yükseğe sıçrayana büyük bir ödül verecekmiş. Sonunda ödülü açıklamış. Yarışı kazanana kızımı vereceğim demiş. Yarışmaya önce pire, çekirge sonrada uçan kaz tek tek zıplayarak yarışmışlar. Bunların her biri kendini diğerlerinden üstün görüyormuş. İlk yarışan…

  • Kazan Doğurdu Fıkrası

    Nasrettin Hoca Kazan Doğurdu Fıkrası Hoca Nasrettin komşusundan bir gün kazan ödünç ister. İade ederken de hem teşekkür eder, hem de içine küçük bir kazan koyar. Komsusu merakla bu küçük kazanı sorunca da, -Komşu, bizdeyken kazanın doğurdu, der. Komşusu bu ise pek sevinir. Aradan epey zaman geçer, Hoca yine komşusundan kazanı ödünç ister. Komşusu da…

  • Aslan ve Kurnaz Dostları

    Aslan, Deve ve Kurnaz Dostlar; güven, sadakat ve gizli niyetler üzerine etkileyici bir masaldır. Güçlü bir aslanın yönettiği büyük bir ormanda geçen hikâye, yolunu kaybederek ormana gelen saf bir devenin başından geçen olayları anlatır. Aslanın yanında yaşayan çıkarcı çakal, kurt ve karga; kendi menfaatleri için deveyi kandırmaya çalışır. Ancak iyi kalpli deve, onların gerçek niyetini…

  • Dört Mevsim

    Dört Mevsim Masalı Bir zamanlar Toprak Ana, evinde yalnız yaşıyormuş. Yalnız yaşamak zormuş, bu yüzden canı çok sıkılıyormuş. Bir gün kalkmış, gök kralına misafirliğe gitmiş. Sarayın kapısına varınca, gürültüler, patırtılar duymuş. Kapıdaki nöbetçiye, “bunların ne olduğunu” sormuş. Nöbetçi: – Ne olacak, demiş. Mevsim kardeşlerin gürültüsü. İkisi kız, ikisi oğlan dört yaramaz çocuk var. Kavga edip…

  • Kırmızı Balık ile Kaplumbağa

    Kırmızı Balık ile Kaplumbağa Masalı Günlerden bir gün, kaplumbağa ile kırmızı balık gölde eğleniyorlarmış. Bir anda karşılarında bir avcı belirmiş. Avcı, kaplumbağayı tuttuğu gibi yakalamış. Kırmızı balık bu duruma çok üzülmüş, kaplumbağa dostunu bırakması için avcıya yalvarmış, yakarmış.. Avcı bu, hiç aldırır mı bu sözlere? Avcının merhamete gelmeyeceğini anlayan kırmızı balık, avcıya reddedemeyeceği bir teklif…

  • Altın Yumurtlayan Tavuk

    Altın Yumurtlayan Tavuk Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zamanlarda bir vakit şirin bir köyde yoksul bir köylü çiftçi yaşarmış. Bu çiftçi tavukları çok severmiş, her gün tavukları beslermiş ama bir tavuğu varmış ki çok özelmiş. Özelliği ise altın yumurtluyor olmasıymış, çiftçi her gün altından olan yumurtayı şehre götürüp kuyumcuda bozdururmuş. Bu böyle giderken yoksul…