Çocuk Hakları Nelerdir?

çocuk hakları
ÇOCUK HAKLARI

Sevgili çocuklar, haklarımızı biliyor muyuz? Her bireyin, her canlının olduğu gibi çocukların da bu evren üzerinde bir takım hakları vardır. Lütfen dikkatlice bu yazıyı okuyup haklarımızı öğrenelim.. Çocuklar hukukun öncelikli ve en temel konusudur. Çocukların özel olarak korunması hukuksal alanda bir anayasal emirdir. Çünkü çocuklar bedensel, zihinsel yönden en güçsüz, en bağımlı kimselerdir.

Dünya üzerinde birçok çocuk ya savaş ortasında ya da açlık sınırında yaşamını sürdürmektedir. Bu koşulları ortadan kaldırmak ve onlara daha iyi bir yaşam sağlamak amacıyla hazırlanan Çocuk Hakları Sözleşmesi, 191 ülke tarafından kabul edilmiştir.

Türkiye’nin de 1990 yılında imzaladığı bu sözleşme toplam 54 maddeden oluşmaktadır.

Taraf ülkeler bu sözleşmeyi hazırlarken çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu olarak gelişebilmesi için mutluluk, sevgi ve anlayış havasının içindeki bir aile ortamında yetişmesinin gerekliliğini kabul etmişlerdir. Ayrıca çocuğun toplumda bireysel bir yaşantı sürdürebilmesi için her yönüyle hazırlanmasının ve özellikle barış, değerbilirlik, hoşgörü, özgürlük, eşitlik ve dayanışma ruhuyla yetiştirilmesinin gerekliliğini savunmuşlardır.

Çocuk Hakları Neden Önemlidir?

Öncelikle çocuk bir insandır ve insan olarak o da sevgiye ve küçük olduğu için daha fazla şefkate ihtiyacı vardır. Çocuk toplumun bir parçası ve gelecekteki toplumun güvencesidir. Bu bakımdan çocuk haklarının özgürlük içinde ve dengeli bir şekilde korunması hem çocuğun hem de toplumun yararınadır. Toplumlar çağdaşlaşmak istiyorlarsa çocukların gelişimine önem vermek zorundadırlar.

Kişi nasıl bir çocukluk geçirirse ileride de öyle bir birey olur. Ancak, özgürlük içinde yetişen çocuk, ileride bunu yeni kuşaklara yayar. Çocuk haklarını kökleştirmek bir toplumun geleceği için yapılan en önemli yatırımdır.

“Eğer bir toplumda çocuklar ihmal ediliyorsa o toplum geri kalmış bir kültürdür. Ancak çocukların gelişimine önem veriliyorsa o toplumun kültürü gelişmiş bir kültürdür.”

John Dewey

Çocuk Hakları ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşme

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, tarihte en geniş kabul gören insan hakları belgesidir. 20 Kasım 1989 tarihinde onaylanan bu sözleşme sayesinde artık çocukların hakları yasalarca da tanınıyor. 20 Kasım günü tüm dünyada Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. Türkiye, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi 1990 yılında imzalamıştır.

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, nerede doğduklarına, kim olduklarına; cinsiyetlerine, dinlerine ya da sosyal kökenlerine bakılmaksızın bütün çocukların haklarını tanımlamaktadır.

Sözleşme bunları kapsamaktadır: yaşama hakkı; eksiksiz biçimde gelişme hakkı; zararlı etkilerden, istismar ve sömürüden korunma hakkı; aile, kültür ve sosyal yaşama eksiksiz katılma haklarıdır.

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, medeni, siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlardaki insan haklarını en geniş biçimde tanımlamaktadır. Bu sözleşmeye yön veren temel değerler şunlardır: ayrım gözetmeme; çocuğun yararının gözetilmesi; yaşama ve gelişme; katılımdır.

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, on sekiz yaşın altında olanları çocuk olarak tanımlayarak başlamaktadır. Sözleşmede ele alınan başlıca konular şunlardır:

Çocuk Haklarından Bazıları;

Ana–babanın rolü ve sorumluluğu; bunun ihmal edildiği durumlarda ise devletin rolü ve sorumluluğu;
Bir isme ve vatandaşlığa sahip olma ve bunu koruma hakkı;
Yaşama ve gelişme hakkı;
Sağlık hizmetlerine erişim hakkı;
Eğitime erişim hakkı;
İnsana yakışır bir yaşam standardına erişim hakkı;
Eğlence, dinlenme ve kültürel etkinlikler için zamana sahip olma hakkı;
İstismar ve ihmalden korunma hakkı;
Uyuşturucu bağımlılığından korunma hakkı;
Ekonomik sömürüden korunma hakkı;
İfade özgürlüğü hakkı;
Düşünce özgürlüğü hakkı;
Dernek kurma özgürlükleri hakkı;
Çocukların kendileriyle ilgili konularda görüşlerini dile getirme hakkı;
Özel gereksinimleri olan çocukların hakları:
Özürlü çocukların hakları.

Haklarımızı bilelim, onları koruyalım çocuklar. Sevgiyle kalın.

Benzer Masallar

  • 23 Nisan Şiirleri

    23 Nisan Şiirleri 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ilgili şiirleri sizlerle paylaşacağız. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, Büyük Millet Meclisinin açılışı ile beraber Türk çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta neşeyle kutlanıyor. 23 NİSAN MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi’nin…

  • İhtiyar Değirmenci

    İhtiyar Değirmenci Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Uzak, çok uzak bir şehirde çok fakir bir köy varmış. Bu köyün adı da fakir köymüş. Fakir köyün toprağı çorak, havası kurakmış. Bitki yetişmez, hayvan barınmazmış. Hal böyle olunca köydeki herkes bir dilim ekmeğe muhtaçmış. Bu köyde fakir ve ihtiyar bir değirmenci varmış. Toprakta buğday yetişmiyormuş ki, insanlar…

  • Yaşlı Kaplumbağa Dede

    Yaşlı Kaplumbağa Dede Masalı Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir orman varmış. Bu ormanın halkı o kadar mutlularmış ki bu mutluluklarının gün gelip de bitmesinden korkuyorlarmış. Ormanda bir gün çok şiddetli bir rüzgâr fırtınası çıkmış. Orman halkı çok ürkmüş. Bu rüzgâr fırtınası iki tam gün sürmüş. En sonunda bu şiddetli rüzgâr fırtınası durmuş. Orman…

  • Salyangoz ve Evi

    Salyangoz ve Evi Masalı Sevgili çocuklar, sizlere minik salyangozun masalını anlatacağım. Salyangozları bilir misiniz? Onlar da tıpkı kaplumbağalar gibi evlerini sırtlarında taşır. Bir zamanlar evini sırtında taşımaktan hoşlanmayan sevimli bir salyangoz yaşarmış. Üstelik evinin rengini de hiç beğenmezmiş. Bizim sümüklü böcek kelebek ve uğur böceğini çok severmiş. Arada bir onlarla dertleşir evini şikayet edermiş. “Ah…

  • Kar Tanesi

    Kar Tanesi Masalı Çok soğuk bir kış günüymüş. Kar taneleri, süzüle süzüle yeryüzüne iniyorlarmış. Küçük kar tanesi buluttan ayrılırken, bulut ona seslenmiş: Güle güle git, dostum. Yeryüzüne benden selam götür. Ama çok güzel bir yere düş olur mu? – Tamam, demiş kar tanesi. Çok güzel bir yere düşeceğim. Sonra kar tanesi kendisini rüzgarın kollarına bırakmış….

  • Ayşecik ile Yasemin Sultan

    Ayşecik ile Yasemin Sultan Masalı Ayşecik’ in babası sarayın sütçüsüydü. Saray yakınlarındaki bir kasabada küçük bir çiftliği vardı. Her sabah saraya taze süt götürürdü. Çiftliklerinden saray rahatça görülüyordu. İki yıldır Ayşecik arada sırada, “ Baba ben de seninle geleyim. Sarayın nasıl bir yer olduğunu çok merak ediyorum “ der dururdu. Fakat babası Ayşecik’ in kaybolacağından…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir