Zıp Zıp Tavşanlar

tavşan masalı

Zıp Zıp Tavşanlar, dostluğu, yardımlaşmayı ve birlikte problem çözmeyi anlatan, çocuklara her fikrin değerli olduğunu öğreten eğitici bir dostluk ve yardımlaşma masalıdır.

Zıp Zıp Tavşanlar Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, yemyeşil bir ormanın ortasındaki küçük bir tepede dört sevimli tavşan yaşarmış. Bu tavşanların adları Zıpzıp, Tosun, Pamuk ve Minik’miş.

Reklam

Zıpzıp çok hızlı koşarmış. Tosun iri yarı ve güçlüymüş. Pamuk sabırlı ve neşeliymiş. Minik ise dördünün en küçüğüymüş. Biraz utangaç olsa da aklı sürekli yeni fikirlerle doluymuş.

Bir gece ormanda şiddetli bir fırtına çıkmış. Gök gürlemiş, şimşekler çakmış, sağanak yağmur sabaha kadar dinmemiş. Rüzgâr ağaçların dallarını savurmuş, bazı dalları kırıp yere düşürmüş.

Sabah olunca tavşanlar yuvalarından çıkmış. Bir de ne görsünler! Kocaman bir meşe dalı kırılmış ve kış için biriktirdikleri havuçların bulunduğu ambarın kapısına devrilmiş. Dal kapıyı tamamen kapattığı için havuçlarına ulaşamıyorlarmış.

— Ben hallederim! demiş Zıpzıp.

Hemen koşup koca dalı bütün gücüyle itmiş. Bir o yana, bir bu yana yüklenmiş ama dal yerinden bile kıpırdamamış.

— Bir de ben deneyeyim, demiş Tosun.

Güçlü omuzlarını dala dayayıp var gücüyle itmiş. Yüzü kızarmış, ayakları toprağa gömülmüş ama dal yine de yerinden oynamamış.

Pamuk arkadaşlarına bakıp gülümsemiş.

— Üzülmeyin, mutlaka bir çözüm buluruz. Biraz düşünelim, demiş.

Dört tavşan sırayla yeniden denemiş. Kimi itmiş, kimi çekmeye çalışmış ama hiçbirinin çabası işe yaramamış. Sonunda yorgun düşüp yere oturmuşlar.

— Bu dalı kaldıramazsak havuçlarımıza nasıl ulaşacağız? diye üzülmüş Zıpzıp.

O sırada Minik, çekine çekine bir adım öne çıkmış.

— Şey… Aklıma bir fikir geldi ama işe yarar mı, bilmiyorum, demiş.

— Söyle Minik, demiş Pamuk. Seni dinliyoruz.

Minik, yerde duran uzun ve sağlam bir dalı göstermiş.

— Şu dalı kullanabiliriz! Bir ucunu koca dalın altına yerleştirirsek diğer ucunu aşağı bastırarak onu kaldırabiliriz. Hani tahterevallide olduğu gibi!

Tosun şaşkınlıkla gözlerini açmış.

— Ne kadar akıllıca bir fikir! Bunu neden daha önce düşünemedik?

Hemen işe koyulmuşlar. Tosun, uzun dalın bir ucunu koca meşe dalının altına dikkatlice yerleştirmiş. Zıpzıp ve Pamuk da diğer ucuna geçmiş. Minik, arkadaşlarına nasıl hareket edeceklerini anlatmış.

— Hazır mıyız? Hep birlikte aşağı bastıralım! demiş.

Dört tavşan birden uzun dalın ucuna yüklenmiş. Önce hiçbir şey olmamış. Pamuk, arkadaşlarını cesaretlendirmiş.

— Pes etmeyelim! Biraz daha gayret edelim, demiş.

Tavşanlar yeniden bütün güçleriyle bastırmış. Uzun dal bir kaldıraç gibi hareket etmiş ve koca meşe dalının ucu yavaşça havaya kalkmış. Tosun kaldıraçtan ayrılıp meşe dalını yana doğru itmiş. Diğer tavşanlar uzun dalı aşağıda tutmaya devam etmiş. Meşe dalı yuvarlanıp ambarın kapısından uzaklaşmış.

Ambarın kapısı açılmış! İçerideki havuçlar sapasağlam duruyormuş.

Tavşanlar sevinçle zıplamaya başlamış.

— Başardık! Başardık! diye bağırmış Zıpzıp.

Tosun, Minik’i sırtına alıp sevinçle zıplamış. Pamuk da mutluluktan patilerini çırpmış.

— Bu işi hep birlikte başardık, demiş Zıpzıp. Tek başımıza denedik ama olmadı. Birlikte çalışınca başardık.

— Üstelik Minik’in fikri olmasaydı hâlâ burada uğraşıyor olabilirdik, demiş Pamuk.

Minik utancından kulaklarına kadar kızarmış. Ama bu kez kendini çok mutlu hissediyormuş. Çünkü küçük olmasının, güzel fikirler üretmesine engel olmadığını anlamış. Arkadaşlarının da onun düşüncelerine değer vermesi, kendine olan güvenini artırmış.

O günden sonra Zıp Zıp Tavşanlar, karşılarına çıkan sorunları birlikte çözmeye başlamışlar. Zıpzıp’ın hızı, Tosun’un gücü, Pamuk’un sabrı ve Minik’in aklı her zaman işlerine yaramış. Kış geldiğinde ambarları havuçlarla doluymuş. Birbirlerinin farklı özelliklerine değer vererek dostluk içinde mutlu bir yaşam sürmüşler.

Gökten üç elma düşmüş: Biri bu masalı anlatana, biri dinleyene, biri de bir dostuna yardım edene.

Masalın dersi: Birlikte çalışmak, tek başımıza başaramadığımız işleri kolaylaştırır. Herkesin farklı yetenekleri ve değerli fikirleri vardır. Bazen en küçük görünen kişinin fikri bile büyük bir sorunun çözülmesini sağlayabilir.

Reklam

Benzer Gönderiler

  • Ördek Okulu

    ÖRDEK OKULU MASALI Yeşil başlı erkek ördek, kanatlarını çırparak gölün kenarına doğru koşmuş. Göldeki balıkçıllara, flamingolara sevinçle seslenmiş: “Baba oldum! Baba!”. Perdeli ayaklarıyla, kıyı boyunca badi badi koşuştururken sevinçle bağırıp, baba olduğunu herkese duyurmuş. Suda ince uzun ayaklarını ve uzun gagalarını kullanarak avlanmakta olan balıkçıllar ve flamingolar, gagalarını şakırdatarak ördeği kutlamışlar. Sonra hiç bir şey…

  • Açgözlü Köpek

    Açgözlü Köpek Masalı Masal masal maniki Yolda saydım on iki On ikinin yarısı Kedi Köpek kavgası. Masal masal martladı İki fare atladı Kediler kanatlandı Tos vurdu bardağa Çocuk çıktı çardağa. Masal masal maniki Kuyruğu var on iki Kuyruğunda beni var Kulağında çanı var. Masal masal matatar Dil okur, damak tadar. Nehir kenarında yürüyen bir köpek…

  • Akıllı Kurbağalar

    Akıllı Kurbağalar Masalı Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanın içindeki bir gölde iki kurbağa yaşarmış. Bu iki kurbağa çok iyi arkadaşmış ve her gün birlikte neşeyle zıplar, suyun keyfini çıkarırlarmış. Yaz mevsimi geldiğinde hava iyice ısınmış ve göl yavaş yavaş kurumaya başlamış. Göl tamamen kuruyunca, iki kurbağa kendilerine yeni bir yuva aramaya karar vermişler. Günlerce yürümüşler,…

  • Asla Yalan Söylemeyen Çocuk

    Asla Yalan Söylemeyen Çocuk Masalı Çok çok eski zamanlarda, insanlar ilim öğrenmek için çok çalışırlar, her türlü güçlüklere katlanırlardı. Küçük yaşlarında köylerinden, ailelerinden ilim öğrenmek için ayrılırlar, yıllarca onlardan uzaklarda zor şartlar altında yaşarlardı. Seyyid Abdülkadir’in de küçük yaşta içine öğrenme arzusu doğmuş, bunun çarelerini aramaya başlamıştı. Sonunda dayanamadı, annesine gelerek; -Anneciğim, ilim öğrenmek için…

  • Güllü Köy

    Güllü Köy Masalı Bir varmış, bir yokmuş… Böyle başlar bütün masallar, Biz de böyle başlayalım. Kimi zaman övgüler dizerek iyi kalplilere, Kimi zaman da kötüleri acımasızca taşlayalım. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Nice bülbüller öter, kırmızı güller içinde. Ben diyeyim eski zamanlarda, Siz deyin yeni zamanlarda. Gülleriyle ünlü güzel mi güzel bir köy varmış….

  • Kurnaz Çakal ve Aslan

    Kocabaş, Aslan ve Kurnaz Çakal masalı, çocuklar için dostluk, dürüstlük ve hırsın sonuçlarını anlatan eğlenceli ve öğretici bir orman hikayesidir. Masalda Kocabaş sağ kalır, Aslan ise dostsuz kaldığı için pişman olur. Kocabaş, Aslan ve Kurnaz Çakal Masalı Ormanın derinliklerinde, pençesi sert, yüreği pek bir Aslan hüküm sürerdi. Ormandaki her canlı onun kükremesiyle titrerdi. Ancak bir…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir