Keloğlan ile Padişah

keloğlan masalları

Keloğlan ile Padişah Masalı

Keloğlan keleş oğlan, sevmesi beleş oğlan. Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş, çok söylemesi günahmış. Uzak ülkelerin birinde Keloğlan ile fakir bir annesi varmış. Keloğlan ve anası eski bir evde otururlarmış. Bir gün anası gelerek Keloğlan`a demiş ki:

– Keloğlan al şu babadan kalan altınları bozdur da bir usta getir ki şu evi başımıza yıkılmadan yeniden yaptıralım.

Keloğlan altınları almış, yolda giderken bir topluluğun kedinin birisini dövdüklerine şahit olmuş. Hemen ortaya atılarak:

-Alın şu altını da onu dövmeyi bırakın, demiş.

Altını vererek kediyi kurtarır, kediyle beraber yoluna devam eder. Bir süre gittikten sonra bir de bakar ki bu seferde yine üç-beş kişi bir köpeği sopalıyor. Yine hemen müdahale ederek:

-Durun ne yapıyorsunuz, alın şu altını da o hayvanı dövmeyi bırakın, der.

Böylece köpeği de kurtarır ve yanında hem köpek, hemde kedi olduğu halde yoluna devam eder. Tam şehre yaklaştığı sırada yine bir kalabalıkla karşılaşır. Bu seferde oduncular bir meşe kesmiş ve içinden çıkan büyük yılanı öldürmeye çalışıyorlarmış. Yine Keloğlan dayanamaz ve:

-Şu bir altını alında o yılanı serbest bırakın, der.

Bu . şekilde yılanı da kurtarır.

Yılan Keloğlana:

-Hey ademoğlu ben yılanlar padişahının oğluyum. Babamla kızıştık ve buraya saklandım. Lakin yerimi buldular, . gel beraber tekrar babama gidelim, der. Keloğlan ve yılan birlikte padişah yılanın huzuruna çıkarlar. Şehzade yılan olanları babasına anlatınca padişah yılan buna sevinir ve Keloğlanı mükafatlandırmaya karar . verir. Keloğlana seslenerek:

-Dile benden ne dilersen, ademoğlu, der. Tam bu sırada padişahın oğlu şehzade yılan Keloğlan`a fısıldayıp, dilinin altındaki mührü istemesini söyler. Keloğlan da:

-Mührünüzü istiyorum, deyince Padişah yılan:

-Benim en kıymetli hazinemi istiyorsun ama oğlumu kurtardığın için yine de vereceğim, der. Sonrada bu mühüre ne emrederse onun yerine geleceğini söyler ve mühürü Keloğlan`a verir. Keloğlan mührü, kediyi ve köpeği alıp evine gelir. Oğlunun boş geldiğini gören anası Keloğlanı epey azarlar. Ertesi gün Keloğlan anasına:

-Ana bana git padişahın küçük kızını iste, der. Anası olmaz oğlum, koskoca padişah kızını sana verir mi? dediyse de Keloğlan`ın . ısrarı üzerine çaresiz gider padişahtan küçük kızını Keloğlan`a ister. Padişah da:

-Benim sarayımın karşısına aynı güzellikte bir saray yaptırırsanız kızımı veririm, der. Anası gelip olanları Keloğlan`a anlatır. Keloğlan gülerek:

-Ne üzülüyorsun ana, beş dakikalık iş, der. Hemen mühürden bir saray yapmasını ister ve koskocaman bir saray ortaya çıkar. . Ertesi sabah padişah uyandığında sarayı görünce şaşırır ve çaresiz olarak kızını Keloğlan`a verir.

Keloğlan yeni sarayında mührü en güzel köşeye koyar. Bir gün Keloğlan evde yokken, bu mührün varlığından haberdar olan birisi boncukçu kılığında gelir ve Keloğlan`ın karısına inci, boncuk satmak ister. Hiç parası olmadığını söyleyen geline, evde bulunan ne varsa getir, alırım deyince gelin de gider mührü getirir ve satıcıya verir. Uyanık adam mührü aldığı gibi gölün karşı tarafına geçer ve Keloğlan`ın sarayı olduğu yerde yığılı kalır. Padişah da kızını Keloğlan`dan alır. Akşam kedi ve köpekle eve gelen Keloğlan olanları duyduğundan üzüntüden renkten renge girer. Bu sırada kedi ortaya atılarak:

-Mührü ben bulurum, ama gölü geçemem, der.

Köpek de:

-Ben gölü yüzerek geçebilirim, sen de sırtıma oturursun, sen de geçmiş olursun, der. Kedi köpeğin sırtına biner ve karşıya geçerler. Adamın evinin önüne varınca, köpek kapıda beklemiş, kedi bir fare yakalayıp kuyruğuna acı biber sürmüş. Daha sonra içeri girmiş ve mührü çalan adam uyurken farenin kuyruğunu adamın burnuna sokmuş. Böylece adam hapşırmış ve dilinin altındaki mühür dışarı fırlamış. Kedi hemen mührü kapmış ve köpeğe binmiş. Tam gölün ortasına geldiklerinde kedi mührü ağzından düşürür ve onu bir balık yutar. Bu sefer de iş köpeğe düşer. Keloğlan ve köpek balık pazarına gitmişler. Köpek tek tek balıkları koklayarak mührün hangi balığın karnında olduğunu Keloğlan`a göstermiş. Keloğlan da hemen o balığı satın almış ve beraber eve gelmişler.

Keloğlan tekrar sarayına ve karısına kavuşmuş ve yeniden kırk gün kırk gece süren bir düğünle evlenmiş. Kedi, köpek, Keloğlan, karısı ve anası . hep beraber mutluluk içinde yaşamışlar.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Kurt ile Köpek

    Kurt ile Köpek Masalı Kurtla köpeğin masalı.. Bir köpek ormanda gezerken kurtla karşılaşmış. Hasta ve çok zayıflamış olan kurt, ayakta zor durabiliyormuş. Köpek kurdun bu haline çok üzülmüş. “Ne kadar kötü görünüyorsun böyle kurt kardeş?” demiş. “Herkes bizi düşman bilse de, biz uzaktan akrabayız. Doğrusu sana yardım etmek isterim.” “Hiç sorma.” demiş kurt. “Ağır bir…

  • Tilki ile Teke

    Tilki ile Teke Masalı Sıcak bir yaz gününde susayan bir tilki kuyunun yanına gelmiş, kuyunun etrafında dönerken ayağı kaymış, kuyuya düşmüş. Zavallı tilki ne yapmışsa kuyudan çıkmayı başaramamış. Sürüden ayrılan bir teke su içmek için kuyuya gelmiş, bir bakmış, kuyunun içinde bir tilki. Teke: “Tilki kardeş kuyuda ne yapıyorsun? Bu su içiliyor mu?” diye sormuş….

  • Nasreddin Hoca ve Eşeği

    Nasreddin Hoca ve Eşeği Masalı Günlerden bir gün, Nasreddin hocanın bir eşeği varmış, zamanla bu eşeği ihtiyarlamış, hanımıyla istişare etmişler ve sonucunda da karar vermişler; “Sabah erkenden hayvan pazarına götürelim eşeği, satalım, üstüne de biraz para koyup daha genç ve güçlü bir eşek alalım.” demişler. Sabahın ilk ışıklarında, eşeği önlerine katıp yola çıkmışlar. Köy, hayvan…

  • Prens ile Prenses

    Prens ile Prenses Masalı Bir zamanlar, iki farklı krallıkta yaşayan bir prens ve bir prenses varmış. Prens, Kuzey Dağları’nın ardındaki güçlü ve soylu bir hanedanlığın varisiymiş. Prenses ise Güney Ovaları’nın zarif ve barışçıl krallığında, güzelliği ve iyiliğiyle tanınan bir prensesmiş. Ancak bu iki krallık, asırlardır süren bir düşmanlık yüzünden birbirine tamamen kapalıymış. Bu iki genç,…

  • Okçu ile Aslan

    Av ve avcının karşılaştığı durumlara alışık olsak da avcı ile yine bir başka avcının karşılaştığı durumlar da olabiliyor. Okçu ile Aslan Masalı bunun en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Zamanın birinde, okçuluğu ile ünlü bir avcı, avlanmak için ormana gitmiş. Avcıyı gören tüm hayvanlar ondan korkarak kaçışmışlar. Okçu, insanlar arasında nasıl namlı bir avcıysa, aslan da…

  • Çiftçi ile Kartal

    Çiftçi ile Kartal Masalı Av sezonunun açılmasıyla avcılar ava çıkmışlar. İlk iş olarak ormanda bir tuzak kurmuşlar. Kartalın biri de avcıların kurduğu bu tuzağa yakalanmış. Ne yapmış ne etmişse tuzaktan bir türlü çıkamamış. Oradan bir çiftçi geçiyormuş, kartalın o güzelliğine, gözlerinin o bakışına dayanamamış, kurtarıp azat etmiş. Kartal da bilmiş kendine edilen iyiliği. Çiftçi gidip…