Zürafa ile Aydede Dansı

zürafa masalı

Zürafa ve Ay Işığı Dansı masalı, çocuklara özgüven, farklılıkları kabul etme ve kendi ritmini bulma mesajı veren ilham verici bir hikâyedir.

Zürafa ve Ay Dede Dansı Masalı

Bir zamanlar, her köşesinden ayrı bir sesin yükseldiği yemyeşil bir ormanda uzun boylu bir zürafa yaşarmış. Adı Zuzu’ymuş. Zuzu’nun bacakları incecikmiş, dizleri biraz eğriymiş; boynu ise öylesine uzunmuş ki başı en yüksek dalları aşıp neredeyse bulutlara değermiş. Ormandaki hayvanlar onun heybetli görünüşüne hayran kalırmış ama Zuzu’nun kalbinde kimsenin bilmediği küçük bir hüzün varmış.

Bu ormandaki tüm hayvanlar dans etmeye bayılırmış. Aslanlar güçlü adımlarla toprağı titretir, geyikler zarif dönüşlerle süzülür, maymunlar daldan dala sıçrayarak neşeyle ritim tutarmış. Zuzu ise dans etmeye kalktığında işler değişirmiş. Uzun bacakları birbirine dolaşır, dizleri kontrolsüzce savrulur ve sonunda “pat” diye yere kapaklanırmış. Her düşüşünde kahkahalar yükselirmiş. “Zürafalar dans edemez ki!” diyenler olurmuş. Zuzu da her seferinde biraz daha utanırmış.

Her yıl ormanın kalbinde Aydede ile Ay Işığı Dansı düzenlenirmiş. Aydede gökyüzünde kocaman, parlak görüntüsüyle belirince bütün hayvanlar geniş açıklıkta toplanır, sabaha kadar dans edermiş. Zuzu o geceye katılmayı çok istemiş. İçinde bir yerlerde müziğin ritmini hissettiğini düşünürmüş. Cesaretini toplamış, ağır adımlarla kalabalığın ortasına doğru yürümüş. Müzik başlamış, herkes coşkuyla dönmeye başlamış. Zuzu da bir adım atmış… ama yine ayakları birbirine çarpmış. Uzun boynu savrulmuş ve koca gövdesiyle yere yuvarlanmış. Kahkahalar bir kez daha yükselmiş. Zuzu’nun kalbi kırılmış. Başını eğmiş ve sessizce ormanın derinliklerine doğru uzaklaşmış.

Ay ışığının altında tek başına dururken, çimenlerin arasından ince bir ses duyulmuş. Minik bir cırcır böceği Zuzu’ya yaklaşmış. “Üzülme,” demiş. “Herkes aynı şekilde dans etmek zorunda değilmiş. Belki de sen sadece kendi müziğini henüz duymamışsındır.” Zuzu şaşkınlıkla etrafına bakmış. “Kendi müziğim mi?” diye fısıldamış.

Tam o sırada hafif bir rüzgâr esmeye başlamış. Yapraklar hışırdamış, uzun otlar dalgalanmış, ağaç dalları usulca sallanmış. Orman sanki gizli bir şarkı söylüyormuş. Zuzu gözlerini kapamış ve bu sesi dinlemiş. Bu kez başkalarına benzemeye çalışmamış. Sert adımlar atmamış. Boynu yavaşça salınmış, uzun bacakları toprağa yumuşakça basmış. Rüzgârın ritmiyle dönmüş, aydede zarifçe Zuzu’ya doğru süzülmüş. Zuzu’nun her hareketi doğal, her adımı kendine özgüymüş.

Bir süre sonra diğer hayvanlar uzaktan Zuzu’yu fark etmiş. Az önce yere düşen o sakar zürafa gitmiş; yerine Aydede’nin ışığında büyüleyici bir zarafetle dans eden bir zürafa gelmiş sanki. Kimse gülmemiş bu kez. Herkes hayranlıkla izlemiş. Çünkü Zuzu artık başkaları gibi değil, kendi gibi dans ediyormuş.

