Kıymetli Tuz

masal

Kıymetli Tuz Masalı

Masal masal maniki
Yolda saydım on iki
On ikinin yarısı
Tilki çakal karısı.

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, tilkiler berber iken, kuzular tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Tıngır elek, tıngır felek demişler, bu masalı şöyle anlatmışlar.

Bir zamanlar bir padişah ile üç kızı varmış. Bir gün bu padişah kızlarını başına toplamış, beni ne kadar seversiniz? demiş. En büyük kız dünyalar kadar, ortanca kızı kucak kadar, küçük kızı da tuz kadar severim demiş.

Padişah küçük kızın cevabına çok sinirlenmiş, insan hiç tuz kadar sevilir mi demiş, ardından küçük kızını muhafızlara teslim etmiş. Muhafızlar, küçük kızı kolundan tuttukları gibi zindana atmışlar.

Küçük kızın zindanda yatmasına dayanamayan bir muhafız, onu gizlice zindandan çıkarıp saraydan uzaklaştırmış.

Küçük kız yollara düşmüş. Az gitmiş, uz gitmiş, bir köye ulaşmış. Orada köyün zenginlerinden biri onu köle olarak evine almıi, büyümüş, çok güzel bir kız olmuş. Güzelliği ilden ile, dilden dile yayılmış, kısmet bu ya bir başka padişahın oğluyla evlenmiş.

Aradan bir hayli zaman geçmiş, başından geçenleri kocasına anlatmış, babamları yemeğe çağıralım demiş. Kocası da olur demiş. Gereken hazırlıklar yapılmış, padişah babası ziyafete çağrılmış.

Kızın padişah babası söylenen günde avanesiyle birlikte ziyafete gelmiş. Padişah ve beraberindekiler sofraya oturduğunda yemekler sırayla gelmeye başlamış. Ama kız, aşçısına bütün yemeklerin tuzsuz olmasını tembih etmiş. Padişah hangi yemeğe saldırdıysa eli geri gitmiş, yemeklerin hiçbirini yiyememiş.

O sırada küçük kızı padişahın sofrasından ayağa fırlamış. Padişahım, duyduğuma göre sen küçük kızını seni tuz kadar seviyormuş dediği için zindanlara atmışsın demiş. Padişahın söz söylemesine fırsat vermeden işte o küçük kız benim demiş ve bütün yemekleri tuzsuz yaptırdım ki kıymetimi anlayasın sözlerini eklemiş.

Padişah yaptığından utanarak küçük kızının boynuna sarılmış, tuzun ne kadar kıymetli olduğunu anlamış. Ondan sonra yeni bir dönem başlamış. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Sinekler ile Bal Kavanozu

    Sinekler ile Bal Kavanozu Masalı Yaşlı kadın akşam eve gelecek olan torununa yemek hazırlıyormuş. O sırada masanın üstünde duran bir bal kavanozunu devirip kırmış. Bal çok keskin ve güzel kokuyormuş. Kokuyu alan sinekler, bal kavanozuna üşüşmüşler hemen. Balı yemeye başlamışlar. Yedikçe yemişler, yedikçe yemişler, balın tek damlasını bırakmamışlar. Ama ayakları yapıştığı için uçup gidememişler. “Ne…

  • Sihirli Limon

    Sihirli Limon Masalı Köyün birinde üç arkadaş yaşarmış. Birinin adı Okan, birinin adı Ali, ötekinin Kemal’miş. Bu üç kafadar birlikte ata biner, ırmakta yüzer, birlikte oynamayı çok severlermiş. Yedikleri içtikleri ayrı gider, zamanın nasıl geçtiğini bilemezlermiş. Neleri var, neleri yok bölüşür, bir gizleri olsa paylaşırlarmış. Günler çabucak gelip geçmiş, vakti zamanı erişmiş, üç arkadaşın üçü…

  • Eşek ve Keçi

    Eşek ve Keçi Masalı Günlerden bir gün, bir çiftçinin ahırında bir eşek ile bir keçi yaşarmış. Keçi eşeği çok kıskanırmış. Bir gün keçi; ‒ Eşeği benden daha çok seviyorlar, benden daha iyi besliyorlar diyormuş ve eşeğe oyun oynamak için bir kurnazlık düşünmüş; Keçi; ‒ Eşek kardeş, senin bu haline çok üzülüyorum demiş. Eşek hayret etmiş….

  • Minik Fareler

    Minik Fareler Masalı Bir zamanlar şirin bir evde minik fareler mutlu mesut yaşarlarmış. Bu farelerin başına bela olan “Karabela” adında bir kedi varmış. Karabela, minik fareleri adeta canından bezdirmiş. Minik farelerin dolaşmasına, yemek bulmamasına müsaade etmiyormuş. Minik fareler neredeyse açlıktan tahtaları kemirmeye başlayacaklarmış. Minik fareler bu duruma bir çözüm bulma, bu durumdan kurtulmak için ne…

  • Gümüş Gözlü Dev

    Gümüş Gözlü Dev Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Develer tellal iken, pireler Berber iken, Ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, uçsuz bucaksız Kafdağı’nda Gümüş Gözlü bir dev yaşarmış. Gümüş Gözlü Dev, diğer devler gibi hain ve acımasız değilmiş. Aksine altın gibi bir kalbi varmış. Herkese iyilik düşünür, herkesin yardımına koşarmış. Ülke hükümdarı olan Sarı…

  • İki Güvercin

    İki Güvercin Hikayesi Günlerden bir gün, uzak bir ülkede iki güvercin yaşarlardı. Bunlardan birinin adı; Gezgin, diğerinin de Oynak idi. Ormanın en güvenli ve en görkemli yerine yuva yapmışlardı. Ne var ki, bir gün Gezgin yuvasından uzaklaşmak istedi. Bu isteğini çok sevdiği arkadaşı Oynak’a söyledi. – Sevgili Oynak, uzun zamandır bu bölgedeyiz, daha ne kadar…