Avcı ile Güvercinler

avcı ile güvercinler masalı
Avcı ile Güvercinler Masalı

Bir zamanlar uzak bir ülkede, yemyeşil bir vadide, kocaman bir meşe ağacı yükseliyormuş. Ağacın dalları gökyüzüne doğru uzanıyor, yapraklarıysa güneşte parlıyormuş. Bir gün bir avcı, bu ağacın yanından geçmiş ve içinden şöyle düşünmüş:

“Bu ağaç tam bana göre. Dalları yüksekte, kocaman ve yaprakları çok geniş. Bu ağacı gören kuşlar, mutlaka gelip dallarına konar. Ben de ağacın altına bir tuzak kurarım bu sayede çok sayıda kuş yakalarım.” diye düşünmüş.

Planını uygulamaya koyan avcı, ağını dikkatlice ağacın altına sermiş. Ağ yerdeki yaprakların arasına öyle güzel karışmış ki, neredeyse görünmez olmuş. Daha sonra avcı, yerdeki ağın üzerine pirinç taneleri serpiştirmiş. “Bunu kuşlar hemen fark eder,” diye mırıldanmış.

O sırada gökyüzünde Beyaz Kanat adında bir güvercin kralı, büyük güvercin sürüsüyle uçuyormuş. Aşağıdaki meşe ağacını ve gölgesindeki parlak pirinç tanelerini görmüş. “Kardeşlerim, şuna bakın!” demiş Beyaz Kanat. “Şanslı bir günümüzdeyiz. Aşağıdaki ağacın altında bir ziyafet bizi bekliyor.”

Beyaz Kanat hızla aşağı süzülmüş, ardından tüm sürü de onu takip etmiş. Kuşlar, ağacın dallarına konar konmaz hemen pirinç tanelerini yemek için aşağıya inmişler ve tuzağa düşmüşler. Ağın içindeki pirinç taneleri onları kandırmış ve her biri ağın içerisinde sıkışıp kalmış.

Bunu gören avcı sevinçle ellerini ovuşturmuş. “İşte bu!” demiş. “Harika bir av! Güzel bir ziyafet çekeceğim ve kalanları satıp iyi para kazanacağım.”

Korkuya kapılan güvercinler çırpınmaya başlamış. “Yandık!” diye haykırmış bir tanesi. “Kaçamayacağız!”

Beyaz Kanat ise sakin kalmaya çalışmış. “Durun!” demiş. “Birlikte hareket edersek kurtulabiliriz.”

“Nasıl kurtulabiliriz?” diye sormuş başka bir güvercin. “Bu ağ çok ağır, tek başımıza kaldıramayız!”

“Tek başımıza kaldıramayız, doğru,” diye cevap vermiş Beyaz Kanat. “Ama hepimiz aynı anda uçarsak ağı kaldırabiliriz. Hep birlikte şehrin ötesine uçarız. Orada bir fare dostum var. O bizi bu ağdan kurtarabilir.”

Tam o sırada avcı ağaca doğru yürümeye başlamış. Güvercinlerden biri telaşla bağırmış: “Hızlanmamız gerek! Avcı geliyor!”

Beyaz Kanat hemen emir vermiş: “Hazır olun, kardeşlerim. Hep birlikte, tam aynı anda! Bir, iki, üç… Şimdi!”

Tüm güvercinler kanatlarını çırparak havalanmış. Ağın altında kalmalarına rağmen birlikte öyle bir güçle uçmuşlar ki, ağı yerden kaldırmayı başarmışlar. Meşe ağacından uzaklaşıp şehre doğru yol almışlar.

Avcı ise olanlara inanamayarak gözlerini ovuşturmuş. Ağ havalanıp uzaklaşırken bağırmaya başlamış: “Bu bir lanet! Ağ uçuyor! Kurtarın beni!” Korkuyla ormana doğru kaçmış ve bir daha o bölgeye geri dönmemiş.

Beyaz Kanat ve güvercin sürüsü, ağla birlikte fare dostlarının yaşadığı şehre ulaşmışlar. Beyaz Kanat, dostunu çağırmış. Fare hemen işe koyulmuş, ağın iplerini kemirerek güvercinleri özgür bırakmış. Güvercinler, dostlarına teşekkür ederek gökyüzüne yeniden kanat açmışlar.

Masaldan Çıkarılacak Ders: Zorluklar karşısında panik yapmak yerine birlik olmayı seçerseniz, üstesinden gelemeyeceğiniz hiçbir şey yoktur. İş birliği ve dayanışma, en güçlü tuzakları bile alt eder.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Limon Ağacının Hikayesi

    Türkçe masallar sitemize yeni bir çocuk hikayesi ekledik. Yeni hikayemizin adı Limon Ağacı Hikayesi keyifli okumalar dileriz. Bir zamanlar, zengin bir iş adamının bahçesinde, yan yana dikilen iki limon ağacı vardı. Mayıs ayı sonlarında açan limon çiçekleri, bütün bahçenin havasını bir anda değiştirir ve apartmanlara hapsedilmiş insanlara baharın geldiğini müjdelerdi. Ancak limon ağaçlarından biri, diğerinden…

  • Fitneci Aslan

    Fitneci Aslan Masalı Ormanların birinde fitneci bir aslan yaşarmış. Fitneci aslan ormanda aç aç gezerken çayırdaki üç ineği gözüne kestirmiş: Kestirmiş ya, üçünden korkmuş. “Ben birini parçalarken öbür ikisi bir olur, hakkımdan gelirler sonra.” diye düşünmüş. “En iyisi,” demiş, “Bunları ben birbirlerinden ayırayım, teker teker paralayayım. Daha kolay olur benim için.” diye düşünmüş. Öyle de…

  • Alice Harikalar Diyarında

    Alice Harikalar Diyarında Masalı Bir yaz günüymüş ve hava oldukça sıcakmış. Alice, güneşin altında oturmuş, kız kardeşiyle bir kitap okuyormuş. Kitap çok sıkıcıymış ve Alice uykulu hissetmeye başlamış. Birden, küçük, beyaz bir tavşan hızla yanlarından geçmiş. Tavşan, giysiler giymiş ve cebinden bir saat çıkarıp zamanı kontrol etmiş. “Eyvah! Geç kaldım! Geç kaldım!” diye bağırmış tavşan….

  • Keloğlan ile Balık

    Keloğlan ile Balık Masalı Günlerden bir gün Keloğlan odun kesmek için ormanın yolunu tutar. Giderken “imdaat, beni kurtarın!” diye bir ses duyar. Sağına bakar soluna bakar kimseyi göremez. Aynı sesi tekrar duyar. Bakınırken bir de ne görsün! Toprağın üstünde bir balık “imdaat beni kurtarın!” diye bağırıyor. Meğerse balığı sudan çıkarmışlar. Kendini suya atacak birisi duysun…

  • Bülbül ile Bahçıvan Hikayesi

    Bülbül ile Bahçıvan Hikayesi Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar bahçesine çok düşkün bir bahçıvan varmış. Bahçıvanın, bahçesinde en çok sevdiği köşe ise güllerin olduğu bölümmüş. Bahçıvan, güllerine bakmaya doyamazmış. Bir sabah bahçıvan, güllerinin günlük bakımını yaparken bir bülbül görmüş. Bülbül bahçıvanın en sevdiği kırmızı gülün dalına konmuş, türlü nağmelerle şarkı söylüyor, bir yandan da…

  • Vadideki Nine

    Vadideki Nine Masalı Su akar gider denize kavuşur. Ay güneşi kovalar gece olur. Ve masallar diyarında bir masal başlar.. Padişahın ülkesinde bir telaş var; Padişah kızının bu geceki masalı hazır mıdır? Aynacık nerede? Hadi acele edin. Uyku krallığı bizden önce davranırsa gücümüzü yitiririz. Ve sevgili aynacık son anda nefes nefese bir masal ile gelir: Kusurumuza…