Altın Saçlı Kız

altın saçlı kız masalı
Altın Saçlı Kız Masalı

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde padişahların yaşadığı çok eski zamanlarda, güzel bir bahçenin ortasındaki beyaz evde saçları altın sarısı renginde güzeller, güzeli Başak adında bir genç kız annesi ile birlikte yaşıyormuş. Babaannesinden kalma kemik tarak ile her sabah sarı saçlarını bıkmadan, usanmadan saatlerce tararmış.
Tarağın dişleri arasında kalan ve dökülen saçlarını tek, tek toplar bir mendilin içine koyar ve saklarmış. Beyaz evlerinin olduğu bahçedeki çiçekler mis gibi kokar, herkes onlara hayranlıkla bakarmış. Genç kızın annesi çiçeklerle hergün ilgilenir, onları sular ve onlara sevgisini gösteren sözler söylermiş. Çiçeklerle uğraşmak o kadarda kolay değilmiş. İlgi göstermez onlara bakılmazsa hemen boyunlarını büker, küserlermiş. Genç kızın annesi hergün karanlık çöktüğünde çiçeklerin içersinden seçtiği bir çiçeğin üzerine genç kızın sarı saçlarından bir tel koyar ertesi sabahta o çiçek onlara bir altın verirmiş. Bu anne ve kızın arasında bir sırmış. Kimseye muhtaç olmadan yaşayıp gidiyorlarmış.

Günlerden birgün, köşede duran kadının biri genç kızın annesini çiçekten altın alırken görmüş. Hayretler içersinde kalarak:

-” Gördüklerim doğrumu acaba” diyerek hemen plan yapmaya başlamış. Üzerine eski, yırtık ve kirli bir elbise giyerek Başak ve annesinin yaşadığı eve gelmiş. Kapıyı çalmış genç kızın annesi kapıyı açtığında:

-” Çok zor durumdayım, birkaç gün sizde kalabilirmiyim” demiş ve yere yığılmış. Kadının bu halini gören Başak ve annesi haline çok acıyıp kadını eve alıp yatağa yatırmışlar. Merakla beklemeye başlamışlar. Kadın gözlerini açtığında bir bardak su istemiş. Başak suyu getirmiş içtikten sonra:

-” Karnım çok aç ” demiş. Genç kız ve annesi hemen kadına çorba yapıp bir güzel karnını doyurmuşlar. Kadın karnı doyduktan sonra ellerini açıp dualar etmiş onlara. Başak ve annesi kadının ettiği dualara o kadar sevinmişler ki ona artık burada kalabilmesi için ısrar etmeye başlamışlar. Kadın onların bu isteği karşısında:

-” Olur kalırım” demiş. Başak ve annesi kadının kötü niyetinden habersizmişler. Artık birlikte yaşamaya başlamışlar. Aradan günler geçmiş kötü niyetli kadın planını uygulamaya başlayıp artık hergün Başağın saçlarını tarıyor kimseye göstermeden de dökülen saçlarından bir kısmını saklıyormuş. Gece çiçeklerin üzerine kimseden habersiz aldığı saç tellerini koyup sabah olduğunda gidip altınları alıyormuş. Bu böyle devam etmiş, artık kadın bu durumdan sıkılmaya, ona zor gelmeye başlamış. Bir gece Başak uyurken kötü niyetli kadın makası eline almış ve bütün saçlarını kesivermiş. İşte o an kestiği bütün saçlar birer yılan olup kadının üzerine atlamış. Başak uyanıp “durun” demese yılanlar oracıkta kadını öldüreceklermiş. Kadın korkudan konuşamıyor, deli gibi ordan oraya koşuşturup duruyormuş. Günler geçmiş, birgün köyü niyetli kadın sokakta perişan bir halde otururken karşısına yaşlı bir adam gelmiş. Kadının gözlerinin içine bakarak:

-” Bir zamanlar buralarda bir nalbant yaşardı. Herkes ona hürmet eder, çok severdi. Nalbant bir sabah çiçeğin altın verdiğini gördü. Gözünün önünden çil, çil altınlar gitmiyordu. Uyku uyuyamaz, çalışamaz oldu. O günden sonra baktı eline, diline, kulağına hakim olamayacak herşeyini bırakıp oralardan çekip gitti. Bir dahada kimse ondan haber alamadı. Ben sana söyleyeyim nalbant’ a ne olduğunu artık Padişah’ ın sağ kolu vezir oldu. Eğer senin gibi kendini tutmasaydı şimdi nalbantta senin gibi perişan bir halde olacaktı” dedi ve oradan uzaklaştı. Yaşlı adam gittikten sonra kadın deli gibi bağırıp saçını, başını yolmaya, oradan oraya koşmaya başladı. Açgözlü olmanın, yalan söylemenin, kötü düşüncelere sahip olmanın cezasını çekiyordu.

Başak’ın saçları kısa sürede tekrar uzadı, güzel çiçeklerin olduğu beyaz evlerinde annesi ile birlikte uzun yıllar mutlu olarak yaşadılar.

Onlar ermiş muratlarına, biz çıkalım tahtına, güller döşeyelim onların yollarına.. gökten üç elma düştü; biri masalı yazanın, biri bu masalı okuyanın, biri de tüm dinleyenlerin başına..

Similar Posts

  • Kurt ile Kuzu

    Kurt ile Kuzu Masalı Kurt su içmek için dereye inmiş. Tam suyunu içececekken, başını çevirmiş bir kuzu görmüş. Körpecik kuzu, gencecik, tüyü yeni bitmişlerden. O da kurdu görmüş, bacakları tir tir titremeye başlamış. Kurt kaşlarını dik dik çatmış, tepeden tırnağa süzmüş minik kuzucuğu: “Bana baksana sen,” demiş. “Ne yapıyorsun orada, söyle bakayım?” “Hiç,” demiş kuzucuk,…

  • Akıllı Çoban

    Akıllı Çoban Masalı Bir varmış bir yokmuş. Eski çağlarda Şahmerdan isimli bir hükümdar yaşarmış. Hükümdar, bir gün bütün halkı toplamış ve onlara şöyle bir vazife vermiş: -Şu soruların cevabını en kısa zamanda bulun: Doğu ile batının arası kaç günlük yol? Allah, şu anda ne yapıyor? Bu iki sorunun cevabını üç gün içinde bulamazsanız hepinizin boynunu…

  • Bülbül ile Hükümdar

    Bülbül ile Hükümdar Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Vaktin birinde , dünyanın en güzel ülkesine sahip bir hükümdar varmış. Fakat, sahip olduğu güzelliğin farkına varmayan talihsiz biriymiş bu hükümdar. Harika bir sarayı, aynı güzellikte de bir de bahçesi varmış ki, ucu bucağı görünmezmiş. En güzel çiçekler orada yetişirmiş. Halkın arasında konuşulanlara bakılırsa bahçeden daha güzel…

  • Atmaca ile Güvercinler

    Atmaca ile Güvercinler Masalı Bir zamanlar bir çiftlikte yaşayan güvercinleri sürekli rahatsız eden bir atmaca kuşu varmış. Zavallı güvercinler her gün atmaca korkusuyla yaşamak zorunda kalıyorlarmış. Atmaca, ne zaman güvercinlere saldırı yapsa hemen yuvalarına kaçıp saklanıyorlarmış. Atmaca, bakmış güvercinler hep tetikte olduğu için yakalayamayacak, bir plan düşünmüş. Güvercinlerin yuvasına gelip, “Güvercin kardeşler neden benden kaçıyorsunuz?…

  • Serçe ile Dört Yavrusu

    Serçe ile Dört Yavrusu Masalı Bir varmış, bir yokmuş; bir anne serçe ve onun dört tane birbirinden şirin yavrusu varmış. Serçe, sıcak yaz aylarında yuvasında yavrularını büyütüyormuş. Gündüzleri yavruları için yem topluyor, gün boyu birkaç kez yuvaya dönüp küçükleri besliyormuş. Her geçen gün yavrularının büyüdüğünü, güçlendiğini görüyor ve seviniyormuş. Sonbahara doğru yavrular artık iyice büyümüş,…

  • Karga ile Kartal

    Karga ile Kartal Masalı Günlerden bir gün, bir karga ağacın tepesine yuva yapmıştı, her gün komşusu kartalın hareketlerini büyük bir merakla izliyordu. Bir gün kartal güçlü kanatlarıyla havada uçarken, dağın tepesinde otlayan bir kuzu gördü. Güçlü kanatlarıyla süzüldü ve pençelerini attığı gibi kuzuyu kaptı, yemek için yuvasına götürdü. Bunu gören karga, kartalın başarısına hayran kaldı….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir