Fil ile Kaplumbağa

fil ile kaplumbağa masalı

Fil ile Kaplumbağa Masalı

Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanda kocaman bir fil ve küçük bir kaplumbağa yaşarmış. Fil, boyu ve gücü nedeniyle kendisini ormandaki en bilgili ve güçlü hayvan olarak görür, diğer hayvanların fikirlerine pek önem vermezmiş. Kaplumbağa ise bilge ve sabırlı bir hayvanmış; her zaman dinler, öğrenir ve gerektiğinde doğruyu söylemekten çekinmezmiş.

Bir gün, fil ormanda dolaşırken bir tepenin yamacında gördüğü devasa bir meyve ağacına göz dikmiş. Ağacın dalları lezzetli meyvelerle doluymuş, ama dallar çok yüksekte olduğu için fil meyvelere ulaşamıyormuş. Yine de inatçı fil:
“Ben bu ağaca tırmanırım!” diye düşünmüş.

Reklam

Kaplumbağa o sırada filin yanına gelmiş ve ona bakarak gülümsemiş:
“Dostum fil, bu ağaca tırmanmak çok zor. Belki bir plan yapabiliriz?” demiş.

Fil burnunu havaya dikmiş ve kaplumbağaya küçümseyerek bakmış:
“Sen minicik bir kaplumbağasın, benim kadar güçlü değilsin. Ağaca tırmanmayı nereden bileceksin? Benim gücüm her şeye yeter!”

Kaplumbağa, filin inadıyla daha fazla tartışmak istememiş. Sadece, “Tamam o zaman, dene bakalım,” demiş ve kenara çekilmiş.

Fil, ağaca tırmanmaya başlamış. Gövdesini ağaca yaslamış, hortumuyla dallara uzanmış ama hiçbir şekilde yükseğe ulaşamamış. Daha da hırslanmış ve ağaca yaslanarak zorlamış. Ama ağacı zorlarken toprağı kaydırmış ve birdenbire kendini ağacın dibindeki çamurlu su birikintisinde buluvermiş!

Kaplumbağa, çamura düşen file doğru yavaşça yaklaşmış ve sakin bir sesle:
“Gördüğün gibi, her işi tek başına güçle yapamazsın. Belki bir bilene danışsaydın, bu hale düşmezdin,” demiş.

Fil, utançla kaplumbağaya bakmış ve:
“Özür dilerim, seni dinlemediğim için pişman oldum. Ama nasıl bir plan yapardın? Hâlâ o meyveleri istiyorum,” demiş.

Kaplumbağa gülümseyerek bir plan anlatmış:
“Bak, eğer bu ağacı sarsarsan meyveler yere düşer. Ama bunu yapmak için gücünle değil, hortumunla dalı kavrayarak yapmalısın. Ben de aşağıda meyveleri toplamana yardım ederim.”

Fil, kaplumbağanın önerisini dinlemiş ve onun dediği gibi yapmış. Hortumuyla bir dalı yakalayıp yavaşça sallamış. Gerçekten de dallardan lezzetli meyveler birer birer yere düşmüş. Kaplumbağa ile fil birlikte meyveleri toplamış ve afiyetle yemişler.

O günden sonra fil, kaplumbağaya ve diğer hayvanlara daha çok danışmaya başlamış. Ne zaman bir sorunla karşılaşsa, gücünün yanında aklı da kullanmayı öğrenmiş.

Masaldaki Öğüt:
Bin bilsen de bir bilene danış. Güçlü olsan da akıllı birinin fikrine her zaman ihtiyaç duyabilirsin. Birlikte hareket etmek işleri hem kolaylaştırır hem de daha keyifli hale getirir.

Reklam

Benzer Gönderiler

  • Kral ve Yoksul Şekerci

    Kral ve Yoksul Şekerci Masalı Şehrin kenar mahallerinden birinde, kendi halinde yoksul bir şekerci yaşarmış. Her gün evinin mutfağında akide şekeri yapar, kentin sokaklarında onu satarmış. Yaşamlarını böyle sürdürürlermiş. Ama şekercinin karısı öyle güzelmiş ki, değil o kentte o ülkede bile ondan güzel kadın olmadığı söylenirmiş. Yoksul şekerci ve güzel karısı fakir, ama huzurlu bir…

  • Maymunla Tilki

    Maymunla Tilki Masalı Bir zamanlar ormanların birinde yaşayan bir maymun varmış. Ağaçların dallarından bir diğerine atlamayı, sarmaşıklara sarılıp yükseklere tırmanmayı çok severmiş. Kıpır kıpır hiç yerinde duramazmış. Bir gün uzun kabarık tüylü tilki ile karşılaşmış. Tilki onun gibi ağaçlarda yaşamayı bilmiyormuş ama maymuna nazaran çok güzel tüyleri varmış. Hele kuyruğu o kadar hoşmuş ki maymun…

  • Fil ve Karıncalar

    Fil ve Karıncalar Masalı Bir zamanlar yemyeşil bir ormanda karıncalar gölün kenarında yuva yapmıştı. Kocaman bir fil, eğlence olsun diye gelip karıncalara karşı zorbalık yapardı, karıncaların yuvasına gider ve karıncaların yuvasına hortumuyla su püskürtürdü. Karıncalar bu durumdan çok rahatsız oluyordu çünkü her gün yuvaları su doluyor, o suyu dışarı atmak için çok çaba harcıyorlardı. Fil…

  • Avcı ile Keklik

    Avcı ile Keklik Masalı Günlerden bir gün, avcının birinin misafirleri gelmiş. Ne ikram edeyim diye düşünürken, Çağırtkan kekliği keseyim demiş. Elinde bıçakla çağırtkanın yanı gelmiş. Çağırtkan, avcının niyetini anlamış; “Vefa bunu mu gerektirir?” demiş. “Yıllarca sana hizmet ettim. Boğazım patlayıncaya kadar senin için ötüp ötüp tüm keklikleri etrafıma topladım, onları yakalamana yardım etmedim mi? Bu…

  • Alakarga ile Kartal

    Alakarga ile Kartal Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, ben ninemin beşiğini sallar iken, masal masal içinde deyip bu masalı ninelerimiz anlatmış. Günlerden bir gün, hiçbir şeyden haberi olmayan bir çoban kuzularını otlatıyormuş. Karşı dağdan bir kartal havalanmış, sürüye doğru süzülerek güçlü pençeleriyle bir kuzuyu tuttuğu gibi…

  • Şaka Yapmayı Seven Fil

    Şaka Yapmayı Seven Fil Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde ormanların birinde bir fil yaşarmış. Bu fil şaka yapmayı pek çok severmiş. Hortumuna çektiği suyu en olmadık zamanlarda arkadaşlarının üstüne püskürtür, hepsiyle alay edermiş. Arkadaşları ona kızarmış. O ise bu duruma aldırış etmeyip kahkahalarla gülermiş. Bu durumdan bıkan orman sakinleri…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir