Dört Arkadaş

masal oku


Dört Arkadaş Masalı

Bir zamanlar, uzaklarda kocaman ağaçları, upuzun nehirleri olan büyük bir ormanda, bir karga, bir fare ve bir kaplumbağa dost olmuşlar. Bu üç kafadar birlikte gezip, vakitlerinin çoğunu beraber geçirirlermiş.

Günlerden bir gün, bu üç arkadaş, bir gölün kenarında oturup sohbet ediyorlardı. Bir süre sonra yanlarına bir uzun boynuzları olan bir geyik geldi. Ormanda geyiği ilk kez gören kaplumbağa,

Reklam

“Sen buraya yeni gelmiş gibi görünüyorsun. Seni daha önce hiç görmedik.” dedi.

“Evet,” diye yanıtladı geyik. “Yakınlardaki sarp kayalıklarda yaşıyordum ama hiç arkadaşım yoktu, bu yüzden arkadaş aramak için bu ormana geldim. Beni de arkadaş olarak aranıza alır mısınız?” dedi.

Üç arkadaş birbirine baktı, “Tabii ki de! Sen de bize katılabilirsin.” dediler.

Kısa süre içinde dördü de çok iyi arkadaş oldular.

Birkaç gün sonra bir avcının ormana doğru geldiğini gördüler.

“Aman Allah’ım!” dedi karga. “Şimdi ne yapacağız? Avcı bize doğru geliyor.”

Avcının onlara doğru yaklaştığını gören hayvanlar hemen kaçtılar. Karga yükseklere uçtu ve yakındaki ağacın en yüksek dalına oturdu. Geyik çok hızlı koştu ve çalıların arasına saklandı. Fare ise yakınlardaki küçük bir deliğe sızdı.

Fakat zavallı kaplumbağa hiçbir yere kaçamadı. Çünkü oldukça yavaş koşuyordu ve avcı onu gördüğü gibi yakalayıp çuvalına koydu. Avcı, daha büyük bir hayvan yakalayamadığı için hayal kırıklığına uğramıştı ama en azından bir kaplumbağa yakalayabildiği için mutluydu.

Avcı kaplumbağayla birlikte oradan ayrılır ayrılmaz, üç arkadaş saklandıkları yerden geri döndüler ve bir araya geldiler.

“Avcı, kaplumbağa arkadaşımızı yakaladı!” dedi karga. “Onu kurtarmak için bir şeyler yapmalıyız” diye ekledi.

Geyik birkaç dakika düşündükten sonra çığlık attı, “Bir planım var!”

Planını arkadaşlarıyla paylaştı ve onlar da hemen uygulamayı kabul ettiler.

Karga hızla avcıyı bulmak için uçtu ve geyik de onu takip etti. Bir süre sonra, karga avcıyı elinde çuvalla gördü.

Karga geyiğe işaret verdi ve geyik farklı bir yoldan avcının önüne geçti. Yolun biraz ilerisinde ölü taklidi yaparak yere yattı.

Avcı karşısında bir geyiğin yattığını görünce, geyiği yakalamak için elindeki çuvalı yere bırakarak geyiğe doğru koştu.

Bu sırada fare, çuvalın yanına geldi ve keskin dişleriyle çuvalı hızla yırtarak kaplumbağayı kurtardı. Fare ve kaplumbağa oradan hızla uzaklaştıktan sonra, karga hızla geyiğe kalkması için işaret verdi.

Geyik işareti alır almaz aniden kalktı ve ormanın derinliklerine doğru hızla kaçtı. Avcı, ne olduğunu anlayamadan şaşkınlıkla kalakaldı.

Geyiği kaybettiği için çok üzgündü ve ağır adımlarla çuvalını bıraktığı yere geri döndü. Geri döndüğünde çuvalın boş olduğunu ve kaplumbağanın orada olmadığını fark etti.

Ne olduğunu anlayan avcı, ormandan eli boş ayrıldı.

Avcı gittikten sonra, arkadaşlar derin bir nefes aldı ve kaplumbağa, onu kurtardıkları için hepsine teşekkür etti.

Reklam

Benzer Gönderiler

  • At ile Geyik

    At ile Geyik Masalı Bir zamanlar, yemyeşil bir vadide özgürce yaşayan güçlü ve güzel bir at varmış. Orman hayvanları arasında özgürlüğü ve bağımsızlığıyla tanınırmış. Yaşadığı çayır ona aitmiş, kimseyi oraya yaklaştırmaz, “Burası benim bölgem, kimse burada dolaşamaz!” dermiş. Bir gün, uzak diyarlardan bir geyik gelip onun çayırında otlamaya başlamış. At, bu durumu görünce çok sinirlenmiş…

  • Tilki ile Kirpi

    Tilki ile Kirpi Masalı Günlerden bir gün, tilki avını avlamış, karnı tok, sırtı pek bir vaziyette, ıslık çala çala ormanda yürüyormuş. Yolda bir kirpiye rastlamış. Daha önce kirpi görmeyen tilki, kirpiye merak edip sormuş; – “Sen de kimsin? Bu dikenleri neye taşıyorsun? Kirpi; “Ben kirpiyim. Peki, sen kimsin?” Tilki; “Ben de tilkiyim. Sen ne arıyorsun…

  • Minik Fareler

    Minik Fareler Masalı Bir zamanlar şirin bir evde minik fareler mutlu mesut yaşarlarmış. Bu farelerin başına bela olan “Karabela” adında bir kedi varmış. Karabela, minik fareleri adeta canından bezdirmiş. Minik farelerin dolaşmasına, yemek bulmamasına müsaade etmiyormuş. Minik fareler neredeyse açlıktan tahtaları kemirmeye başlayacaklarmış. Minik fareler bu duruma bir çözüm bulma, bu durumdan kurtulmak için ne…

  • Keloğlan ile Gülyüz Sultan

    Keloğlan ile Gülyüz Sultan Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bir masal ülkesinde Gülyüz derler, gül yüzlü, güler yüzlü bir kız varmış. Gülyüz, bir padişah kızıymış. Bir gün gergefini kurmuş, nakış üstüne nakış istiyormuş has bahçede. Derken, görülmemiş güzellikte, gerdanı kınalı, gözleri zümrüt, gagası mercan bir kuş gelmiş, gergefin üstüne konmuş. Gözlerini kızın gözlerine dikmiş, başlamış…

  • Çoban ile Komşusu

    Çoban ile Komşusu Masalı Bir zamanlar, küçük ve sevimli bir kasabada yaşayan bir çoban ve ailesi mutlu mesut yaşarlarmış. Çoban, ailesinin ve hayvanlarının su ihtiyacını karşılayabilmek için komşusundan bir su deposu satın almış. Çoban, yıllar sonra bir su deposu sahibi olduğu için çok sevinmiş ve ertesi gün sabah uyandığı gibi hayvanlarına su vermek için, hayvanlarını…

  • Tüccar Olan Çoban

    Tüccar Olan Çoban Masalı Deniz kıyısına yakın meralarda sürüsünü otlatan bir çoban, bir gün bir kayanın üzerine oturup kendisini rüzgarın serinliğine bıraktı. Güzel bir yaz günüydü, okyanus sessiz sakin çarşaf gibi uzanıyordu. Böylece oturmuş, denizdeki yelkenlileri seyrederken;” Eğer benimde bir yelkenlim olsaydı, uzaklardaki yabancı ülkelere giderdim ve mesut olurdum” diye düşündü. Bu arzusu o kadar…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir