Dört Mevsim

dört mevsim masalı

Dört Mevsim Masalı

Bir zamanlar Toprak Ana, evinde yalnız yaşıyormuş. Yalnız yaşamak zormuş, bu yüzden canı çok sıkılıyormuş. Bir gün kalkmış, gök kralına misafirliğe gitmiş. Sarayın kapısına varınca, gürültüler, patırtılar duymuş. Kapıdaki nöbetçiye, “bunların ne olduğunu” sormuş. Nöbetçi:

– Ne olacak, demiş. Mevsim kardeşlerin gürültüsü. İkisi kız, ikisi oğlan dört yaramaz çocuk var. Kavga edip duruyorlar. Toprak Ana :

– Onları bana gönderin, demiş. Ben yalnızım, biraz da benimle otursunlar. Nöbetçi Toprak Ananın isteğini krala söylemiş. Kral da “Peki” demiş. Toprak Ana bunun üzerine evine dönmüş, mevsim kardeşleri beklemeye başlamış. Önce en küçük kardeş gelmiş. Pembe, beyaz saçlı, güzel bir çocukmuş. Toprak Anaya :

– Benim adım İlkbahar, demiş. Size ufak bir armağan getirdim. İlkbahar, çantasını açmış, çantasından tomurcuklanmış dallar, renk renk çiçek demetleri, cıvıl cıvıl ötüşen kuşlar çıkarmış. Çok geçmeden ikinci kardeş gelmiş. Tombul, kırmızı yanaklı bir kızmış. Adı da Yaz’mış. Kardeşine :

– Haydi çekil bakalım, bak, ben geldim, demiş. Sonra o da çantasından çilek, kiraz, şeftali, erik gibi meyveler çıkarmış, bunları Toprak Anaya sunmuş. Derken üçüncü kardeş gelmiş. Sarı sapsarı bir çocukmuş. Toprak Ana’ya :

– Ben sonbaharım demiş. Yalnızlığı, sessizliği çok severim, demiş. Sonra da kuşları kovmuş, her yeri sarıya boyamış. Ortalığa bir sessizlik çökmüş. Tam bu sırada dördüncü kardeş gelmiş. Çiçekleri, meyveleri dağıtmış, cebinden beyaz bir su çıkarmış, bu suyla her yeri beyaza boyamış. Bir yandan da :

– Benim adım kış, benim adım kış diye bağırıyormuş. Dört kardeş de Toprak Ananın evinden gitmek istememiş. Kavgaya tutuşmuşlar. Ortalık alt üst olmuş. Toprak Ana kızmış :

– Beni dinleyin, demiş. Ya sırayla gelin, evimde üçer ay misafir kalın, ya da çekilip gidin. Hepinizi birlikte istemiyorum. – Bunun üzerine mevsim kardeşler düşünmüşler. Aralarında anlaşıp Toprak Anaya, “peki” demişler. İşte o günden beri sırayla geliyor, Toprak Anada üçer ay misafir kalıyorlar

Benzer Masallar

  • Alakarga ile Kartal

    Alakarga ile Kartal Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, ben ninemin beşiğini sallar iken, masal masal içinde deyip bu masalı ninelerimiz anlatmış. Günlerden bir gün, hiçbir şeyden haberi olmayan bir çoban kuzularını otlatıyormuş. Karşı dağdan bir kartal havalanmış, sürüye doğru süzülerek güçlü pençeleriyle bir kuzuyu tuttuğu gibi…

  • Kurbağa ve Balıklar

    Kurbağa ve Balıklar Masalı Bir zamanlar bir kurbağa ile iki balık arkadaş olmuşlar. Ormanın derinliklerindeki masmavi bir gölde birlikte yüzer, güler, eğlenirlermiş. Günlerden bir gün kurbağa güneşlenmek için gölden çıkmış. Kurbağa çimenlerde güneşlenirken, iki çocuğun konuşmasına kulak misafiri olmuş. Çocuklar, bu gölde çok güzel balıkların olduğundan bahsediyorlar, balıkları tutmak için plan yapıyorlarmış. Kurbağa, hemen göle…

  • Kısa Nasrettin Hoca Fıkraları

    Nasrettin Hoca’dan çocuklar için kısa kısa fıkralar. Birbirinden komik fıkraları okurken hem eğlenme, hem düşünme amaçlanmıştır. Nasrettin Hoca Eşeğe Neden Ters Binmiş Bir gün Hoca, eşeğine binerek , arkasına takılan bir kısım insanlarla birlikte, camiden eve dönerken birdenbire durur, hayvandan iner ve yüzü insanlara dönük olarak eşeğe ters biner, yani semere ters oturur. Bunu görenler…

  • Sinekler ile Bal Kavanozu

    Sinekler ile Bal Kavanozu Masalı Yaşlı kadın akşam eve gelecek olan torununa yemek hazırlıyormuş. O sırada masanın üstünde duran bir bal kavanozunu devirip kırmış. Bal çok keskin ve güzel kokuyormuş. Kokuyu alan sinekler, bal kavanozuna üşüşmüşler hemen. Balı yemeye başlamışlar. Yedikçe yemişler, yedikçe yemişler, balın tek damlasını bırakmamışlar. Ama ayakları yapıştığı için uçup gidememişler. “Ne…

  • Kurt ile Eşek

    Bir gün eşeğin biri dereye su içmeye gitmiş. Derenin berrak suyundan kana kana içerken, aniden gelen bir sesle irkilmiş, tehlikeyi fark etmiş. Çünkü aç bir kurt ona doğru geliyormuş. Kısa mesafede kurdun elinden kaçamayacağını anlayan eşek, acıyla bağırıp topallamaya başlamış. Kurt yanına gelmiş; -“Hayırdır? Daha seni ısırmadım bile, neden böyle acıyla bağırıyorsun?” Eşek; -“Sormayın efendim,…

  • Ördek Okulu

    ÖRDEK OKULU MASALI Yeşil başlı erkek ördek, kanatlarını çırparak gölün kenarına doğru koşmuş. Göldeki balıkçıllara, flamingolara sevinçle seslenmiş: “Baba oldum! Baba!”. Perdeli ayaklarıyla, kıyı boyunca badi badi koşuştururken sevinçle bağırıp, baba olduğunu herkese duyurmuş. Suda ince uzun ayaklarını ve uzun gagalarını kullanarak avlanmakta olan balıkçıllar ve flamingolar, gagalarını şakırdatarak ördeği kutlamışlar. Sonra hiç bir şey…

Bir yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir