Bülbül ile Bahçıvan Hikayesi

bülbül ile bahçıvan

Bülbül ile Bahçıvan Hikayesi

Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar bahçesine çok düşkün bir bahçıvan varmış. Bahçıvanın, bahçesinde en çok sevdiği köşe ise güllerin olduğu bölümmüş. Bahçıvan, güllerine bakmaya doyamazmış.

Bir sabah bahçıvan, güllerinin günlük bakımını yaparken bir bülbül görmüş. Bülbül bahçıvanın en sevdiği kırmızı gülün dalına konmuş, türlü nağmelerle şarkı söylüyor, bir yandan da kırmızı bir gülün goncasını gagasıyla didikliyormuş.

Bunu göre bahçıvan çok kızmış. “Güllerimden uzak durmayı öğretirim ben sana!” diyerek bülbüle bir tuzak hazırlamış. Çok geçmeden bülbül tuzağa yakalanmış. Bahçıvan bülbülü kaptığı gibi kafese kapatmış. Kafese kapatılan bülbül, derdinden neredeyse ölecekmiş.

Sonunda dile gelmiş:

“Ey bahçıvan! Benden ne istedin?” demiş. ” Özgürlüğümü neden elimden aldın? Sen nasıl bahçende mutlu olabiliyorsan, ben de özgürce uçarken mutlu olabilirim ancak. Gel beni özgür bırak!” diye yalvarmış.

Bahçıvan ise ” Demek kabahatinin farkında bile değilsin. Sen benim kırmızı gülümü didikledin!” diyerek bülbülü azarlamış.

Bülbül “Özür dilerim, gerçekten de kusurumun farkında değilim. Sen, farkında olmadan işlediğim bir kusur içi beni böyle ağır bir biçimde cezalandırıyorsun. peki benim gibi uçmaktan başka mutluluğu olmayan bi kuşu acımadan kafese kapatmanın cezası ne olmalı?” diyerek kendini savunmuş.

Bu sözleri düşünen bahçıvan, verdiği cezanın çok ağır olduğunu anlamış ve bülbülü serbest bırakmış. Bülbül de o günden sonra güllere karşı daha nazik davranmış.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Değirmenci ve Eşeği

    Değirmencinin Eşeği Hikayesi Bir zamanlar, fakir bir değirmenci vardı. Bu değirmenciye ait zayıf, bitkin bir eşek de onunla birlikte yaşardı. Eşeğin sırtı yorgunluk izleriyle doluydu ve doğru dürüst yiyecek bulamadığından çok güçsüzdü. Açlık ve yoksulluk içinde yaşamakta zorluk çekiyordu. Bir gün, padişahın atlarının bakıcısı olan eski bir dostu, değirmenciye rastladı. Eşeğin durumunu görünce üzüldü ve…

  • Pisboğaz Tilki ile Leylek

    Pisboğaz Tilki ile Yardımsever Leylek Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ormanın birinde yaşayan uyanık mı uyanık bir tilki varmış. Lakin bu tilkinin en kötü huyu pisboğaz olmasıymış ne bulsa yer gözü hiç doymazmış. Bir gün yerde gördüğü ne olduğunu bilmediği bir kemik parçasını yiyeyim derken kemik boğazına takılmasın mı?…

  • Masal Okulu

    Masal Okulu Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zamanlarda, uzak ülkelerin birinde güzel bir Çocuk Adası varmış. Bu adada yemyeşil ağaçlar, çeşit çeşit hayvanlar ve tabii birbirinden akıllı çocuklar varmış. Günlerden bir gün Düşüngeliş demiş ki, -Arkadaşlar biz her işi kendi kendimize yapıyoruz ama bu böyle olmaz. Kimi erken kalkıyor kimi geç, kimi çok çalışıyor…

  • Ağlayan Elma ile Gülen Elma

    Ağlayan Elma ile Gülen Elma Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir padişah ile üç oğlu, ülkelerinde mutlu mesut yaşarlarmış. Küçük oğlan bir gün köşkünde otururken, sokaktaki çeşmeden su almak için bir kocakarının geldiğini görmüş. Oğlan ninenin testisine küçük bir taş atmış ve testiyi kırmış. Nine bir şey söylemeden evine…

  • Keloğlan ve Kokulu Çiçek

    Keloğlan ve Kokulu Çiçek Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken kuzular berber iken, bir dağın başında, bir ormanın yanı başında Keloğlan’ın yaşadığı köy varmış. Keloğlan’ın bir tek anacığı, anacığının da bir tek Keloğlan’ı varmış. Dünyada başka kimseleri olmadığı için hep birbirlerine destek olurlar, kuru ekmek yeseler kimselere…

  • Kurt ve Yedi Küçük Oğlak

    Kurt ve Yedi Küçük Oğlak Masalı Güzel mi güzel, sıcacık bir yuvada anne keçi ve yedi minik oğlak yavrusu mutlu mesut yaşarmış. Anne, yavrularını çok sever, onların üzerine titrermiş. Yemek bulsa önce onlara getirir, onları yanına alır öyle uyurmuş. Anne keçi, oğlaklarını o kadar çok severmiş ki bir anı bile onları düşünmeden geçmezmiş. Ne var…