O geceden sonra ormanda kimse “Zürafalar dans edemez” dememiş. Çünkü Zuzu anlamış ki dans etmek, başkalarının adımlarını taklit etmek değilmiş. Asıl önemli olan, kalbinin ritmini bulmakmış. Ve derler ki ay gökyüzünde parladıkça Zuzu, kendi müziğiyle özgürce dans edermiş.

Masaldan çıkarılacak ders: Her insanın yeteneği ve tarzı farklıymış. Başkalarına benzemeye çalışmak yerine kendi doğamızı keşfetmek gerekirmiş.

Benzer Masallar

  • Mor Kanatlı Kelebek

    Mor Kanatlı Kelebek Hikayesi, merak duygusunun kontrol edilmediğinde ne gibi tehlikeler doğurabileceğini anlatan öğretici bir çocuk masalıdır. Ormanda yaşayan küçük bir kelebeğin annesinin uyarılarını dinlemeyip bilinmeyen bir çiçeğe güvenmesiyle başlayan hikâye, güven, dikkat ve ebeveyn sözünü dinlemenin önemini vurgular. Heyecanlı olay örgüsüyle çocuklara hem doğa sevgisini hem de yabancılara karşı temkinli olmayı öğretir. Uyku öncesi…

  • Aydede ile Defne’nin Sihirli Yolculuğu

    Aydede ile Defne’nin Sihirli Yolculuğu Masalı Defne, bir gece Aydede’nin ışığıyla gökyüzüne uzanan sihirli bir yolculuğa çıkar. Hayal, dostluk ve umut dolu bu masalı şimdi oku! Gökyüzünün en yüksek yerinde, bulutların da uçakların da ulaşamadığı, sessiz ve ışıl ışıl bir âlemde Aydede yaşarmış. O kadar yaşlıymış ki, kaç geceyi uyandırıp kaç sabahı uğurladığını artık sayamaz…

  • Uyumak İstemeyen Ayla ile Büyükanne

    Uyumak İstemeyen Ayla ile Büyükanne Bir akşam, güneş dağların arkasında batmış, gökyüzü yıldızlarla dolmuştu. Ayla yatağına gitmek istememişti. Anne babasının yanında oturup onlarla vakit geçirmek, onların yaptığı her şeyi yapmak istemişti. Ama annesi her zaman aynı şeyi söylermiş: “Çocuklar erken yatmalı, çünkü büyümek ve sağlıklı kalmaları için çocukların uykuya ihtiyaçları var.” Ayla bu sözlere çok…

  • Aydede ile Minik Tavşan

    Meraklı minik tavşanın tehlikeli bir uçurumda mahsur kalmasını ve iyi kalpli Aydede’nin ona yardım edişini anlatan sıcacık bir uyku masalıdır. Cesaret, dikkatli olma ve aile sevgisi temalarını işleyen bu eğitici çocuk masalı; yumuşak anlatımı ve huzur veren atmosferiyle çocukların hayal dünyasını zenginleştirir. Aydede ile Minik Tavşan Masalı Bir varmış bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur…

  • Şirin Tavşan Polly ve Arkadaşları

    Şirin Tavşan Polly ve Arkadaşları Masalı Şirin bir ormanın içinde, Polly adında minik bir tavşan yaşarmış. Polly, oyun oynamayı, hoplayıp zıplamayı ve ormandaki gizli yolları keşfetmeyi çok severmiş. Ancak bazen Polly, fazla heyecanlandığı için arkadaşlarının duygularını unutup onları istemeden üzermiş. Bir sabah, güneş pırıl pırıl parladığında Polly, diğer hayvanların oyun oynadığı açıklığa koşmuş. O sırada…

  • Elif ve Yıldızların Sihri

    Elif ve Yıldızların Sihri Masalı Bir zamanlar, yemyeşil tepeler ve koca çınar ağaçlarıyla çevrili küçük bir köyde Elif adında nazik bir kız yaşardı. Elif, sevgi dolu kalbi ve insanlara umut veren gülümsemesiyle tanınırdı. Büyükannesiyle birlikte küçük bir evde yaşıyor ve ondan paylaşmanın ve iyiliğin değerini öğreniyordu. Bir akşam, Elif pencere kenarında otururken gökyüzünde kayan bir…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir